Alevi Haber Ajansi

‘Çatışmasızlık ortamından, kalıcı barışa geçmek için adımlar atılmalıdır!’

PİRHA-İHD Mersin Şubesi, başlattığı Adalet Nöbeti’nde kalıcı barışın tesis edilmesi için hukuksal reformların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Barış Komisyonu, “Adalet Nöbeti” başlattı. İHD, “Adalet Nöbeti”nin ilkini Akdeniz ilçesinde bulunan Mersin Barış Anneleri Meclisi evinde tuttu.

Barış Annelerinin destek verdiği açıklayı İHD MYK Üyesi Bekir Sıtkı Keçeci okudu.

Son 21 ayda, Türkiye’de ve Kürt illerinde çatışmalar nedeniyle insanlar ölmüyor ve evlere ateş düşmüyorsa, bunun tek nedeni; ‘’Çatışmasızlık Ortamı’’nın sürmesi olduğunu vurgulayan Keçeci, “Pasif Barış olarak da adlandıracağımız bu süreçte öncelikli olarak yapılması gereken, barışın tüm toplumla buluşmasını sağlayarak, herkesi bu sürece dahil etmektir. Zira barışın toplumsallaştırılması, sürecin olumlu yönde evrilmesini ve demokratik-hukuki adımların atılacağı koşulları yaratarak aktif barışa geçilmesini sağlayabilecektir” dedi.

“KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYADAKİ HERKESİN YARARINADIR”

“Unutulmasın ki, Kürt sorununun çözümü yaşadığımız coğrafyadaki herkesin yararınadır” diyen Keçeci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“*Çatışmalar olmayacağı için, öncelikle en temel hak olan yaşam hakkı ihlal edilmeyecek ve insanlar bu nedenle ölmeyecektir.

*Devletin çatışma ortamındaki askeri harcamalarına ayıracakları kaynakların, tüm emekçilerin geçim-yaşam koşullarına aktarılması zorlanarak, nispi de olsa refah bir ortam oluşacak ve iş cinayetleri  azalarak yoksulluk, geçim derdi nedeniyle insanların kendi yaşamlarına son vermesi önlenecektir.

*Barışın toplumsal içkinliğinin gelişmesine bağlı olarak, demokratik ve hoşgörü ortamı yaratılacağından, kadına yönelik şiddet azalacak ve kadın-çocuk istismarları minimuma inecektir.

*Tüm bunların yanı sıra, kendi insanıyla barışan devlet ‘’doğayla barışmaya’’ da zorlanarak, çevreye ve doğal yaşama zarar verecek her türden tehdit azalacak ve ekolojik sistemin kendi mecrasında sürmesi sağlanabilecektir.”

HUKUKSAL REFORM ÇAĞRISI!

İnsan Hakları Derneği olarak, silahların susmasının ve çatışmalı ortamdan kaynaklı yaşam hakkı ihlallerinin ortadan kalkmasının tek başına bütün halkların barış fikri etrafında bir araya gelmesi için yeterli görünmekle birlikte, hukuksal reformlarla desteklenemeyen ve hukuki bir güvenceye bağlanmayan müzakere süreçlerinin kalıcı barışla sonuçlanması da mümkün görünmediğinin altını çizen Keçeci, kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşası için adımların atılması çağrısında bulundu.

“ADIMLAR ATILSIN”

Bütün siyasi mahpusları özgürlüklerine kavuşturacak bir yasal düzenlemenin yapılmasını talep ettiklerini belirten Keçeci, taleplerini şöyle sıraladı:

*Demokratik bir toplum düzeni ve güvenli bir gelecek ancak geçmişle yüzleşme, hakikat ve onarım süreçlerinin işletilmesi ile mümkün olacaktır. Bu bağlamda tarafların sivillere karşı işlediği suçlar bakımından hakikat, adalet ve onarımı odağına alan koşullu sorumluluk mekanizmaları kurulmalı ve etkin bir şekilde işletilmelidir.

*Hukuk devletinin yeniden inşası ve hukuki güvenlik ilkesi gereğince AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir.

*Kayyım uygulamasına son verilerek kayyım atanan belediyelerin seçilmiş başkanları görevlerine iade edilmelidir.

*Yaşam hakkı tehdidi ve birçok ihlal ile karşı karşıya olan hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı bu konuda yasal ve idari reformlar gerçekleştirilmelidir.

*Mahpusların tahliyelerini keyfi bir şekilde engelleyen İdare ve Gözlem Kurulları kaldırılmalı, mahpusların infaz süreleri kanunla belirlenmeli, mahpusların denetimli serbestlik hakkından yararlanmalarını engelleyen ve açık cezaevine ayrılma taleplerinin reddeden keyfi ve gayri-hukuki tutumlara son verilmelidir.

*Belediye Başkanları, siyasi aktörler ve gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik yargısal tacizden vazgeçilmeli, tutuksuz yargılama bütün yargısal süreçlerde esas alınmalıdır.

*KHK ile işten atılan memur ve işçiler göreve iade edilmelidir.

*Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kaldırılmalı,  TCK ve ilgili mevzuatın AİHM ve AYM kararları doğrultusunda öngörülebilirlik ve kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.”

PİRHA/MERSİN

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.