PİRHA- Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Alevilik-Bektaşilik kültürü, inancı ve değerlerine ilişkin hazırlanan 12 modüllük eğitim programını Meclis gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Kordu, programın hazırlanmasına katıldığı belirtilen 100’ü aşkın dede, akademisyen ve öğretmenin kimliklerinin açıklanmasını istedi. Kordu ayrıca, “doğru kaynak” olarak tanımlanan içeriğin hangi bilimsel ve çoğulcu ölçütlerle belirlendiğini ve eğiticilerin seçiminde Alevi ocaklarının rızasının aranıp aranmayacağını sordu.
Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Alevilik-Bektaşilik eğitim programına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) soru önergesi sundu.
MEB, Alevilik-Bektaşilik kültürü, inancı ve değerlerine ilişkin 12 modülden oluşan program hazırladı. Bakan Tekin daha önce yaptığı açıklamalarda, program için yaklaşık iki yılı aşkın süredir akademisyen, öğretmen ve dedelerle çalışma yürütüldüğünü belirtmişti. Bakanlık tarafından açıklanan programa göre modüllerin 8’i 13 yaş üzerindekilere, 4’ü ise 13 yaş altındaki çocuklara yönelik hazırlandı.
Kordu ise önergesinde, programın hazırlanmasına katkı sunduğu belirtilen kişilerin kimliklerinin, temsil ettikleri kurumların ve Alevi-Bektaşi geleneklerinin kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çekti.
“ALEVİ KURUMLARININ GÖRÜŞLERİ NASIL ALINDI?”
Kordu, önergesinde Alevi-Bektaşilik alanının farklı ocakları, erkânları, yöresel gelenekleri ve yorumları barındırdığına işaret ederek, kamu tarafından hazırlanıp halk eğitim merkezlerinde uygulanacak programdaki içeriğin hangi bilimsel ve çoğulcu ölçütlerle oluşturulduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Alevi inancının anayasal düzeyde açık ve eşitlikçi bir güvenceye kavuşturulmadığını, cemevlerinin ibadethane statüsüne ilişkin taleplerin karşılanmadığını kaydeden Kordu, Alevi-Bektaşi toplumunu doğrudan ilgilendiren politikaların hak ve özgürlükler temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Kordu ayrıca, Alevi tabanında karşılığı bulunan büyük çatı örgütlerinin programın kendilerinden bağımsız ve “kapalı kapılar ardında” yürütüldüğünü ifade ettiklerini aktardı.
“100’DEN FAZLA DEDE, AKADEMİSYEN VE ÖĞRETMEN KİM?”
Kordu, Bakan Tekin’e, çalışmalara katıldığı açıklanan 100’ü aşkın dede, akademisyen ve öğretmenin isimleri ile akademik ve mesleki unvanlarının neden kamuoyuyla paylaşılmadığını sordu.
Programın hazırlanması sırasında hangi Alevi-Bektaşi dernekleri, federasyonları, vakıfları, cemevleri ve ocaklarıyla görüşüldüğünün açıklanmasını isteyen Kordu, bu görüşmelerin tarihlerini, katılımcılarını ve varsa toplantı tutanakları ile sonuç raporlarını da sordu.
Bakan Tekin, daha önce MEB’in yaklaşık iki yıldır 100’ü aşkın dede, akademisyen ve öğretmenin katılımıyla çalışma yürüttüğünü açıklamıştı. MEB’in farklı tarihlerdeki açıklamalarında da “Anadolu İrfanının Eğitime Katkıları” başlığı altında akademisyenler, Alevi-Bektaşi inanç önderleri ve öğretmenlerle toplantılar gerçekleştirildiği belirtilmişti.
“‘DOĞRU KAYNAK’ HANGİ KRİTERLERE GÖRE BELİRLENDİ?”
Kordu’nun önergesinde öne çıkan başlıklardan biri de Bakanlığın programı tanıtırken kullandığı “doğru kaynak” ifadesi oldu.
Kordu, “doğru kaynak” kavramının hangi objektif, akademik ve bilimsel kriterlere göre belirlendiğini sorarak, programda kullanılan kitapların, makalelerin, arşiv belgelerinin, sözlü tarih çalışmalarının ve diğer kaynakların tamamını içeren kaynakçanın kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağını sordu.
Alevilik-Bektaşilik içerisindeki farklı ocak, erkân, yöresel gelenek ve yorumların programa nasıl yansıtıldığını da soran Kordu, programın hazırlanmasına katılan kişilerin hangi ocak, gelenek ve bölgeleri temsil ettiklerine ilişkin bir çalışma yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.
MEB’in programı kamuoyuna duyururken Alevi-Bektaşi kültürü, inancı ve değerlerinin “doğru kaynaklardan” öğrenilmesi ifadesini kullandığı görülüyor.
EĞİTİCİLER İÇİN OCAKLARIN RIZASI ARANACAK MI?
Kordu, hazırlanan 12 modülün tam metinlerinin ve kaynakçalarının yanı sıra çalışma grubu listeleri, çalıştay ve toplantı tutanakları ile varsa akademik değerlendirme ve Talim ve Terbiye Kurulu inceleme raporlarının neden kamuoyuna açıklanmadığını da Bakan Tekin’e sordu.
Halk Eğitimi Merkezlerinde ders verecek “usta öğreticiler”, eğitmenler ve dedelerin hangi kriterlere göre istihdam edileceğinin açıklanmasını isteyen Kordu, önergesinde şu soruyu yöneltti:
“İnanç temelli bu derslerin eğiticilerine formasyon ya da yeterlilik belgesi verilirken Alevi toplumunun kendi inanç önderlerinin (ocakların) rızası aranacak mıdır?”
Bakan Tekin, daha önce yaptığı açıklamada 12 modülün onay sürecinin tamamlandığını ve uygulamaya başlanacağını duyurmuştu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.