PİRHA- Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanması için İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Meydanı’nda eylemlerinin 1112’ncisini gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Ferhat Tepe’nin akıbetini soran Cumartesi Anneleri/İnsanları, kayıplar bulunana, hesap verilene kadar mücadele edeceklerini söyledi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerinin bulunması ve yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin bin 1112’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Bu haftaki eylemde, 28 Temmuz 1993’te gözaltına alınan ve ardından cenazesi bulunan Özgür Gündem Gazetesi Bitlis muhabiri Ferhat Tepe’nin (19) faillerinin yargılanması talep edildi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları adına açıklama yapan İkbal Eren, yıllardır birlikte mücadele yürüttükleri İshak Tepe’nin vefatının ardından, oğlu Ferhat Tepe’yi ilk kez onsuz andıklarını söyledi. Açıklamada, Türkiye’de gözaltında kaybedilenlerin anne ve babalarının hakikate ve adalete ulaşamadan hayatlarını kaybettiğine dikkat çekilerek, cezasızlığın yalnızca failleri korumadığı, aynı zamanda evlatlarını arayan ailelerin yaşamlarından yıllar çaldığı vurgulandı.
Ferhat Tepe’nin, dönemin Bitlis’inde köylerin yakıldığı, insanların kaçırılıp öldürüldüğü bir ortamda Özgür Gündem gazetesinin Bitlis muhabirliğini üstlendiği belirtildi. Babası İshak Tepe’nin daha önce yaptığı açıklamalarda, oğlunun gazeteciliğe herkesin korktuğu bir dönemde cesaretle başladığını anlattığı hatırlatıldı.
Ferhat Tepe’nin 28 Temmuz 1993’te Bitlis şehir merkezinde silahlı ve telsizli üç kişi tarafından kaçırıldığı, ailesinin ve gazetesinin tüm başvurularına rağmen dönemin yetkili kurumlarının onun gözaltına alınmadığını öne sürdüğü belirtildi.
“TELEFONDAKİ TUGAY KOMUTANIYDI” İDDİASI
Açıklamada kaçırılmasının ardından aileyi arayan bir kişi, Ferhat Tepe’yi Türk İntikam Tugayı adına kaçırdıklarını, serbest bırakılması için babası İshak Tepe’nin DEP Bitlis İl Başkanlığı görevinden istifa etmesi ve yüklü miktarda para ödemesi gerektiğini söyledi. İshak Tepe’nin telefondaki sesi, kısa süre önce kendisini bir toplantıda tehdit eden dönemin Tatvan Tugay Komutanı Korkmaz Tağma’nın sesine benzettiği aktarıldı.
6 Ağustos 1993 tarihli Özgür Gündem gazetesinin bu iddiayı “Telefondaki tugay komutanıydı” manşetiyle duyurduğu ve İshak Tepe’nin oğlunun kaçırılmasından Korkmaz Tağma’yı sorumlu tuttuğu belirtildi.
BEDENİ 13 GÜN SONRA MEÇHUL MEZARDA BULUNDU
Ferhat Tepe’yi her yerde arayan ailesi ve çalışma arkadaşlarının, ağır işkence izleri taşıyan bedenine 13 gün sonra Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda “meçhul kişi” kaydıyla gömülmüş halde ulaştığı ifade edildi. Açıklamada, kaçırılma anına tanık olanların yanı sıra Diyarbakır Jandarma Alay Komutanlığı’ndaki işkenceli sorguyu gördüğünü açıklayan 14 tanık bulunmasına rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediği ve iç hukuk yollarından sonuç alınamadığı vurgulandı.
AİHM VE AYM TÜRKİYE’Yİ MAHKUM ETTİ
İç hukuktan sonuç alamayan ailenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğu, Mahkemenin soruşturmada “şaşırtıcı derecede eksiklikler” tespit ettiği belirtildi. AİHM’in, Türkiye’nin olayın aydınlatılması için Mahkeme ile iş birliği yapmadığını, gerekli bilgi, belge ve tanıklara erişimi engellediğini belirleyerek yaşam hakkının usul boyutu ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmettiği aktarıldı.
Anayasa Mahkemesi’nin de 16 Haziran 2016 tarihli kararında, savcılığın soruşturmayı genişletmek için gerekli adımları atmadığını, delil toplamada özen göstermediğini ve soruşturmayı sürüncemede bıraktığını tespit ederek “etkili soruşturma yapılmadığı” gerekçesiyle hak ihlali kararı verdiği hatırlatıldı. Açıklamada, Mahkemenin buna karşın zamanaşımını gerekçe göstererek dosyanın yeniden açılmasının önünü kapattığı ve böylece Ferhat Tepe’yi işkenceyle öldürenler ile bedenini kaybedenlerin cezasız kaldığı aktarıldı.
“ZAMANAŞIMINI İŞLETMEYİN” TALEBİ
Ferhat Tepe’nin gözaltında kaybedilişinin 33. yılında yargı makamlarına seslenilerek, dosyanın insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında değerlendirilmesi, zamanaşımının işletilmemesi ve hakikati ortaya çıkaracak, sorumluları yargı önüne çıkaracak etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi talep edildi.
Açıklamada, evlatlarına, hakikate ve adalete ulaşamadan aramızdan ayrılan tüm anne ve babaların bıraktığı yerden mücadelenin sürdürüleceği, Ferhat Tepe ve tüm kayıplar için adalet talebinden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.
Açıklamanın ardından Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe konuştu.
“DAVANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
Zübeyde Tepe, eşinin hastalığı nedeniyle yaklaşık bir buçuk yıldır Galatasaray Meydanı’na gelemediğini belirterek, bundan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Eşinin hastalığı sırasında, “Keşke iyi olsaydım, Galatasaray Meydanı’na birlikte gitseydik” dediğini aktaran Tepe, hayatını kaybeden eşine seslendi.
Çocuklarının katillerinin hala bulunmadığını belirten Zübeyde Tepe, buna rağmen davanın peşini bırakmayacaklarını vurguladı. Faillerin bulunması çağrısında bulunan Tepe, kaybettirilen çocuklarını ve yakınlarını unutmayacaklarını söyledi.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.