PİRHA – ‘Madımak Katliamı’nın Firari Sanıkları Yargılansın!’ talebiyle başlatılan imza kampanyasına dair çağrı yapan PSAKD Bornova Şubesi/Cemevi Başkanı Barış Çelik, herkesi kampanyayı imzalamaya davet ederken, Barış Süreci’nde Alevilerin talebinin yaşanan katliamlarla yüzleşilmesi olduğunu ifade etti.
Alevi kurumları ve sivil toplum kuruluşları tarafından, Sivas Madımak Katliamı davasında zaman aşımı kararının kaldırılması ve firari sanıkların yargılanması için Türkiye genelinde ve uluslararası alanda başlatılan imza kampanyası devam ediyor.
İMZA KAMPANYASINA DESTEK ÇAĞRISI
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Şubesi/Cemevi Başkanı Barış Çelik, ‘Madımak Katliamı’nın Firari Sanıkları Yargılansın!’ talebiyle başlatılan imza kampanyasına dair çağrı yaptı. Sivas Madımak Katliamı’nın Alevilerin kanayan yarası olduğunu belirten Çelik, katliamın 33. yılında aldıkları kararla Türkiye’nin genelinde ’33 Bağlama 33 Sazcı ve 33 Semah’ ile sokaklara çıkarak katliamı kınadıklarını söyledi.
“Sivas katillerinin tekrar serbest bırakılması kabul görmüyor” diyen Çelik, yurt dışında yaşayan katliamın sorumluların yargılanması için Hacıbektaş’ta alınan ‘Madımak Katliamı’nın Firari Sanıkları Yargılansın!’ kararıyla birlikte imza kampanyası başlatıldığını aktardı.
Yurttaşların imza kampanyasına destek vermesini beklediklerini kaydeden Çelik, Madımak utanç müzesi oluncaya kadar mücadelenin devam edeceğine vurgu yaptı.
“TOPLUMSAL BARIŞ SÜRECİNDE ALEVİLERİN YAŞADIĞI KATLİAMLARLA YÜZLEŞİLMELİ”
Sivas, Maraş, Çorum, Dersim katliamlarının unutulmadığının altını çizen Barış Çelik, Alevilerin çok bedel ödediğini, yaşanan Barış Süreci’nde Alevilerin taleplerinin olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Barış Süreci’nde yaşadığımız katliamlarla yüzleşilmesi biz Alevilerin talebidir. Eşit yurttaşlık talebimizdir. Eğitim alanında talebimiz var. Barış Sürecini destekliyoruz. Bizler yetmiş üç millete aynı nazarda bakan Hacı Bektaş’ın felsefesinde yaşayan insanlarız. Bizler nasıl barışa karşı olabiliriz ki? En kötü barış en iyi savaştan daha iyi değil midir ki biz barışın karşısında olalım? Zaten felsefe olarak biz bütün toplumun barış içinde yaşamasını savunuyoruz. Barış yaşamımızda var. Onun için bu barış nasıl gelirse gelsin Kürtlere, Türklere, Ermenilere, Ezidilere, Gürcülere, Boşnaklara Türklere faydası olacaktır.”
“SİYASİ TUTSAKLARIN BIRAKILMASI TOPLUMSAL BARIŞI ŞEKİLLENDİRECEK”
Yaşanan süreçte iktidara karşı bir güvensizliğin olduğunu dile getiren Çelik, “Birçok kişinin beklentisi var. Bu barış yetersiz ve birçok beklentiyi karşılanamıyor. Bizim gördüğümüz ve medyaya yansıdığı kadarıyla çok da güven duyulmuyor. Çünkü atılmayan adımlar var. Türkiye’de belediyler kayyımlarla yönetilmeye devam ediyor. Siyasi tutsaklar hala cezaevlerinde, serbest bırakılmadılar. Selahattin Demirtaş’ın biran önce bırakılmasını istiyoruz. Toplumsal barış süreci bu şekilde şekillenecektir” diye konuşarak, adımların biran önce atılmasını istedi.
“BARIŞ SÜRECİ BALTALANMAK İSTENİYOR”
1553 yıl önce yaşanan olayların tekrar gündeme getirilmesi ve Altan Tan’ın Alevilere yönelik söylemlerinin Barış Süreci’ni baltalamaktan başka bir şey olmadığını savunan Çelik, “Bu süreci istemeyenler vardır, tarih boyunca da olmuştur. Her zaman bir şeyler farklı güçler tarafından bozulmaya çalışıldı. Biz bunları artık alet olmayacağız. Barışın gelmesini bekleyeceğiz. Ve burada en büyük beklentimiz de Türkiye halklarının birbirleriyle kucaklaşmasıdır. Halklar, barışı karşılayacaklardır” diye konuştu.
Semra ACAR/PİRHA
İmza kampanyası için link;
Yoruma kapalı.