PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin simge isimlerinden Emine Ocak, ölümünün birinci yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen etkinlikle anıldı. Etkinlikte Hasan Ocak’ın akıbetini öğrenmek için verdiği adalet mücadelesini anlatan belgesel gösterilirken, Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları Emine Ocak’ın mücadelesini yaşatma kararlılığını vurguladı.
Cumartesi Anneleri’nin öncülerinden, gözaltında kaybedilen oğlu Hasan Ocak’ın akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması için yıllarca adalet mücadelesi veren Emine Ocak, ölümünün birinci yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen anma programıyla anıldı.
Anma etkinliği, Emine Ocak’ın oğlu Hasan Ocak’ın akıbetini öğrenmek için verdiği uzun soluklu adalet mücadelesini konu alan belgesel gösterimiyle başladı. Gösterimin ardından Cumartesi Anneleri/İnsanları ve Emine Ocak’ın mücadele arkadaşları söz alarak onun yaşamı boyunca sürdürdüğü hakikat ve adalet arayışını anlattı.
“BURADA SADECE ANNEMİ ANMIYORUZ, ONUN MÜCADELESİNİ DE SAHİPLENİYORUZ”
Etkinlikte konuşan Emine Ocak’ın kızı Maside Ocak, Galatasaray Meydanı’nda yıllardır sürdürülen oturma eylemlerinin yalnızca bir protesto değil, adalet talebinin ve kayıplara duyulan özlemin sesi olduğunu söyledi.
Galatasaray Meydanı’ndaki annelerin sesinin aslında bir çığlık olduğunu ifade eden Maside Ocak, oturuşlarının ise dinmeyecek bir özlemi ve kararlı bir ısrarı taşıdığını dile getirdi.
Annesinin ölümünün üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Maside Ocak, Emine Ocak’ın yalnızca kendi annesi olmadığını, Galatasaray Meydanı’nı dolduran herkesin annesi haline geldiğini belirtti.
Maside Ocak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün burada sadece annemi anmıyoruz, onun verdiği mücadeleyi de sahipleniyoruz.”
“BU ÜLKEDE HAKSIZLIĞA UĞRAYAN HERKESİN BU AİLELERE BORCU VAR”
Etkinlikte söz alan insan hakları savunucusu Eren Keskin ise Hasan Ocak ailesi ile Karakoç ailesinin Türkiye’de hakikat ve adalet mücadelesinin en önemli simgelerinden olduğunu söyledi.
Hasan Ocak ve Karakoç ailelerinin çok büyük bir mücadele geleneği başlattığını belirten Keskin, bu ülkede haksızlığa uğramış herkesin bu ailelere büyük bir borcu olduğunu ifade etti.
Ocak ve Karakoç ailelerinin verdikleri mücadeleyle hak arayan herkese “haklıyız” duygusunu hissettirdiğini dile getiren Keskin, tüm ailelere büyük saygı duyduğunu belirterek, “Bu ailelerin dünyada var olmasından büyük memnuniyet duyuyorum” dedi.
“ANNEM VE BABAM ADALET MÜCADELESİNİN KÖPRÜSÜNÜ KURDU”
Anma etkinliğinde konuşan Emine Ocak’ın oğlu Hüseyin Ocak ise anne ve babasının en önemli miraslarından birinin, toplumun vicdanını temsil eden kesimlerle kurdukları dayanışma olduğunu söyledi.
Annesi ve babasının, bu ülkenin vicdanı olan sanatçılar, aydınlar, hukukçular ve insan hakları savunucularıyla güçlü bir köprü kurma iradesi gösterdiğini belirten Hüseyin Ocak, bu köprüyü yıllar boyunca kararlılıkla ayakta tuttuklarını ifade etti.
Bu farklı kesimlerin yan yana geldiğinde adalet mücadelesinin ilerleyebildiğini gösterdiklerini söyleyen Ocak, “Bize çok büyük bir yol açtılar. Bizlere düşen görev de açılan bu yolda yürümeye ve mücadeleyi sürdürmeye devam etmektir” dedi.
Anma programı, Emine Ocak’ın hafızalarda bıraktığı adalet mücadelesinin sürdürülmesi çağrılarıyla devam etti. Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları, gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklanana ve failler yargılanana kadar hakikat ve adalet mücadelesini sürdüreceklerini vurguladı.
“SON BİR KİŞİ KALANA KADAR MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Cumartesi Anneleri’nin simge isimlerinden Hanım Tosun da Emine Ocak ile yıllar içinde yalnızca bir mücadele arkadaşlığı değil, aynı zamanda güçlü bir aile bağı kurduklarını söyledi.
