Alevi Haber Ajansi

Mersin’de 12 Eylül açıklaması: Darbe rejimi reforme edilemez!-VİDEO

PİRHA- Mersin’de 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 46. yılına ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada konuşan 78’liler Hareketinden Necdet Kılıç, geçen 46 yıla karşın, 12 Eylül darbe rejiminin sürdüğünü vurgulayarak, “Bütün bunlar 12 Eylül rejiminin reforme edilemez olduğunu, külliyen tasfiye edilmesi gerektiğini gösteriyor” dedi.

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 46. yılına dair Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin destek verdiği açıklamayı 78’liler Hareketi adına Necdet Kılıç okudu.

Geçen 46 yıla karşın, 12 Eylül darbe rejiminin sürdüğünü ifade eden Kılıç, 1980 – 83 yılları arasında darbecilerin düzenlediği 600 yasa ile binlerce kararnamenin hala yürürlükte olduğuna dikkat çekti.

“12 EYLÜL ASKERİ DARBESİ’NİN SONUÇLARI DEVAM EDİYOR”

12 Eylül Askeri Darbesi’nin, toplumu ve devleti yukarıdan aşağıya doğru anti-demokratik, totaliter bir anlayışla yeniden düzenlediğini belirten Kılıç, “Kötücül sonuçları günümüze kadar gelen dünyanın en kalıcı ve en köklü totaliter rejimlerinden birini inşa ettikleri gibi darbe yıllarında vahşi bir devlet terörü uygulayan de yine 12 Eylülcüler oldu. Bütün bunlar 12 Eylül rejiminin reforme edilemez olduğunu, külliyen tasfiye edilmesi gerektiğini gösteriyordu. 12 Eylülcülerin temel amacı demokratik bir şal altında darbe rejimini kurumsallaştırmaktı. Başka bir ifadeyle “Ulusal Güvenlik Devleti” inşa etmekti ve bunu başardılar” dedi.

“TOPLUMSAL BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM İÇİN, DARBECİLERLE TOPLUMSAL SUÇ ORTAKLIĞINI REDDEDELİM!”

Necdet Kılıç, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

“12 Eylülcüler, demokrasi ve özgürlük fikirlerinin geliştiği 1970’li yıllar ve sonlarına doğru mücadele içinde boy veren, başta Türkiye solu, Kürt halkının en dinamik kesimleri ve bizim kuşak olmak üzere, toplumun siyaseten itiraz eden kesimlerini “İç düşman” kabul ettiler. Darbecilere göre, boyun eğmeyi reddeden, resmi ideolojiyi benimsemeyen, verilmek istenen tek boyutlu kimliği kabul etmeyen, kendi toplumsal ve kültürel kimliklerini savunan farklı kesimlerle “barış içinde birlikte yaşama” mümkün değildi. Bu tür görüşlerin yaygınlaşmasını engellemek için her türlü yasağı uyguladılar ve bu düşünceleri savunanları cezalandırdılar. Kendilerince tasarımlarına yararlı buldukları aşırı milliyetçi, şoven ve dinin dinbaz istismarına dayalı unsurların ve görüşlerin önünü açtılar. Toplumsal barış ve demokratik toplum için, Darbecilerle toplumsal suç ortaklığını reddedelim!”

PİRHA/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.