PİRHA- “Kadınlar Yan Yana Geleceğe” konferansının çağrıcılarından Gülsüm Elvan, Barış Süreci’nde özellikle kadınların ve toplumun sürecin dışında kaldığını bu konferansın da sürece dahil olmanın adımlarından biri olduğunu söyleyerek, “Artık yeter. Var olduğumuzu gösterelim, bunun için mücadele edelim, birlikte yan yana duralım. Kadınlar güçlü olursa, barış da özgürlük de gelir” dedi.
“Kadınlar Yan Yana Geleceğe” konferansının çağrıcılarından Gülsüm Elvan, konferansın amacını ve mevcut Barış Süreci’ne dair kadınların ve toplumun konumunu değerlendirdi. Elvan, kadınların etnik ve inanç kimlik ayrımı gözetmeksizin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayarak, “Alevi, Sünni, Kürt, Laz, Çerkez… biz bu yönden bakmıyoruz. Ezilen her zaman ezilmiştir, ırkı dini fark etmeden. Bir daha bunların yaşanmaması için biz varız diyoruz” dedi.
“TOPLUM BU SÜRECE HENÜZ DAHİL EDİLMEDİ”
Barışın kadınlar için ne denli önemli olduğunu anlatan Elvan, baskının yalnızca devletten değil, gündelik hayatın içinden de geldiğine dikkat çekti. Elvan şöyle konuştu: “Çünkü yıllardır kadınlar bu ülkede eziliyor. Söz hakkı yok. Bu sadece devlet tarafından değil. Hiç fark etmiyor. Evde koca tarafından eziliyor, baba tarafından eziliyor, kardeş tarafından da… Yani erkek tarafından sürekli eziliyor, sürekli hor görülüyor.”
Kadınların toplumsal üretimdeki ve yönetimdeki rolüne de değinen Elvan, “Kadınlar üretiyor, kadınlar yönetiyor, emek veriyor. Kadınlar her toplumda var olduğu sürece ülke daha güzel olur” ifadelerini kullandı.
Sürecin bugüne kadar büyük ölçüde siyasi aktörler arasında yürütüldüğünü ve toplumsallaşma ayağının eksik kaldığını belirten Elvan, sürece duyulan güvensizliğin ancak içinde yer alarak giderilebileceğini vurguladı: “Ben kendi adıma söyleyeyim, güvenmiyorum doğrusu. Onun için süreç içinde bir yer tutalım ki güvensizliğimizi giderebilelim. Barışın bir yerinde olmamız gerekiyor” dedi.
“KADINLAR GÜÇLÜ OLURSA BARIŞ DA ÖZGÜRLÜK DE GELİR”
Sürecin ‘Çerçeve Yasa’yla ilk ayağını tamamladığını hatırlatan Elvan, bundan sonrası için en kritik başlığın bağımsız yargı olduğunu söyledi: “Bu süreçte en önemli şey ne olurdu bu toplumun sürece dair güveninin artması için biliyor musunuz? Tam bağımsız yargı. Tam bağımsız yargı olmadığı sürece hiçbir şey olmayacak. İlk etapta bunun için mücadele etmemiz gerekiyor.” Elvan, sokakta, işte ya da bir basın açıklamasında konuşan kadınların gözaltı korkusu yaşamaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Konferansa katılmakta tereddüt eden kadınlara seslenen Elvan, çağrısını şu sözlerle yineledi: “Tereddütleri olan kadınlar gelsinler görsünler ona göre karar versinler. Neyin ne olduğunu görsün ve ona göre karar versinler. Artık yeter. Gerçekten yeter artık. Bir yerde dur denilmesi gerekiyor.” Sözlerini yoksulluğa ve açlık sınırına değinerek tamamlayan Elvan, “Biz kadınlar bugün ne pişireceğiz diye düşünmek istemiyoruz artık. Onun için var olduğumuzu gösterelim, bunun için mücadele edelim, birlikte yan yana duralım. Kadınlar güçlü olursa, barış da özgürlük de gelir” dedi.
Fırat ALTINTAŞ/İSTANBUL
Yoruma kapalı.