Bu mücadele içinde Emine Ocak’la birbirlerini ailelerinden daha yakın gördüklerini belirten Tosun, 1990’lı yıllarda Galatasaray Meydanı’nda verilen adalet mücadelesinin önemine dikkat çekti.
O meydanda verilen mücadelenin yüzlerce insanın daha gözaltında kaybedilmesini engellediğini ifade eden Tosun, Emine Ocak’a seslenerek şunları söyledi:
“Rahat uyu Emine anne. Biz senin çocukların, torunların olarak son bir kişi kalana kadar mücadelenden vazgeçmeyeceğiz. Bize bıraktığın bu mücadeleyi büyüterek seni yaşatmaya devam edeceğiz.”
OĞLUM KAYBEDİLDİ AMA BENİ VAR ETTİ
Gözaltında zorla kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da konuşmasında Emine Ocak’ın mücadelesini saygıyla andı.
“Emine ananın şahsında bizimle aramızda olan ve olmayan herkesi anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum” diyen Yıldız, Cumartesi Anneleri ile tanışmasının da oğlu Murat Yıldız sayesinde olduğunu söyledi.
Konuşmasının duygusal anlarından birinde, etkinlik gününün oğlu Murat Yıldız’ın 51’inci doğum günü olduğunu hatırlatan Yıldız, “Oğlum kaybedildi ama beni var etti. Ben onu hala 19 yaşındaki haliyle hatırlıyor ve arıyorum. Acılı yüreğimle herkesi saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.
EMİNE ANNENİN MÜCADELESİNİ SAHİPLENECEĞİZ
Gözaltında kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe ise oğlunun kaybedilmesinin ardından İnsan Hakları Derneği’nde Emine Ocak ile tanıştığını anlattı.
Ferhat Tepe’nin yalnızca kendi oğlu olmadığını, tüm kayıpların artık kendi evladı gibi olduğunu söyleyen Tepe, gazetecilere yönelik baskıları gördüğünde büyük üzüntü duyduğunu belirtti.
Emine Ocak ile ilk karşılaşmalarını da anlatan Tepe, “İHD’de birbirimize sarıldık, birlikte ağladık. Emine anneyi hiç unutmuyorum. Onun mücadelesini biz Cumartesi Anneleri olarak sahiplenmeye devam edeceğiz” dedi.
BÜYÜK BİR MÜCADELE MİRASI BIRAKTI
DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan da konuşmasında Emine Ocak’ın geride güçlü bir mücadele mirası bıraktığını vurguladı.
“Dağ gibi bir kadındı” diyen Altan, “Bize düşen görev, onun bıraktığı mücadeleyi bir adım bile geriye düşürmeden sürdürmektir. Bu hepimizin boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.
EMİNE OCAK KİMDİR?
Emine Ocak, 1995 yılında gözaltında kaybedilen oğlu Hasan Ocak’ın akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını sağlamak için başlattığı mücadeleyle Türkiye’de gözaltında kaybetmelere karşı verilen adalet arayışının simge isimlerinden biri oldu. Yaklaşık otuz yıl boyunca Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın en ön saflarında yer alan Ocak, hakikat ve adalet talebinden hiçbir zaman vazgeçmedi.
Hasan Ocak, Gazi Mahallesi olaylarının ardından 21 Mart 1995’te gözaltına alındı. Ailesi günlerce tüm resmi kurumlara başvurmasına rağmen kendisinden haber alamadı. Hasan Ocak’ın işkence görmüş bedeni, 58 gün sonra 15 Mayıs 1995’te Beykoz Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu. Bu olayın ardından Ocak ailesi ile Rıdvan Karakoç’un ailesinin öncülüğünde, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebiyle 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’nda ilk oturma eylemi gerçekleştirildi. Bu eylem daha sonra Cumartesi Anneleri/İnsanları hareketine dönüştü.
Emine Ocak, yaşamı boyunca yalnızca oğlu Hasan Ocak için değil, gözaltında kaybedilen tüm insanların akıbetinin ortaya çıkarılması ve cezasızlık politikalarının sona ermesi için mücadele etti. Kalp krizi ve buna bağlı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık bir ay yoğun bakımda tedavi gören Emine Ocak, 22 Temmuz 2025’te, 89 yaşında yaşamını yitirdi. Ardında, Türkiye’nin en uzun soluklu hakikat ve adalet mücadelelerinden birinin simge isimlerinden biri olarak unutulmayacak bir miras bıraktı.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.