PİRHA- İzmir’de Aysel Aydemir’e silahlı saldırıda bulunan eski eşi Ferhat Bingöl’e verilen 17 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden görülen davada 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Duruşma öncesi ve sonrasında adliye önünde açıklama yapan kadınlar karara tepki gösterdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Bu karar cinsiyetçi bir karardır. Biz bu kararı tanımıyoruz. Öfkemizi mücadeleye dönüştüreceğiz” dedi.
İzmir’de Aysel Aydemir’e silahlı saldırıda bulunan eski eşi Ferhat Bingöl’ün yeniden yargılandığı davada 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Bingöl’e daha önce verilen 17 yıllık hapis cezası istinaf tarafından onanmış, ancak Yargıtay tarafından bozulmuştu.
Karşıyaka Adliyesi’nde 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya çok sayıda kadın katılarak Aydemir’e destek verdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ve Mor Dayanışma Derneği, duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yaptı. Kadınlar, Yargıtay’ın bozma kararına tepki göstererek Aydemir için adalet istedi.
“AYSEL’İ ÖLDÜRMEK İÇİN İKİ SİLAHLA ÖNÜNÜ KESTİ”
İlk olarak konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, saldırının yaşandığı ilk günden itibaren Aysel Aydemir’in yanında olduklarını belirtti.
Aydemir’in saldırıdan beş yıl önce boşandığını ve kendi yaşamını kurmaya çalıştığını anlatan Osmanoğulları, eski eşi Ferhat Bingöl’ün sabah saat 06.30 sıralarında işe giden Aydemir’in önünü iki silahla kestiğini söyledi.
Bingöl’ün kullandığı silahlardan birinin tutukluk yaptığını, Aydemir’in bu sırada bir çöp kamyonunun arkasına saklanmaya çalıştığını belirten Osmanoğulları, saldırganın diğer silahla da Aydemir’i öldürmeye çalıştığını ifade etti.
Osmanoğulları, sanığın yargılama sürecinde pişmanlık göstermediğini belirterek, savunmalarında Aydemir’in boşandıktan sonraki özel yaşamını gerekçe göstermeye çalıştığını söyledi.
“YARGITAY SİLAHIN TUTUKLUK YAPMASINI NEDEN GÖRMEZDEN GELDİ?”
Yargıtay’ın bozma kararına tepki gösteren Osmanoğulları, saldırının öldürme kastıyla gerçekleştirilmediği yönündeki değerlendirmeyi eleştirdi.
Osmanoğulları, “Neymiş efendim? Öldürme kastı yokmuş. Eğer öldürme kastı olsaymış ayağına değil de öldürücü olabilecek bölgelerine ateş edermiş. O sırada bu silahlardan biri tutukluk yapmış. Peki bunu neden göz ardı etti Yargıtay?” diye sordu.
Aydemir’in saldırının ardından uzun süre yürüyemediğini ve ilk duruşmalara tekerlekli sandalyeyle katıldığını hatırlatan Osmanoğulları, yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıkıma dikkat çekti.
“Aysel’in hayatı o olaydan sonra altüst oldu. Bir kere aylarca yürüyemedi. Bu mahkemeye tekerlekli sandalyeyle geliyordu ilk zamanlar. Şu an ayakta durması bile bir mucize” diyen Osmanoğulları, kadınların yaşanan sürecin tanığı olduğunu vurguladı.
“AYSEL’E ADALET SAĞLANANA KADAR ADLİYE ÖNLERİNİ TERK ETMEYECEĞİZ”
Yargılama boyunca kadın dayanışmasının hedef gösterildiğini belirten Osmanoğulları, sanık ve avukatının tutukluluğun gerekçesi olarak duruşmaları takip eden kadınları gösterdiğini söyledi.
Osmanoğulları, “Biz o gün de söyledik: Korkun bizden. Biz buradan Aysel’e ve öldürülmeye çalışılan bütün kadınlara, öldürülen bütün kadınlara adaleti sağlatana kadar bu mahkeme salonlarını, bu adliye önlerini terk etmeyeceğiz” dedi.
Yargıtay’ın bozma kararının şiddet faillerine cesaret verdiğini savunan Osmanoğulları, “Sizin o Yargıtay kararınız bu faillere şunu söylüyor: Çık, yarım bıraktığın işi tamamla” ifadelerini kullandı.
Kadınların aile politikaları üzerinden ev içine hapsedilmeye çalışıldığını da belirten Osmanoğulları, şiddete karşı örgütlü mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Kadınlar açıklama sırasında sık sık “Erkek adalet değil, gerçek adalet” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.
“BİR KADIN CİNAYETİ DAHA YAŞANMASIN DİYE BURADAYIZ”
Ardından konuşan Mor Dayanışma Derneği Üyesi Deniz Uslu, kadın cinayetlerine dikkat çekerek, öldürülen kadınların isimlerini hatırlattı.
Menemen’de polis memuru nişanlısı tarafından öldürüldüğünü belirttiği avukat Özge Pembegül’ün de yaşamını yitirmemiş olsaydı Aysel Aydemir’e destek vermek için adliye önünde olacağını ifade eden Uslu, kadın cinayetlerine karşı dayanışmanın önemini vurguladı.
Uslu, “Bugün buraya gelen bütün kadınların amacı da kadın cinayetlerine yeni bir ismin eklenmemesi. Bugün buraya öfkesiyle, inadıyla, isyanıyla, pankartıyla, sloganıyla gelen bütün kadınların amacı bir kadın cinayeti daha yaşanmaması” dedi.
“UZAKLAŞTIRMA KARARLARI ETKİN BİÇİMDE UYGULANMIYOR”
Kadınların şiddete karşı yaptıkları başvuruların yeterince dikkate alınmadığını belirten Uslu, uzaklaştırma kararlarının etkin biçimde uygulanmamasına tepki gösterdi.
