Alevi Haber Ajansi

Av. Kazmaz: Gazi Katliamı davası gerçekler ortaya çıkana kadar bitmeyecek

PİRHA-Gazi Katliamı davasının avukatlarından Remzi Kazmaz, katliamın yirmi yedinci yılında paylaştığı mesajında “Bu dava gerçekler ortaya çıkana kadar asla bitmeyecek. Bir gün mutlaka ülkemizdeki karanlık güçler hukuk karşısında hesap verecek” ifadelerine yer verdi.

Gazi Katliamı’nın 27’inci yıl dönümüne ilişkin bir mesaj yayımlayan dava avukatlarından Remzi Kazmaz, katliam faillerinin yıllardır adalet önüne çıkarılmadığını kaydetti.

Açıklamasında ‘Bir tuğla çekersek duvar yıkılır’ diyen devlet adamlarının dediğinin olduğunu ve duvar yıkılmasın diye faillerin korunduğunu belirten Kazmaz, mahkeme sürecine dair yapılması gereken her şeyin yapıldığını ancak yine de sonuç alınamadığını vurguladı.

“DUVAR YIKILMASIN DİYE FAİLLER KORUNDU”

Kazmaz‘ın mesajı şöyle:

Çeyrek asır geçti ama failler hala adalet önüne çıkartılamadı. Gazi katliamı da faili meçhul kaldı. ‘Bir tuğla çekersek duvar yıkılır’ diyen devlet adamlarının dediği oldu. Duvar yıkılmasın diye failler korundu. Gazi Katliamı davası ile ilgili söylenmesi gereken her şey söylendi; mahkemelerde, meydanlarda, ülkenin her yanında…

Yazılması gereken her şey yazıldı; mahkeme dosyalarında, kitaplarda, medyada…Yapılması gerekenler fazlasıyla yapıldı; Ankara’da, Avrupa’da, dünyada

12 Mart 1995 tarihinde ve ondan öncesi, Gazi Mahallesi üzerine iktidar tarafından muhalif bir mahalle-ilçe olması nedeniyle sürekli bir baskı, gözaltı, yıldırma politikası izleniyordu. Nihayet, önceden tasarlanan oyun, 12 Mart 1995 saat 20.00 sularında sahneye kondu. İsmet Paşa caddesi üzerinde yer alan Öntaş ve Doğu Kıraathanelerinin taranması ile başlayan olaylardan sonra bu işyerlerini tarayanların izine rastlanılamamış, kim, neden, nasıl sorularına bugüne kadar cevap alınamamış. Bu saldırıda öldürülen Alevi dedesi Halil Kaya’nın katilleri hakkında hiçbir dava bile açılmamıştır.

Kahve taranması ve Halil Kaya’nın öldürülmesine karşı halk sokağa çıkmış, protesto yapılmış, büyük bir kitle yürüyüşe geçmiştir. Araya giren yetkililer, sanatçılar, akil adamlar halkın tepkisini yumuşatarak büyük olayların çıkmasını önlemiştir. Halk, maktül Halil Kaya’nın cenazesini alarak Gazi Cemevi’ne getirmiş, sabahki cenaze töreni için evlerine geri dönmüştür. Sokak sakinleşmiş, olaylar bitmiştir.

“KİTLE ÜZERİNE UZUN NAMLULU SİLAHLARLA ATEŞ AÇILDI”

Aynı gece saat 04.30 sularında iki panzer cemevinin önünde bulunan ve cenaze merasimi için hazırlık yapan gruba doğru yönelmiş, aynı anda panzerlerin bulunduğu yerden grubun üzerine yoğun bir şekilde otomatik silahlarla ateş edilmeye başlanmıştır. Mehmet Günday, açılan bu ateş sonucu ölüyor ve 10 kişi de çeşitli yerlerinden yaralanıyor. Bu olay, oynanan oyunun ikinci perdesidir. Yani, kahvelerin taranmasıyla ulaşılmak istenen amaca ulaşılamamış, bunun üzerine cemevi önünde toplanan kalabalığa ateş açılmak suretiyle bu gerginlik tırmandırılmıştır. Bu olaylardan sonra öfkeye kapılan ve tahrik olan halk, tekrar protestoya başlamıştır. 15 bine yaklaşan kitle protestolarını sürdürürken, kitle üzerine uzun namlulu silahlarla ateş açılmış, bu açılan ateş sonucu Reis Kopali Ali Yıldırm, Zeynep Poyraz, Mümtaz Kaya, Dilek Sevinç, Fevzi Tunç, Hasan Sel, Hasan Gürgen, Hasan Ersüzer ve Dinçer Yılmaz aldıkları kurşun yarasıyla hayatlarını kaybetmişlerdir.

“İLK DURUŞMADA ‘DAVANIN DURMASINA’ KARAR VERİLDİ”

Davanın ilk duruşmasında kimseye söz hakkı verilmeden ‘’Davanın Durmasına’’ karar verildi.

Ardından, dünyada hiçbir yerde görülmeyen şey oldu, davanın hakimi, davadan çok ilginç bir çekilme kararı vererek davanın tekrar durmasına neden oldu. Uzun uğraşlardan sonra, Rize Ağır Ceza Mahkemesi, verdiği kararla tekrar Trabzon Ağır Ceza’da devam etti.

Adil yargılanmanın en temel ilkelerinden biri olan ‘’makul süre’’ tarih olmuş, dava parçalara ayrılmıştı.

Alevi Dedesi Halil Kaya’nın öldürülmesi, İstanbul DGM Savcılığı’na gönderilmiş, dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Müdürü Necdet Menzil hakkında şikayet nedeniyle ihmal fezlekesi düzenlenerek Adalet Bakanlığı’na gönderildi, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe tarafından haklarında takipsizlik kararı verildi.

Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, basit bir cinayet davası olarak görülen davada, zaten 20 sanıktan 18’i tahliye olmuş, ardından hemen beraat edilmişti. Geriye sadece 2 sanık kalmıştı. Adem A. Ve Mehmet G. Yani, 5 gün süren ve toplam 23 kişinin öldüğü Gazi Katliamı davasında sadece 2 polis memuru ceza almıştı.

“HANEFİ AVCI TANIK OLARAK DİNLENMELİYDİ”

Dava devam ederken, ‘’Susurluk Çetesi’’ olarak adlandırılan olay meydana gelmiş, Başbakanlık tarafından yapılan soruşturmada Meclis Araştırma Komisyonu, ifade veren Hanefi Avcı’nın tanık olarak dinlenilmesi talebi reddedildi, hukuk devleti açısından tarihi bir fırsat kaçırıldı. Eğer Hanefi Avcı’yı bu davada tanık olarak dinletebilseydik, Gazi Davasının karanlıkta kalan bütün yanları aydınlığa çıkabilirdi. Ama defalarca mahkemeye bu konuda birçok talebimiz oldu ancak her seferinde reddedildi.

Örneğin keşif asıl mahkeme tarafından yapılmayarak Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesi’ne tevdi edilen keşif bir hakimle yapılmış, 2 saatte tamamlanmıştır. Yani 5 gün süren, 23 kişinin hayatını kaybettiği, 600’den fazla kişinin yaralandığı bu katliam, 2 saatte bitirilebildi. Yani dağ fare doğurdu.

Örneğin uzun namlulu silahlar kimler tarafından kullanıldı? Maktüllerin üzerinde kullanılan mermi çekirdeklerinin hangi silahlardan atıldığı…

Bu taleplerimiz asla yerini bulmadı. Polis tapelerindeki telsiz konuşmaları hep silinmişti.

Sonuçta bu yaşananları, dosya ile ilgili hukuka aykırılığı anlatmak imkansız, biz bunları yaşayarak gördük. Bir büyük katliam davasının hem tanığı olduk hem de mağduru olduk. Gazi Mahallesinde başlayan Trabzon yollarında devam eden ve 8 yıl süren bu dava Karadeniz’in azgın dalgalarında kayboldu. Haklı davamızda mağdur olduk.

Nitekim Yargıtay’daki hukuk mücadelesi de olumlu sonuçlanmadı. Bu davada, Adem A. adlı sanık, Fevzi Tunç Reis Kopal ve Dilek Sevinç’i öldürmekten 3 yıl hapis cezası aldı. Mehmet G. Adlı sanık da Mümtaz Kaya’yı öldürmekten 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Yani 23 kişinin ölümü ve 600 kişinin yaralanması sonucu yapılan yargılamada sadece iki kişi ceza aldı ama o cezalar da affedildi çünkü sanıklar tekrar işlerine döndü.

Anılan davada Zeynep Poyraz ve Sezgin Engin’i öldüren sanıklar beraat etmişlerdir.

“DAVA, ADALETİN TECELLİSİ YÖNÜNDEN EKSİKTİ”

Biz hukukçular olarak, keşke kol kırılsa da yen içinde kalsa. Ülkemizde meydana gelen bu dava hem soruşturma hem de kovuşturma yönünden eksik, hukuk ve adaletin tecellisi yönünden eksikti ve doyurucu değildi. Nitekim bu insanlık davası için gidilmesi gereken her yere gitmek, yapılması gereken her şeyi yapmaktı. Biz de öyle yaptık ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gittik çünkü olaylardan sonra izlenen yargısal sürecin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu tarafımızca görülmüştü.

AİHM, 26 Temmuz 2005 tarihli kararında, ‘’Sorumluların, uygun ve yeterli soruşturma yapmadıkları, öldürme koşullarının uygun ve yeterli bir incelemeye alınmadığı, yargılamanın çok ağır adımlarla ilerlediği, cezaların görece hafif olduğu, dolayısıyla sözleşmenin 2.maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Ayrıca etkin soruşturma ve adli sürecin yapılmadığı bu nedenle 13.maddenin ihlal edildiği sonucuna da varılmıştır. Karar ile, ihlallerin yanı sıra her ölüm olayı için 30 bin Euro paranın başvuruculara ödenmesi hükmü yer almıştır. Nitekim bizim söylediklerimizi el oğlunun mahkemesi söyledi, keşke Türk Mahkemelerinde bu kararı alabilseydik de hukuk devleti hiç yara almamış olsaydı.

“BU DAVA GERÇEKLER ORTAYA ÇIKANA KADAR ASLA BİTMEYECEK”

Bu davanın kara kutusu, o dönemin Emniyet Müdürü Yardımcısı Hanefi Avcı’dır. Çağırın dinleyin veya Susurluk Raporu’nun 20 sahifesindeki ifadelerine bir göz atın, gerçekler orada kısmen yazılı. Neden hala dinlenmiyor Hanefi Avcı? Eğer Gazi Katliamı ile ilgili gerçekler ortaya çıkarsa, bu ülkedeki diğer faili meçhullerin de teker teker ortaya çıkmasından korkan egemen ve karanlık güçler mi bu gidişatın yönünü kesiyor?

Ama bu dava gerçekler ortaya çıkana kadar asla bitmeyecek. Bir gün mutlaka ülkemizdeki karanlık güçler hukuk karşısında hesap verecek.”

(HABER MERKEZİ)

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak