PİRHA- İnsan Hakları Derneği, son günlerde Alevilere dönük nefret söylemine dair açıklama yaparak, “Aleviler hedef gösterilemez. Aleviliğin “makbul” ve “makbul olmayan” biçimleri ilan edilemez. Hiçbir topluluk kolektif olarak suçlanamaz. Katliamı meşrulaştıran hiçbir söylem ifade özgürlüğü olarak kabul edilemez. Eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve birlikte yaşam hakkından yana; ayrımcılığa, nefret söylemine ve cezasızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Aleviler ve Alevilik üzerinden kurulan ayrımcı, dışlayıcı ve nefret içerikli söylemleri kaygıyla izliyoruz.
İnsan Hakları Derneği (İHD), Altan Tan’ın Alevileri “Ali’siz”, “ateist” ve “sözde Aleviler” gibi ifadeleriyle, gazeteci Kemal Öztürk’ün Suriye’deki Arap Alevilerini/Nusayrileri topluca hedef alan ve katliamı meşru gösterebilecek ifadeler kullanmasına tepki gösterdi.
“HİÇ KİMSE ALEVİLERİN İNANCINI VEYA NASIL YAŞAYACAĞINI BELİRLEME HAKKINA SAHİP DEĞİLDİR”
Bu iki açıklamada Alevileri tanımlama, makbul ve makbul olmayan Alevi ayrımı yaratma ve bir inanç topluluğunu kolektif biçimde suçlamanın olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Hiç kimse Alevilerin kimliğini, inancını veya nasıl yaşayacağını belirleme hakkına sahip değildir. Bir devletin, rejimin ya da herhangi bir kişinin işlediği suçların sorumluluğu bir inanç topluluğunun tamamına yüklenemez. Kolektif suçlama ve cezalandırma anlayışı insan haklarına aykırıdır” denildi.
“AYRIMCILIĞA, NEFRET SÖYLEMİNE VE CEZASIZLIĞA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Nefret söylemi yalnızca sözden ibaret değildir; ayrımcılığı, düşmanlaştırmayı ve şiddeti besleyen toplumsal bir zemin oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:
“Aleviler, bu dilin tarih boyunca hangi sonuçlara yol açtığını Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye kadar ağır bedeller ödeyerek deneyimlemiştir.
İnsan Hakları Derneği olarak açıkça ifade ediyoruz: Aleviler hedef gösterilemez. Aleviliğin “makbul” ve “makbul olmayan” biçimleri ilan edilemez. Hiçbir topluluk kolektif olarak suçlanamaz. Katliamı meşrulaştıran hiçbir söylem ifade özgürlüğü olarak kabul edilemez.
Kamu makamlarını ve yargı organlarını, Alevilere yönelik nefret söylemleri karşısında etkin soruşturma yürütmeye; medya kuruluşlarını ise ayrımcılığı ve nefret söylemini normalleştirmemeye çağırıyoruz.
Eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve birlikte yaşam hakkından yana; ayrımcılığa, nefret söylemine ve cezasızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.