Aysel Aydemir’in de saldırı öncesinde uzaklaştırma kararı aldırdığını hatırlatan Uslu, Ferhat Bingöl’ün bu karara rağmen Aydemir’in kapısına dayandığını söyledi.
Elektronik kelepçe uygulamasının sanığın itirazı nedeniyle hayata geçirilmediğini belirten Uslu, koruma tedbirlerinin şiddet uygulayan erkeklerin tercihine bırakılamayacağını vurguladı.
Uslu, “Kişilerin inisiyatifine, ısrarına mı kalacak böyle tedbirler? Sizin keyfî kararlarınıza mı kalacak kadınların hayatı?” diye sordu.
“BİR KADININ DAHA HAYATININ KARARTILMASININ HESABINI KİM VERECEK?”
Yargıtay’ın bozma kararının Aydemir’in güvenliği açısından ciddi kaygılar yarattığını ifade eden Uslu, Ferhat Bingöl’ün serbest bırakılması durumunda yaşanabileceklerden endişe duyduklarını söyledi.
Uslu, “O Ferhat Bingöl cezaevinden çıktıktan sonra Aysel’i tekrar bulmaya çalıştığında ya da Aysel’e bir zarar verdiğinde ne diyeceksiniz? Pardon mu diyeceksiniz?” sözleriyle yargı makamlarına seslendi.
Kadınların yaşam hakkını savunmak için bir araya geldiklerini belirten Uslu, “Bir kadının daha hayatı karartıldığında bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.
“BU DAVANIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Mor Dayanışma olarak Aysel Aydemir’in yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Uslu, olası bir tahliye kararına karşı kadın dayanışmasını büyüteceklerini söyledi.
Uslu, “Hiçbir kadın yalnız değil. Bu davada, bu mücadelede hep beraber omuz omuza olmak için sözümüzü tutmaya devam ediyoruz” dedi.
Kadınların şiddete karşı mücadelesinin mahkeme salonlarıyla sınırlı kalmayacağını ifade eden Uslu, “Bu davanın da sonuna kadar takipçisi olacağız. Asla yalnız yürümeyeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
MAHKEMEDEN 5 YIL 10 AY HAPİS CEZASI
Duruşma öncesinde basın açıklaması yapan kadınlar, yargılamanın ardından mahkemenin kararını bekledi. Mahkeme, Aysel Aydemir’e silahlı saldırıda bulunan eski eşi Ferhat Bingöl’e 5 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
Kararın açıklanmasının ardından kadınlar bir kez daha tepki gösterdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, Yargıtay’ın bozma kararını ve yeniden yargılamada verilen cezayı eleştirdi.
“YARGITAY ÖLDÜRME KASTI YOK DİYEREK CEZAYI DÜŞÜRDÜ”
Aysel Aydemir’in saldırıdan beş yıl önce boşandığını ve eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu hatırlatan Osmanoğulları, Bingöl’ün uzaklaştırma kararını defalarca ihlal ettiğini söyledi.
Saldırının nasıl gerçekleştiğini yeniden anlatan Osmanoğulları, “Sabah altı buçukta Aysel işe giderken iki silahla önünü kesiyor. Silahlardan biri tutukluk yapıyor, diğeriyle de kurşunları bitene kadar ateş ediyor. Aysel, tesadüfen orada bulunan çöp kamyonunun arkasına saklanarak kurtuluyor” dedi.
Daha önce verilen 17 yıllık hapis cezasının istinaf tarafından onandığını ancak Yargıtay’ın kararı bozduğunu belirten Osmanoğulları, şunları söyledi:
“Bizim verdiğimiz mücadele sonucunda öldürmeye teşebbüsten üst sınırdan ceza çıkmıştı. İstinaf da onayladı. Yargıtay’a gitti. Ama bu erkek egemen yargı sisteminin cinsiyetçi kararlarını zaten hep biliyoruz.”
Osmanoğulları, “Yargıtay dedi ki öldürme kastı yoktur, sadece basit yaralamadır. Ve buradan o cezayı indirdi. Beş yıl on ay gibi bir ceza verdi” ifadelerini kullandı.
“BU KARAR CİNSİYETÇİ BİR KARARDIR”
Cezanın düşürülmesinin kadınlara yönelik şiddet faillerini cesaretlendirdiğini savunan Osmanoğulları, kadınların yaşam güvenliğinin yargı kararlarıyla tehlikeye atıldığını belirtti.
Osmanoğulları, “Biz biliyoruz, tesadüfen hayatta kalan kadınlara saldıran bu failler serbest bırakıldıktan sonra yarım bıraktıkları işi tamamlamaya çalışıyorlar. O yüzden bu ülkede bu kadar çok kadın cinayetinin olması bireysel bir olay değil. Bu bir sistemdir, bu bir politik tercihtir” dedi.
Yargıtay’ın kararını kabul etmediklerini vurgulayan Osmanoğulları, “Bu karar cinsiyetçi bir karardır. Yargıtay’ın cinsiyetçi kararıdır. Biz bunu tanımıyoruz. Biz bu karara karşı mücadelemizi vereceğiz. Aysel’e adalet sağlayacağız” diye konuştu.
Bingöl’ün serbest bırakılması durumunda Aydemir’in başına gelebilecek herhangi bir olumsuzluktan tahliye kararını verenlerin sorumlu olacağını belirten Osmanoğulları, kadın dayanışmasının devam edeceğini söyledi.
Osmanoğulları, “Öfkeliyiz ama umutsuz değiliz. Öfkemizi mücadeleye dönüştüreceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
PİRHA/İZMİR
Yoruma kapalı.