PİRHA- Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, 8 Kasım’da Dortmund’da “Kadın, Barış ve Alevilik” paneli düzenleyecek. Farklı inançlardan kadınları ortak söz kurmaya çağıran DAKB Sözcüsü Songül Morsümbül, “Barışa ve demokratik topluma dair sözümüzü güçlü söylemek bu dönemde çok daha önemli ve acil” dedi.
Kadınların barışın inşasında söz ve karar sahibi olması, farklı inanç ve kimliklerin eşitlik temelinde bir arada yaşayabilmesi gündemiyle Dortmund’da bir panel gerçekleştirilecek. Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), “Farklı dillerden, ortak bir geleceğe” şiarıyla düzenleyeceği “Kadın, Barış ve Alevilik” panelinde, Reya Haq, Arap Alevi, Ezidi ve Yaresan kadınları bir araya getirecek.
Moderatörlüğünü Nurcan Güldü’nün üstleneceği panelde siyasetçi Gültan Kışanak, Ağuçan Ocağı’ndan Didar Ana, Ezidi Kadın Meclisleri Koordinasyonu üyesi Ayfer Özdoğan, Arap Alevi temsilcisi Revon Ali ve Yaresan kadın temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak.
8 Kasım 2026 Pazar günü saat 10.00-12.00 arasında kahvaltıyla başlayacak etkinlik, saat 13.00’te panelle devam edecek. Buluşma, DAKME’nin “Körnebachstraße 49, 44143 Dortmund (Innenstadt-Ost)” adresinde gerçekleştirilecek.
Panele ilişkin konuşan DAKB Sözcüsü Songül Morsümbül, buluşmanın amacını ve barışa ilişkin beklentilerini anlattı. Morsümbül, Alevi kadınların barış ve demokratik toplum tartışmalarının öznesi olduğunu vurgulayarak, farklı inançlardan kadınları birlikte söz kurmaya çağırdı.
“EŞİTSİZLİĞİ VE ADALETSİZLİĞİ KABUL ETMİYORUZ”
Dünyada tarihsel değişimlerin hızlandığı, coğrafyaların dahi yeniden tanımlandığı bir dönemden geçildiğini belirten Morsümbül, Alevilerin Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında eşitsizliğe ve ayrımcılığa maruz bırakılmayı kabul etmediğini söyledi.
Alevilerin hak taleplerini yıllardır farklı platformlarda ve alanlarda dile getirdiğini ifade eden Morsümbül, şöyle konuştu:
“Eşitsiz, adaletsiz, hoşgörüsüz, soykırımdan geçen bir topluluk olmayı kabul etmiyoruz. Kabul etmediğimizi defalarca çeşitli platformlarda, etkinliklerde söz kurarak, eylemler gerçekleştirerek, alanlara çıkarak gösterdik. Hak talep edilen yerde, hakkın verilmesi için mücadele etmek ve söz kurmak elbette ana sütümüz kadar bize helaldir.”
FEDA’ya bağlı bir kadın örgütlenmesi olarak barışa ve demokratik toplumun kurumsallaşmasına yönelik çabaları önemsediklerini dile getiren Morsümbül, “Bu çabaların öznesi olduğumuzu etkinliklerimizde ve açıklamalarımızda ifade ettik. 8 Kasım’da Dortmund’da, kendi dergahımızda kadınlarla barışı ve Aleviliği tartışacağız. Barışı, Aleviliği ve kadını, kadınlarla söz kurarak tartışacağız” dedi.
“FARKLI İNANÇLARDAN KADINLARLA BİRLİKTE SÖZ KURMAK İSTEDİK”
Panel için uzun süredir çalıştıklarını belirten Morsümbül, Anadolu ve Mezopotamya’nın farklı inanç topluluklarından kadınların deneyimlerini buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Morsümbül, barış ve demokratik toplum sürecindeki tıkanmaların ortak mücadeleyle aşılabileceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Biz bu tıkanmaları aşabilen bir güç müyüz? Elbette tek başımıza değil. Ama birlikte yaşadığımız topluluklarla, inanç bileşenleriyle, birlikte yol yürüdüğümüz inanç sürekleriyle söz kurmak istedik. Barışa ve demokratik topluma dair sözümüzü güçlü söylemenin de Alevi kadınlar açısından bu dönemde çok daha önemli ve acil olduğunu düşünüyoruz.”
