PİRHA – Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi yazılı açıklama yaparak, Elazığ–Karakoçan–Peri Vadisi’nde, Koçyiğitler )Xelan) Köyü’ne bağlı Dal Mezrası çevresinde odun/mangal kömürü üretiminin başlamasına tepki gösterdi. Yetkili kurumların bölgeye gelerek gerekli izinlerin alınıp alınmadığını incelemesi için çağrı yaptı.
Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi yazılı açıklama yaparak, Elazığ–Karakoçan–Peri Vadisi’nde, Koçyiğitler (Xelan) Köyü’ne bağlı Dal Mezrası çevresinde Eylül ayında başlayan odun/mangal kömürü üretimine tepki gösterdi.
“AĞAÇLARIN KESİLMESİYLE TOPRAK EROZYONA AÇIK HALE GELİR”
Bu kesimin yeni başladığı vurgulanan açıklamada, şunlar belirtildi:
“Bugün birkaç ocak gibi görünen şey, yarın daha fazla ağaç kesimi, daha fazla orman tahribatı ve daha geniş bir alanda doğa kaybına dönüşebilir. Burada mesele yalnızca kömür üretmek değildir. Mesele, kömür uğruna bir ormanın yok edilip edilmeyeceğidir. Doğal ormandan kesilen her ağaç; bir kuşun yuvası, bir yaban hayvanının yaşam alanı, toprağı tutan kök ve suyu koruyan doğal bir dengedir. Ağaçlar kesildikçe yalnızca orman azalmaz. Yaban hayatının yaşam alanı parçalanır, toprak erozyona açık hale gelir, su kaynakları zarar görebilir ve vadinin doğal dengesi bozulur.”
Mangal kömürü için büyük miktarda odun gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, birkaç aylık ekonomik kazanç uğruna onlarca yıllık ormanların tüketilmesine sessiz kalınmaması çağrısı yaptı.
Karakoçan ve Peri Vadisi’nde yıllardır doğa üzerinde giderek artan baskılar yaşandığına vurgu yapılan açıklamada, ormanlar, dereler, vadiler, yaban hayatı ve doğal yaşam alanlarının farklı müdahalelerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.
“TOPLUM NEDEN BU KADAR SESSİZ”
Yaşanan doğa talanına karşı toplumun ses çıkarmadığı kaydedilen açıklamada, şu sorular yöneltildi:
“-Peri Vadisi’nde yaşanan tahribatlar karşısında bugün yaşadığımız kadar kollarımızın bağlı, sesimizin kısık ve olup bitenlere seyirci kaldığımız bir dönem daha hatırlıyor muyuz?
-Bugün; sorun eden siyasi partiler nerede?
-Doğayı ve halkın ortak yaşam alanlarını savunması gereken sivil toplum kuruluşları nerede?
-Halkın çıkarı ve geleceği için mücadele etmesi gereken dernekler nerede?”
“KAYBEDİLEN ORMANI GERİ GETİRMEK KOLAY DEĞİLDİR”
Açıklamada, “Doğanın tahrip edilmesi karşısında hiç kimsenin sessizliği kaderimiz haline gelmemelidir. Daha da acısı, bazı yapıların ve kişilerin meseleye ilke üzerinden değil, ortamın ve kendi çıkarlarının gerektirdiği ölçüde yaklaşmasıdır. Oysa doğa; kimsenin siyasi hesabına, kişisel çıkarına veya dönemsel rolüne göre korunacak bir değer değildir. Bugün ses çıkarmayanların, yarın doğa daha fazla tahrip edildiğinde konuşmasının hiçbir anlamı kalmayabilir. Çünkü kaybedilen ormanı geri getirmek, kesilen ağacı yeniden büyütmek ve bozulan doğal dengeyi eski haline döndürmek çok kolay değildir” denildi.
“ORMAN KESİMİ İÇİN GEREKLİ İZİNLER ALINDI MI?
Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi, yetkili kurumların derhal bölgeye gelerek, “Ne kadar ağaç kesiliyor? Odun nereden getiriliyor? Doğal ormandan kesim yapılıyor mu? Bu üretimin suya, toprağa ve yaban hayatına etkisi incelendi mi? Gerekli izinler ve çevresel denetimler yapıldı mı?” sorularını cevaplaması istendi.
“YABAN HAYATIMIZA DOKUNMAYIN!”
Açıklamada, Peri Vadisi’nin kömür ocaklarına teslim edilmemesi çağrısı yapılarak şunlar belirtildi:
“Peri Vadisi sahipsiz değildir! Dal Mezrası’nda kömür ocakları büyümeden, ormanlarımız yok olmadan, suyumuz ve yaban hayatımız zarar görmeden gerekli denetim ve inceleme derhal yapılmalıdır. Ormanların kömür uğruna yok edilmesine karşıyız! Ve artık herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu hatırlamalıdır. Ormanımıza dokunmayın. Suyumuza dokunmayın. Yaban hayatımıza dokunmayın. Peri Vadisi’ni kömür ocaklarına teslim etmeyin!”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.