Alevi Haber Ajansi

Eğitim Sen Dersim’den okullarda şiddete karşı acil önlem çağrısı-VİDEO

PİRHA- Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından Eğitim Sen Dersim Şubesi, Seyid Rıza Meydanı’nda açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan Şube Başkanı Mehmet Aşkın, okullarda artan şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, MEB’e güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması için somut adımlar atma çağrısında bulundu.

Eğitim Sen Dersim Şubesi, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde öğrencileri hedef alan ve 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin Seyid Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

Açıklamayı Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Mehmet Aşkın okudu.

Aşkın, saldırıda yaralanan öğrencilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, öğrencilerin aileleri, arkadaşları, okulda görev yapan eğitim emekçileri ve olaydan etkilenen tüm eğitim bileşenlerinin yaşadığı kaygı ve sarsıntıyı paylaştıklarını söyledi.

“ŞİDDET OLAYLARI MÜNFERİT VAKALAR OLARAK GÖRÜLEMEZ”

Okullarda giderek artan şiddet olaylarının ve öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırıların münferit vakalar olarak görülemeyeceğini belirten Aşkın, yaşananların basit birer asayiş sorunu olarak geçiştirilemeyeceğini söyledi.

Aşkın, yaşananların eğitim sisteminin içinde bulunduğu yapısal kriz, toplumsal şiddet ortamı ve öğrencilerin can güvenliğini yok sayan ihmaller zincirinin sonucu olduğunu ifade etti.

Çocukların şiddetle kurduğu ilişkinin yalnızca okulda aldıkları eğitimle biçimlenmediğini belirten Aşkın, siyasal tartışmalarda, medyada, sosyal medyada ve gündelik yaşamda kullanılan dilin de çocukların anlaşmazlıklar karşısında benimsedikleri tutumları etkilediğine dikkat çekti.

Hakaretin, tehdidin ve karşısındakini susturmanın sık başvurulan yöntemlere dönüşmesinin şiddetin olağan ve sonuç alıcı bir davranış olarak algılanmasına yol açabileceğini ifade eden Aşkın, kamusal kurumların, siyasetçilerin, medyanın ve yetişkinlerin de şiddetten uzak bir tutum benimsemesi gerektiğini vurguladı.

“GÜVENLİ EĞİTİM ORTAMI OLUŞTURMAK MEB’İN GÖREVİDİR”

Okullarda güvenli bir eğitim ortamı oluşturmanın doğrudan Milli Eğitim Bakanlığının görevi olduğunu belirten Aşkın, Bakanlığın enerjisini “önlük”, öğretmenlerin giyim kuşamı ve eğitimin temel sorunlarını çözmeyen yüzeysel düzenlemelere ayırmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.

Öğrencilerin okulda ve okul çevresinde saldırıların hedefi olduğunu, eğitim emekçilerinin ise şiddet riski altında çalıştığını belirten Aşkın, MEB’in güvenli eğitim ortamları oluşturma sorumluluğunu geri plana ittiğini ifade etti.

Aşkın, güvenli okul ortamı oluşturmanın okulları aşırı güvenlikçi denetim alanlarına dönüştürmek ya da öğrencileri potansiyel suç öznesi olarak görmek anlamına gelmemesi gerektiğini belirterek, kalıcı çözümün önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçtiğini kaydetti.

“REHBERLİK VE SOSYAL HİZMETLER GÜÇLENDİRİLMELİ”

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetleri ile sosyal hizmet çalışmalarının eğitim sürecinin merkezine alınması gerektiğini söyleyen Aşkın, okullarda psikolojik danışmanların, rehber öğretmenlerin ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesinin yalnızca kontenjan hesaplarına göre yapılmaması gerektiğini belirtti.

Her okulun bulunduğu çevrenin sosyoekonomik koşullarının, öğrencilerin ihtiyaçlarının ve karşı karşıya oldukları risklerin dikkate alınmasını isteyen Aşkın, şiddet ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekle yetinilmemesi gerektiğini vurguladı.

Aşkın, öğrenciyi tanıyan, destekleyen ve riskleri önceden belirleyebilen kamusal mekanizmaların kurulması gerektiğini ifade etti.

“KALABALIK SINIF MEVCUTLARI AZALTILMALI”

Eğitim ortamlarının fiziksel ve pedagojik koşullarının da iyileştirilmesi gerektiğini belirten Aşkın, kalabalık sınıf mevcutlarının azaltılmasını ve öğrenciler ile eğitim emekçileri için daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarının oluşturulmasını istedi.

Müfredatın yalnızca sınava dayalı eleme ve yarıştırma anlayışından çıkarılması gerektiğini söyleyen Aşkın, öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri ve çatışmaları şiddete başvurmadan çözebilecekleri güçlü bir pedagojik yapıya ihtiyaç olduğunu belirtti. Aşkın, akran zorbalığıyla mücadelenin yanı sıra kültür, sanat ve spor etkinliklerinin de güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

MEB’E ÇAĞRI: GEREKLİ ADIMLAR DERHAL ATILMALIDIR

MEB’e çağrıda bulunan Aşkın, “Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik ilişkilerin kurulduğu, nitelikli ve demokratik bir okul ortamının oluşturulması için gerekli adımlar derhal atılmalıdır” dedi.

Yeni saldırıların yaşanmaması için sorumluluğu bulunan bütün kamu kurumlarının görevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini belirten Aşkın, çocukların korkmadan okula gidebildiği, velilerin çocuklarını kaygı duymadan okula gönderebildiği ve eğitim emekçilerinin şiddet tehdidi altında çalışmadığı bir eğitim ortamı oluşturmanın kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

PİRHA/DERSİM

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.