Alevi Haber Ajansi

DAD Yöneticisi Nebahat Çelik: Kalıcı barış için ortak mücadeleyi güçlendirmeliyiz- VİDEO

PİRHA – Barış sürecinin ilerleyebilmesi için yasal düzenlemenin biran önce hayata geçirilmesi için çağrı yapan DAD Genel Merkez Yöneticisi Nebahat Çelik,  “Barışın kalıcı hale gelmesi, hepimizin bu sürece sahip çıkması ve demokratik, eşitlikçi bir yaşam için birlikte mücadele etmesiyle mümkün olacaktır” dedi. 

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Yöneticisi Nebahat Çelik, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barışın bütün toplumsal kesimler için ortak bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çelik, kalıcı barışın sağlanması için yasal adımların atılması, toplumsal mücadelenin güçlendirilmesi ve kadınların sürecin aktif öznesi olması gerektiğini söyledi.

Alevilerin inançları nedeniyle ayrımcılığa uğradığını belirten Çelik, “Aleviler olarak inanç konusunda, kadın kimliğimizle ve toplumda ötekileştirilen kesimlerin bir parçası olarak en çok ezilen gruplardan biriyiz. Bu nedenle barışı doğal olarak çok önemsiyoruz. Barışa hepimizin ihtiyacı var, yalnızca Alevilerin değil, toplumun bütün kesimlerinin birbirine ihtiyacı var” dedi.

Sürecin ezilen halklar, işçiler, kadınlar ve ötekileştirilen bütün kesimler için umut taşıdığını ifade eden Çelik, bir an önce çözüme yönelik adımlar atılmasını beklediklerini kaydetti.

Barışın ekolojik açıdan da önemine dikkat çeken Çelik, “Barışın sağlanması ekoloji açısından da çok önemli. Çünkü doğa bizim bir parçamızdır, biz doğaya böyle bakıyoruz. Savaşın doğa üzerinde yarattığı tahribatı düşündüğümüzde, barışın ekolojik açıdan da ne kadar önemli olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“BARIŞ SÜRECİNİ HALKIN ZORLAMASI GEREKİYOR”

Yasal düzenlemelerin ilerletilmesi ve sürecin hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Çelik, iktidara adım atma çağrısında bulundu. Sorumluluğun yalnızca siyasi aktörlere ait olmadığını belirten Çelik, Alevilerin, kadınların, gençlerin, ötekileştirilen kesimlerin ve sivil toplum örgütlerinin de sürecin ilerlemesi için mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Barışın kendiliğinden gelişmeyeceğini, ortak mücadeleyle kazanılacağını dile getiren Çelik, kurumlar ve sivil toplum örgütleri olarak zaman zaman eksik kaldıklarına ilişkin öz eleştiride bulundu.

“BARIŞ, HEPİMİZ İÇİN ORTAK BİR İHTİYAÇTIR”

Demokratikleşme yönünde atılacak adımların yalnızca Aleviler için değil, toplumun bütün kesimleri için yeni bir yaşamın kapısını aralayacağını ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

“Çünkü biz inancımız nedeniyle ayrımcılığa uğruyoruz, kadınlar olarak eşitsizlik yaşıyoruz. Hala eşit temsiliyet sorunumuz var. Örneğin okullarda çocuklarımız zorunlu din derslerine tabi tutuluyor. Bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Barış süreciyle birlikte bu konuların da daha sağlıklı bir şekilde ele alınmasını ve demokratik çözüm yollarının geliştirilmesini istiyoruz.”

Alevilerin barış için yürütülen mücadeleyi daha güçlü sahiplenmesi gerektiğini belirten Çelik, bir araya gelerek ortak akılla hareket etme çağrısı yaptı. Asgari ücretin yetersizliği, emekli maaşlarının düşüklüğü ve emekçilerin yaşadığı sorunların da toplumun temel meseleleri arasında yer aldığını hatırlatan Çelik, şunları söyledi:

“Barış ve demokratikleşme sürecini yalnızca çatışmaların sona ermesi olarak görmemeliyiz. Bu süreç, işçilerin, emeklilerin ve Alevilerin kendi haklarını ve inançlarını özgürce yaşayabilmelerinin önünü de açmalıdır. Siyasallaşan din anlayışının toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkileri de dikkate alınmalı. Bu meseleye farklı açılardan bakan insanlar için de demokratikleşme ve özgürlükler önemlidir. Dolayısıyla barış, hepimiz için ortak bir ihtiyaçtır.”

“KADINLARIN OLMADIĞI BİR BARIŞ, GERÇEK ANLAMDA BARIŞ OLAMAZ”

Kalıcı barışın sağlanması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Çelik, kadınların sürece katılımının belirleyici önem taşıdığını söyledi. “Özellikle kadınların olmadığı bir barış süreci ne kadar sağlıklı olabilir?” diye soran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınların bu sürece mutlaka sahip çıkması ve sürecin aktif bir öznesi olması gerekiyor. Bizim inancımızda kadın öncüdür. Alevilik, ana kadın geleneğinden beslenen bir inançtır. Bu nedenle Alevi kadınlar başta olmak üzere mücadele yürüten bütün kadınların bir araya gelmesi ve barış sürecinde söz sahibi olması gerekiyor. Kadınların olmadığı bir barış, gerçek anlamda barış olamaz.”

Çelik, kadınları, halkları, gençleri, emekçileri ve ötekileştirilen bütün kesimleri ortak mücadeleye çağırarak açıklamasını şöyle tamamladı:

“Ortaklaşmalı, birlikte mücadele etmeli ve barış sürecinin ilerlemesi için daha güçlü bir irade ortaya koymalıyız. Barışın kalıcı hale gelmesi, hepimizin bu sürece sahip çıkması ve demokratik, eşitlikçi bir yaşam için birlikte mücadele etmesiyle mümkün olacaktır.”

Semra ACAR/İZMİR

 

 

 

 

.

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.