Alevi Haber Ajansi

Narlıdere’de Alevi deyişleriyle hafıza ve duygu aktarımı konuşuldu-VİDEO

PİRHA- Narlıdere Cemevi’nde düzenlenen “Alevi Deyiş Geleneğinde Duygu ve Hafıza Aktarımı” söyleşisinde, Alevi deyişlerinin kolektif hafızayı, inançsal aktarımı ve toplumsal duyguları kuşaktan kuşağa taşıyan önemli bir kültürel miras olduğu vurgulandı.

Demi Devran Topluluğu’nun düzenlediği “Alevi Deyiş Geleneğinde Duygu ve Hafıza Aktarımı” söyleşisi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Narlıdere Cemevi’nde  yapılan söyleşide Doç. Dr. Urum Ulaş Özdemir ile Dr. Zeynep Oktay sunum yaparken, Alevilikte “hal” ve “mahlas” kavramlarının inanç ve kültürel aktarım içerisindeki yeri ele alındı.

 “HAL” KAVRAMI DUYGULARIN ORTAKLAŞMASINI SAĞLIYOR

Söyleşide ilk sözü alan Dr. Zeynep Oktay, Alevi deyişlerinde duygu aktarımının ve özneleşmenin önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Bedensel bilginin duygusal ve duyusal boyutlarının müzik aracılığıyla aktarıldığını ifade eden Oktay, bu geleneğin “hal” kavramı üzerinden kurulduğunu söyledi.

Alevi kimliğine ve inancına dahil olan duyguların bir araya gelmesiyle “cem olma hali”nin ortaya çıktığını belirten Oktay, bir deyişi yeniden seslendiren kişinin mahlası kendi varlığında bugüne taşımasının aynı zamanda bir topluluk oluşturma pratiği olduğunu ifade etti. Mahlasın bir hafıza taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Oktay, bunun kolektif hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir rol oynadığını söyledi.

Geleneklerin ancak ortak emekle yaşatılabileceğini belirten Oktay, “Gelenek dinamiktir ve dönüşerek aktarılır. Dönüşmeyen gelenek zamanla yok olur” dedi.

“MAHLAS KUTSAL BİR SİLSİLENİN TAŞIYICISIDIR”

Doç. Dr. Urum Ulaş Özdemir ise konuşmasında, Maraş bölgesindeki Sinemilli Ocağı’na ait deyişler üzerinden yürüttüğü çalışmalardan örnekler verdi. Sesin sözle buluştuğu noktada bir “hal”in ortaya çıktığını ifade eden Özdemir, “hal” kavramının Alevi deyiş geleneğinde taşıdığı anlam üzerinde durdu.

Mahlasın kutsal geçmişi bugüne taşıyan bir isim olduğunu belirten Özdemir, bunu aynı zamanda bir aktarım ve sorumluluk pratiği olarak değerlendirdi. Mahlasın deyişler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılan kutsal bir silsilenin parçası olduğunu söyledi.

Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Doç. Dr. Urum Ulaş Özdemir’in seslendirdiği deyişlerle sona erdi.

PİRHA/İZMİR

 

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.