PİRHA – Köylerden kentlere göçle birlikte ocak sistemi ve pir-talip ilişkisinin ciddi ölçüde zayıfladığına dikkat çeken Dewreş Gevr Ocağı Piri Zeynel Yıldırım, asimilasyona karşı Alevi Yol ve erkânının genç kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı. Yıldırım, “Eskiden Pir’ler her yıl mutlaka taliplere giderdi şimdi ise Pirler talipler gelsin de bir cem yapalım diye bekliyor. Yani o zincir neredeyse kopma noktasına geldi” dedi.
Köylerden kentlere göçün ardından geleneksel ocak sistemi ile pir-talip ilişkisinin giderek zayıflaması, Alevi toplumunda önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Menemen Şubesi’nde erkân yürüten Dewreş Gevr Ocağı Piri Zeynel Yıldırım, ocak sisteminin geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümü ve asimilasyonun etkilerini PİRHA’ya değerlendirdi.
Ocak sistemindeki çözülmenin yalnızca pirleri ya da talipleri değil, bütün Alevi toplumunu yakından ilgilendirdiğini belirten Yıldırım, Anadolu’da ocak kurumunun geçmişte çok daha güçlü bir şekilde yaşatıldığını, ancak köylerden kentlere göçle birlikte bu yapının önemli ölçüde kesintiye uğradığını söyledi.
KENTLEŞMEYLE BİRLİKTE OCAK BAĞI ZAYIFLADI
Yıldırım, bugün birçok kişinin ocak isimlerini yalnızca cem erkânlarında duyduğunu belirterek, gündelik yaşamda bu ilişkinin giderek görünmez hale geldiğini ifade etti.
Eskiden insanların birbirlerine “Sen nerelisin? Kimsin? Hangi ocaktansın? Nereden geldin? Nereye gidiyorsun?” gibi sorular yönelttiğini hatırlatan Yıldırım, Anadolu’da kimin pir, kimin talip ya da rayber olduğunun bilindiğini, kentleşmeyle birlikte ise bu iletişim ağının büyük ölçüde zayıfladığını dile getirdi.
Köylerde pirlerin her sonbaharda taliplerini ziyaret ederek hem sorunlarını dinlediğini hem de yol erkânı üzerine sohbet ettiklerini anlatan Yıldırım, şehir yaşamında bu geleneğin sürdürülemediğini söyledi.
Kentlerde pir ile talipleri buluşturan cemevlerinin önemli bir işlev üstlendiğini belirten Yıldırım, buna rağmen cem erkânlarına katılımın her geçen gün azaldığını ifade etti.
Yıldırım, Görgü Cemi, Abdal Musa Cemi ve diğer cemlerde artık pirlerin taliplerini beklemek zorunda kaldığını belirterek şöyle konuştu:
“Eskiden Pir’ler her yıl mutlaka taliplere giderdi şimdi ise Pirler talipler gelsin de bir cem yapalım diye bekliyor. Yani o zincir neredeyse kopma noktasına geldi.”
Taliplere de çağrıda bulunan Yıldırım, pir-talip ilişkisinin yalnızca cem yürütmekten ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Pirlerin talipleriyle cem erkanında hasbihal olması onlara dertlerini, sıkıntılarını sorması razılık, rızalık anlamında bir araya gelmek. Ama maalesef bu çok zor oluyor gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.”
“ALEVİ FELSEFESİ VE RİTÜELLER GENÇ KUŞAKLARA AKTARILMALI”
Asimilasyon sürecinin Alevi inancı üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirten Yıldırım, özellikle gençlerin Yol erkânıyla buluşturulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Alevi felsefesinin, 12 hizmetin, zakirlik geleneğinin ve diğer ritüellerin genç nesillere aktarılması konusunda başta pirler olmak üzere tüm ocakzadelerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım, gençlerin cemevlerine yönlendirilmesinin hayati olduğunu dile getirdi.
Yıldırım konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bu bildiklerimizi, yaptıklarımızı, yürüttüğümüz cemlerimizi ve zakirlik geleneğini gençlerimize anlatmamız gerekiyor. Bu anlamda bütün ocak dedelere görev düşüyor. Ben prim, ben rehberim, ben mürşidim diyen her ocakzadenin ve her canımızın bu konuda elini taşın altına koyması gerekir. Yoksa 10 sene 20 sene sonra ocaklardan bile artık bahsedilemez duruma geleceğiz. Herkes önce kendi çevresinden ve evinden başlayacak. Önce kendi çocuğu gelecek. İkinci kendi komşularını getirecek. Büyükten küçüğe doğru mutlaka bizim çalışma yürüterek bu canları cemevine getirmemiz gerekiyor.”
“BİZ DEVLETİN ALEVİSİ DEĞİLİZ”
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerine de değinen Yıldırım, kurumun cemevlerini ziyaret ederek ihtiyaç tespitinde bulunmasını “devletin Alevisini yaratma girişimi” olarak değerlendirdi.
Cemevi Başkanlığı’nın uygulamalarına karşı çıkılması gerektiğini ifade eden Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:
“Biz devletin Alevisi değiliz, olmayacağız da. Bizim bir yolumuz, erkanımız var biz bu yolda yürüyeceğiz.”
“YOL EVLATLARI ASİMİLASYONA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİ”
Alevi toplumunun asimilasyona karşı ortak mücadele yürütmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, gerekli adımlar atılmadığı takdirde hem Yol’un hem de Alevilik inancının ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağını söyledi.
Tek tip bir Alevilik anlayışının ortaya çıkmaması için tüm yol evlatlarının sorumluluk alması gerektiğini belirten Yıldırım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu yolu bugüne kadar getirmişlerse bu pirler, mürşidler, rayberler getirmiştir. Yani yüzyıllar önce kimse doğru dürüst okuma, yazma bilmezken, o yol bugüne gelmiş. Bütün taliplerle iletişime geçip onları cemevine getirmeliyiz aksi taktirde büyük bir asimilasyon sürecine uğrarız.”
Semra ACAR / İZMİR
Yoruma kapalı.