PİRHA- Tunceli Valiliği ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından 4 Mayıs’ta Dersim’de düzenlenen “Dedeler Zirvesi” ile Düzgün Baba ve Elif Ana’ya yönelik saldırılara tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı ve Genel Merkez Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, “Dersimliler açısından çok tarihi bir günde böyle bir toplantının organize edilmesi, tarihsel belleği ve hafızayı silmeye dönük bir hamledir. Eşgüdümlü olarak ziyaret yerlerimize yapılan saldırılar da tesadüfi değil, bilinçli saldırılardır” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı ve Genel Merkez Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, Dersim’de 4 Mayıs’ta düzenlenen “Dedeler Zirvesi” ile Düzgün Baba ve Elif Ana ziyaretlerine yönelik saldırıları değerlendirdi.
Yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını belirten Uçarcan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Başkanı Esma Ersin’in bu girişimleri tek başına gerçekleştirebilecek bir konumda olmadığını savundu.
Uçarcan, “Ben bir üst aklın devrede olduğuna inanıyorum. Fiili olarak bugün Alevi Bektaşi Cemevi Müdürlüğü’nün başındaki Esma Ersin’in bu kadar geniş operasyonları kotarabileceğine ihtimal vermiyorum. Onun üstünde, onu yönlendiren bir akıl olduğuna inanıyorum” dedi.
“4 MAYIS’TA ‘DEDELER ZİRVESİ’ YAPILMASI TARİHSEL HAFIZAYA YÖNELİK BİR GİRİŞİMDİR”
Dersim’de düzenlenen “Dedeler Zirvesi” ile ziyaret yerlerine yönelik saldırıları eşgüdümlü gelişmeler olarak değerlendirdiğini ifade eden Uçarcan, 4 Mayıs tarihinin Dersim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Uçarcan, “Dersimliler açısından çok tarihi bir günde böyle bir toplantının orada organize edilmesinin, esas olarak oradaki tarihsel belleği, tarihsel hafızayı silmeye dönük bir hamle olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Toplumların yaşadıkları acılar üzerinden yeni bellekler oluşturduğunu belirten Uçarcan, “Dersimlilerin ‘Tertele’ olarak saydıkları o günde, karanlığı aydınlatabilmek için çerağ uyandırırlar” dedi.
“DÜNYANIN HİÇBİR COĞRAFYASINDA BİR DAHA KATLİAMLAR YAŞANMASIN”
Dersim’de yapılan anmaların amacının intikam olmadığını vurgulayan Uçarcan, taleplerin geçmişte yaşananların açığa çıkarılmasına yönelik olduğunu söyledi.
Uçarcan, “Dünyanın hiçbir coğrafyasında bu tür acıların ve katliamların bir daha yaşanmamasını arzuluyoruz. Yoksa orada yaptığımız anmalarda ‘İntikam alacağız, hesabını soracağız’ ifadeleri yoktur. Orada çok masumane talepler var. Dersim’de katledilenlerin mezar yerleri belli değil. Bunların yerlerinin açığa çıkartılması gibi talepler var” ifadelerini kullandı.
“ESMA ERSİN’İ BİR ÜST AKLIN YÖNLENDİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Başkanı Esma Ersin’in böylesi tarihsel bir günde etkinlik düzenlemesinin Alevilere ve Dersimlilere yönelik bir mesaj niteliğinde olduğunu savunan Uçarcan, şunları söyledi:
“Esma Hanım’ın ‘Ben de ocak kızıyım, Pir Sultan torunuyum’ deyip yaşamın gerçekliğinden bu kadar kopuk olmasına çok ihtimal vermiyorum. O üst akıl ne diyorsa Esma Hanım bir memur, bir görevli olarak onu yerine getiriyor.”
“ALEVİLERİN İÇİNDE ZAFİYETLİ KİŞİLERLE İŞ TUTUYORLAR”
Alevi kurumları olarak ulaşamadıkları ve örgütleyemedikleri bazı kişilerle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ilişki kurduğunu öne süren Uçarcan, “Birtakım bireyler, muhtarlar bu minvalde cesaretlenerek birtakım şeylere başvurmuşlar. Bunlar tabii üzücü şeyler” dedi.
Alevi inanç önderlerinin, dedelerin ve anaların ziyaret yerlerine yönelik saldırıların eşgüdümlü gerçekleştirildiğini düşündüğünü ifade eden Uçarcan, “Define bulacağım, yok bilmem ne bulacağım mantığıyla acize düşmeleri bizim açımızdan çok acı verici bir şey. Hemen arkasından Elif Ana Türbesi’ne bir saldırı oluyor. Gerçekten çok manidar bir durum” diye konuştu.
“DÜZGÜN BABA VE ELİF ANA’YA YÖNELİK SALDIRILAR TESADÜFİ DEĞİL”
Düzgün Baba’ya yönelik saldırıyı gerçekleştiren kişinin başka bir ilden gelerek herhangi bir kontrole takılmadan bölgeye ulaşmasının soru işaretleri yarattığını belirten Uçarcan, yaşananları bilinçli bir girişim olarak değerlendirdi.
Uçarcan şöyle devam etti:
“Ehliyetsiz bir insan bir araçla başka bir ilden çıkıp oraya kadar geliyor. Hiçbir kontrole takılmıyor. Açıkçası bunlar çok sansasyonel şeyler. Ama biraz arka plana baktığınız zaman çok tesadüfi olmadığı görülüyor. Böyle şeyler yaşanınca da hemen çok tez elden ‘Akıl sağlığı raporu alalım mı, almayalım mı?’ mantığı oluşturuluyor. Bu yaşananları, bu parçaları bir araya getirdiğimizde ben esas olarak bir üst aklın devrede olduğuna inanıyorum.”
Yaşananlara karşı Alevi toplumunun ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Uçarcan, “Buna karşı biz de kendi aklımızı, kolektif aklı devreye sokarak nerede durmamız, ne yapmamız gerektiğini doğru bir perspektifle ortaya koymamız gerektiğine inanıyorum” dedi.
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.