Alevi Haber Ajansi

Aysel Demir Kılavuz: Aleviler kendi kimliğiyle Barış Süreci’nin içinde olmalı-VİDEO

PİRHA- Barışın toplumsallaşmasında sorunların olduğunu vurgulayan Mersin Cemevi Kadın Komisyonu’ndan Aysel Demir Kılavuz, kadınların ve Alevilerin barışın öncülüğünü yapması gerektiğini belirtti.

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu’ndan Aysel Demir Kılavuz, Barış Süreci’ne dair sorularımızı yanıtladı.

“BARIŞIN TOPLUMSALLAŞMASINDA SORUNLAR VAR”

Pirha: Barış bu coğrafya için ne anlama geliyor?

Aysel Demir Kılavuz: Barış cümlesi bir kere çok güzeldir. Yani savaş her zaman yıkımdır. Silahların susması bile çok önemlidir. Çünkü savaş kadına, gençlere, çocuklarımıza, bütün insanlığa felaket getirmiştir. Göçler oldu, binlerce köylerimizden göç edildi insanlar yerinden oldu. Çoluk çocuk işsiz kaldı. Nerede savaş varsa orada kıyım vardır. Nerede savaş varsa orada zulüm vardır. Orada özgürlük yoktur.

Geçmişte barış adına bir çok girişimde bulunduk, Avrupa’dan Türkiye’ye barışı anlattık. Keşke o zaman gerçekleşseydi. Ama yine de şu an çok önemli. Bütün insanlık için ötekileştirmeye maruz kalmış her halk için çok önemli. Çünkü bu ülkede büyük zulüm görüldü. Kürtlere büyük zulümler yapıldı. Alevilere yapıldı. Evleri basıldı. Çocuklar kaçırıldı. İnsanlar kaçırıldı. Hala faili meçhul diyoruz. Aslında failleri belli ama ne yazık ki binlerce insanın mezarı bile yok. Hala Cumartesi Anneleri Galatasaray’a çıkıyorsa demek ki barışa ne kadar ihtiyaç olduğu önemini taşıyor. Orada hiç Türkçe bilmeyen anneler gelip “evlatlarımızı, eşlerimizi, arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı istiyoruz” dediler. O günden bugüne kadar eylem yapıyorlarsa bu ülkede barışa ne kadar ihtiyaç olduğunun kanıtıdır.

Şu an yürütülen süreçte eksikler var. Barışın toplumsallaşmasında sorunlar var. Barışı halkla bütünleştirip, bütün toplumla görüşmek, istişare etmek ve onları da barış sürecinin içine katmak önemlidir. Birileri eleştiriyor işte şunla oturdu, bununla oturdu. Biz herkesle oturacağız. Ama önemli olan ilkelerimize ödün vermemek ve taleplerimizin sonuna kadar arkasında durmaktır.

“HALKIN KATILDIĞI BARIŞ KOMİSYONU KURULMALI”

-İki yıllık çatışmazlık süreci bize neyi gösterdi? Bundan sonra iktidar, sivil toplum kuruluşları ve Aleviler ne yapmalı?

Aysel Demir Kılavuz: Ülke bir nefes aldı. Bundan sonra da kitlelere düşen, halka düşen barışı sahiplenip, toplumsallaşmasını sağlamaktır.

Alevi kadını olarak Alevi sorununun parlamentoda çözülmesi gerekiyor. Sadece onların verdiği emirle değil, daire başkanlarıyla değil, Alevilerin sözünün her alanda görülmesi, haklarının teslim edilmesi lazım. Nasıl ki Kürtlerin hakları var, Kürtlerin dili özgürce olması gerekiyor. Alevilerin de kendi inancı var. Bunların yasal olarak Meclis’ten geçmesi gerekiyor.

