Alevi Haber Ajansi

Aziz Tunç: Alevilerin sürece etkin katılımı önemli rol oynayacak- VİDEO

PİRHA- Alevilerin tarihsel mücadele birikimi ve toplumsal gücüyle sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirten Araştırmacı-Yazar Aziz Tunç, Alevi kurumlarının sürece daha örgütlü bir mekanizmayla dahil olmasının önemine dikkat çekti.

 

Barış ve Demokratik Toplum sürecinde Alevilerin nasıl bir rol üstleneceği ve sürece daha etkin katılımının hangi mekanizmalarla sağlanabileceği tartışılırken, Araştırmacı-Yazar Aziz Tunç konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Alevilerin tarihsel mücadele birikimi, inançları ve toplumsal güçleriyle sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirten Tunç, Alevi kurumlarının sürece daha örgütlü bir mekanizmayla dahil olmasının önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

Alevilerin süreçle ilişkisinin mevcut toplumsal konumları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tunç, “Aleviler bu topraklarda barışın ve demokrasinin gerçekleşmesini sağlayacak olan yegane güçlerden bir tanesidir” dedi.

Alevilerin hem nüfusları hem tarihsel mücadele birikimleri hem de inançları açısından önemli bir toplumsal gücü temsil ettiğini belirten Tunç, şöyle konuştu:

“Alevilerin sürecin içinde etkili bir şekilde rol oynamadıkları bir barış ve demokrasi mücadelesi istenen şekilde sonuçlanamaz. Bu konuda herkesin çok net olması gerekiyor.”

“ALEVİ KURUMLARI BAŞINDAN BERİ SÜRECE SAHİP ÇIKTI”

Alevi kurumlarının tarihsel birikimleri ve deneyimleri doğrultusunda süreci başından itibaren desteklediğini söyleyen Tunç, son dönemde bu desteğin daha ileri bir düzeye taşındığını ifade etti.

DEM Parti ile Alevi kurumları arasında gerçekleştirilen görüşmeye dikkat çeken Tunç, söz konusu buluşmayı “son derece önemli ve değerli” olarak nitelendirdi. Tunç, “Hatta belki de daha önceden yapılması gereken görüşmelerden biridir” dedi.

Görüşmeyle birlikte DEM Parti’nin Alevilere ilişkin yaklaşımını kamuoyuna daha açık biçimde ifade etme imkanı bulduğunu belirten Tunç, “Aleviler bu konuda başkalarının söz söylemesine gerek bırakmayacak şekilde açık ve net bir biçimde süreci desteklediklerini söylediler” dedi.

Tunç, Alevi kurumlarının farklı etkinliklerde de barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin yaklaşımlarını dile getirdiğini kaydetti.

ALEVİ KURUMLARINA ORTAK MEKANİZMA ÖNERİSİ

Alevilerin sürece yönelik çalışmalarının bundan sonraki dönemde daha örgütlü bir yapıya kavuşturulabileceğini belirten Tunç, tüm Alevi kurumlarının temsilcilerinin yer aldığı ortak bir kurul oluşturulmasını önerdi.

Tunç, önerisini şöyle anlattı:

“Bir mekanizma oluşsa, bütün Alevi kurumlarının temsilcilerinin içinde olduğu bir kurul örneğin oluşturulsa, bu kurul süreci hem hızlı takip etme imkanına sahip olacak hem başkalarının Aleviler adına konuşmasının önüne geçmiş olacak hem de doğru bir mekanizmayla süreç işletilmiş olacak.”

Böyle bir yapının sürecin ilgili taraflarıyla doğrudan temas kurabileceğini belirten Tunç, Alevilerin görüş ve taleplerinin “doğrudan ve yetkili biçimde” aktarılmasının sürece daha etkili katılım sağlayacağını söyledi.

“ALEVİLER DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN DIŞINDA KALMADI”

Alevilerin barış ve demokrasi konusundaki rolüne ilişkin değerlendirmelerinin bir “güzelleme” olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Tunç, bunun yakın tarihteki toplumsal mücadele deneyimleriyle ortaya konulduğunu kaydetti.

“Alevilerin buna ihtiyacı yok” diyen Tunç, “50 yıldan, 60 yıldan, 40 yıldan bu yana Aleviler demokrasi ve özgürlük adına, barış ve kardeşlik adına sürdürülen mücadelenin dışında kalmadılar. Hiçbirine mesafeli kalmadılar” ifadelerini kullandı.

Tunç, Alevilerin söz konusu mücadelelerin merkezinde yer aldığını ve önemli katkılar sunduğunu belirtti.

ASİMİLASYON POLİTİKALARI

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden oluşturulan danışma mekanizmalarına da değinen Tunç, bunların Alevileri farklı bir alana yönlendirmeye yönelik olduğunu söyledi. Okullardaki mescitler ve zorunlu din derslerini de eleştiren Tunç, bu uygulamaların Alevilerin inançsal ve toplumsal konumları üzerinde etkili olmayı amaçladığını ifade etti.

Tunç, Alevilerin bu tür politikalara karşı uzun süredir mücadele yürüttüğünü belirterek, “Aleviler bütün bu saldırıları, bütün bu asimilasyon girişimlerini, Alevileri özünden kopartmayı amaçlayan yaklaşımları püskürten bir pratik izliyorlar” dedi.

“ALEVİLERİN KATKISININ İLERİ DÜZEYE TAŞINMASI ÖNEMLİ ROL OYNAYACAK”

Alevi kurumlarının çalışmalarında barış ve demokratik toplum konusunu sürekli gündemde tuttuğunu ifade eden Tunç, bunun sürece yönelik yaklaşımın somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

“Alevilerin sürece katkılarının daha ileri düzeye taşınması, Barış ve Demokratik Toplum Projesi’nin gerçekleşmesinde önemli bir rol oynayacaktır” diyen Tunç, Alevilerin birikimi ve toplumsal pratiğinin sürece katkı sağlayacağını kaydetti.

Tunç, “Alevilerin bilinci, birikimi, tecrübesi, sağduyulu yaklaşımları ve toplumsal pratikleri, güçleri Barış ve Demokratik Toplum Projesi’nin başarıya ulaşmasında önemli bir rol oynayacaktır” ifadelerini kullandı.

“STRATEJİK ASLİ GÜÇ OLARAK GÖREN BİR TUTUM VAR”

Kürt siyasi hareketinin Alevilere yaklaşımını da değerlendiren Tunç,  “Alevileri sürecin stratejik müttefiki, stratejik asli gücü gibi gören bir tutum içinde oldular” dedi.

Kürt hareketi, Abdullah Öcalan ve DEM Parti tarafından yapılan açıklamaları da bu yaklaşımın göstergeleri arasında değerlendiren Tunç, Aleviler ile Kürt siyasi hareketi arasındaki ilişkilerin mevcut düzeyde kalmayacağını düşündüğünü ifade etti.

“Karşılıklı olarak birbirini güçlendiren ve birbirini tamamlayan bir momentte bu ilişkilerin devam edeceği anlaşılıyor. Öyle olması da gerekiyor zaten” diyen Tunç, önümüzdeki dönemde Alevilerin rolünün daha görünür hale geleceğini söyledi.

Alevilerin yalnızca kendi toplumsal tabanlarını değil, diğer toplumsal kesim ve kurumları da etkileyebilecek bir güce sahip olduğunu belirten Tunç, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin ilerlemesinde Alevilerin önemli katkılar sunacağını ifade etti.

PİRHA/KÖLN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.