“KAYIP KADINLARIN AKIBETİNİ SORACAĞIZ”
Savaşların, çatışmaların ve inançlara yönelik baskıların kadınların yaşamında yarattığı yıkıma dikkat çeken Morsümbül, Suriye’de Arap Alevi kadınların, Şengal’de Ezidi kadınların ve İran’da Yaresan kadınların yaşadıklarının panelin gündemleri arasında olacağını belirtti.
Morsümbül, Suriye’de Arap Alevilere yönelik baskıların sürdüğünü, kayıp kadınların akıbetinin bilinmediğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Suriye’de hala Arap Alevilerin üzerinde ciddi baskılar varken, onlarca kadının nerede olduğunu bilmezken, Ezidi kadınların kayıpları hala bulunmamışken ve Türkiye’de Alevilerin evleri hala işaretleniyor, kadınlar öldürülüyorsa, bunların kendi coğrafyamızda, kendi kentlerimizde, kendi yaşamımızda olduğunu sözümüzle, ezgimizle, dualarımızla 8 Kasım’daki panelde ifade edeceğiz.”
Panelde Arap Alevi kadınlardan Suriye’deki çatışmalı süreci ve barış arayışlarını dinleyeceklerini söyleyen Morsümbül, Ezidi kadınların ise Şengal’deki gelişmelerin kadınlara etkisini ve kayıp kadınların akıbetinin ortaya çıkarılması mücadelesini anlatacağını belirtti. Yaresan kadınların da İran’daki kadın idamlarına ve inançlarına yönelik baskılara ilişkin söz kuracağını aktardı.
“BARIŞI HEPİMİZİN BARIŞI YAPMAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Barışın farklı halkların ve inançların ortak iradesiyle toplumsallaşması gerektiğini vurgulayan Morsümbül, Alevilerin, Kürtlerin, Türklerin, Türkmenlerin, Arapların, Ezidilerin, Asuri-Süryanilerin, Ermenilerin ve diğer toplulukların beklentilerinin bu süreçte karşılık bulmasının önemine işaret etti.
Morsümbül, amaçlarının “birbirini daha çok kabul eden, birbiriyle buluşan ve birbirine söz söyleyebilen bir toplum” için çaba göstermek olduğunu belirterek, barışı herkesin barışı haline getirecek ortak bir zemine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Savaşın toplumlarda derin acılar bıraktığını dile getiren Morsümbül, “Savaş sürerken, kanın ve gözyaşının olduğu ortamda coğrafyamızda nefes almamız mümkün değildi. Acılarımız sonlanmasa da öfkelerimiz henüz istediğimiz düzeyde yatışmasa da bir süreç tartışılıyor” ifadelerini kullandı. Morsümbül, yeni acıların yaşanmasının bütün topluluklara büyük zarar vereceğini vurguladı.
KADINLARA BULUŞMA ÇAĞRISI
Kadınların hem sokakta hem de toplantı salonlarında daha güçlü söz kurduğunu belirten Morsümbül, Dortmund’daki panelin de bu ortak sözün bir parçası olmasını istediklerini söyledi.
Morsümbül, kadınları ve Alevi toplumunu buluşmaya şu sözlerle davet etti:
“Bizimle söz kurmak, sözümüzü dinlemek, sözümüzde buluşmak, cemimizde cemal cemale gelerek barışa ve demokrasiye adım atmak için sizleri orada bekliyoruz. Sizleri bu panelde özne olmaya, sözünüzle söz katmaya, anlamaya ve anlamlandırmaya davet ediyoruz.”
PİRHA/DORTMUND
Yoruma kapalı.