Halktan temsilcilerin olduğu bir komisyonun kurulmasını öneriyorum. Bütün bütün kurumlardan bir komisyon kurmak. Gerçekten o bedeli ödeyen insanların temsilcilerinden oluşturmak. İHD’den, Alevilerden, Kürt halkından insanların yer aldığı bir komisyon olmalı. Onun için ben hem bir Kürt kadını hem bir Alevi kadını hem de bir anne olarak bu sürecin çok önem taşıdığını, herkes elin taşın altına koyması gerektiğine inanıyorum. Ve dünyada barışın sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

“ALEVİLER KENDİ KİMLİĞİYLE BARIŞ SÜRECİ’NİN İÇİNDE OLMALIDIR”

-Toplum barış istiyor ama atılmayan adımlardan kaynaklı bir kaygı da var. Bu kaygıların giderilmesi noktasında Meclis burada nasıl bir rol üstlenmeli?

Aysel Demir Kılavuz: Binlerce insan sırf düşüncesinden dolayı içeride. Acıların bir daha yaşanmaması için Meclis’e çok büyük görev düşüyor. Halkın temsilcilerini alıp orada tartışıp konuşmak lazım. Örneğin Alevilerin temsilcilerini, kanaat önderleri çağırıp konuşulabilirler. Bu ülkede Çerkezler, Ermeniler ve farklı halklar yaşıyor. Onları da çağırıp “Türkiye’de barış nasıl sağlanır?” sorusuna birlikte cevap bulabilirler.

Aleviler kendi kimliğiyle Barış Süreci’nin içinde olmalıdır. Temsil hakları böyledir yani temsiliyet budur. Bu ayrımcılık değildir. Kendi halkını, kendi inancını temsil etmek bölücülük değildir. Bu daha çok demokrasi getirir. Daha çok laiklik getirir. Daha çok barış getirir.

“TÜRKİYE’DE BARIŞI KADINLAR GETİRECEK”

-Barış süreçlerinde kadınların rolü oldukça belirleyici oluyor. Kadınların barıştaki rolüne dair ne söylersiniz?

Aysel Demir Kılavuz: Türkiye’de Barış Sürecini kadınların götüreceğine inanıyorum. Çünkü 12 Eylül’de kadınlar sokaktaydı. Kadınlar daha yürekli, daha cesaretlidir. İşte Cumartesi Anneleri’nin on yıllardır verdiği mücadele var. Bıkmadan, bir adım geri adım atmadan evlatlarını istiyorlar. Barış annelerinin mücadelesi var. Diyor ki: “Benim çocuğum torbada kemikleri verildi ama ben barıştan yanayım.” Bu ne kadar önemli, ne kadar kıymetli, ne kadar değerli bir söz.

Kadınların öncülüğü bir başkadır. Çünkü, Türkiye’de gerçekten barış sözü gelince hep barış anneleri akla geliyor. Bu asker annesi de olsa buna el atmalı. Barışı ancak biz birbirimizle diyalog kurarsak gerçekleştiririz. Biz kadınlar buna el atarsak yürekten inandığımız için barış gerçeğini bulabilir. Türkiye’de barışı kadınlar getirecek, anneler getirecek.

“ALEVİLER BARIŞIN ÖNCÜLÜĞÜNÜ YAPMALI”

-Alevilerin Barış Süreci’ne katılımını nasıl görüyorsunuz? 

Aysel Demir Kılavuz: Aleviliğin kendisi zaten barıştır. Doğa inancıdır Alevilik. Bütün doğayla barışık yaşamıştır. Tahtacılar odun keserken, dua ederek, rızasını alarak yapmıştır. Kürtlerden önce Alevilerin barıştan yana olması gerekiyor. Hiç ayırt etmeden, biz barıştan yanayız.

“Bütün evren semah döner” diyoruz. Bu söz bütün evrenin kendine sahip çıktığını, koruduğunu anlatıyor. Doğayı anlatıyor, sevgiyi anlatıyor, barışı anlatıyor, huzuru anlatıyor. Evrenin barış için semah döndüğünü anlatıyor. Gerçek Aleviliğin özü rızalıktır. Rıza kapısında oturup bunu barış sürecine de destek vermesi için bütün kurumların buna el atması gerekiyor. Hatta Aleviler barışın öncülüğünü yapmalı. Ama bunun için de en çok kadınların olmasını öneriyorum.

Diren KESER/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.