PİRHA – Zakirliğin tarih boyunca Balkanlar’dan Orta Doğu’ya İran’a kadar uzanan Alevi topluluklarını farklı dilleri farklı melodileri birbirine bağlayan hafızayı kuşaklar arasında aktaran önemli bir aracı görevi üstlendiğini söyleyen Doç. Dr. Urum Ulaş Özdemir, “Zakirlik günümüzde giderek daha da önemli bir hale gelecek” dedi.
Yüz yıllardır Alevi cemlerinde inançsal hafızanın aktarıcılarından biri de Zakirliktir. Alevi inanç ve kültürünün nesiller boyunca hafızada kalmasında Zakirlerin seslendirdiği deyişler önemli bir yer tutuyor. Alevi cemlerinde 12 hizmetten biri olan Zakirlik, kelime anlamıyla da Hakk’ın kelamını, sazıyla, sözüyle dile getiren insandır.
Doç. Dr. Urum Ulaş Özdemir, geçmişte üzerinde çalıştığı Zakirlik geleneğini PİRHA’ya değerlendirdi. Ulaş Özdemir’in etnomüzikoloji çalışması “Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası: İstanbul Cemevlerinde Zakirlik Hizmeti” adında kitabı da bulunuyor.
“ZAKİRLİK HİZMETİ FARKLI YÖRELERDE FARKLI KİŞİLERLE YAPILIYOR”
Cemlerde 12 hizmetliden birisinin Zakir olduğunu söyleyen Ulaş Özdemir, farklı yörelerde Zakirlik hizmetini farklı şekillerde yapan icracıların olduğunu, bunların kimi zaman cemi yürüten Pir, kimi zaman bir Aşık kimi zaman ise bağımsız birinin de olabileceğini belirtti.
2015 yılında doktora tezinde İstanbul’daki cemevlerinde zakirlik hizmeti yürüten 20-30 yaş arası genç zakirleri incelediğini söyleyen Özdemir, bu zakirlerin 5-10 yıl arası düzenli olarak cemlerde zakirlik yaptığını ve bunu hala sürdürdüklerini söyledi.
Özdemir, Alevi inancıyla ve geleneğiyle bağ kuran gençlerin bunu hizmet olarak yaptıklarını aynı zamanda cemevlerinden çıktıklarında da kutsal bir görev yüklediklerini belirti. Özdemir, zakirlik kimliğine kutsallık atfedildiğini ve bunu koruduklarının altını çizdi.
“ZAKİRLİK HAFIZANIN TAŞINMASINA ÖNEMLİ BİR YERİ VAR”
2000-2010’lu yıllarda hem gençler açısından hem de gelenek boyutuyla zakirliğin Alevi Bektaşi inanç geleneği ve müzik icrasında ön plana çıktığının altını çizen Ulaş Özdemir, bu konuda çok sayıda makalenin yazıldığını ve belgesellerin çekildiğini ifade etti.
Özdemir, Zakirlik alanında UNESCO’nun 2003 tarihli Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında hayata geçirilen Yaşayan İnsan Hazineleri programı kapsamında Türkiye’de zakirlik ve aşıklık alanında bu unvanın Dertli Divani’ye verildiğini hatırlattı.
Alevilikte Zakirlik hem aşıklık, ozanlık hem de icra boyutuyla ön plana çıktığını belirten Özdemir, söz ve müziğin inançsal bir hafızanın veya geleneğin kuşaklar boyu taşınmasında da önemli bir görev üstleniyor dedi.
Özdemir, Zakirliğin tarih boyunca Balkanlar’dan Orta Doğu’ya İran’a kadar uzanan Alevi topluluklarını farklı dilleri farklı melodileri birbirine bağlayan hafızayı kuşaklar arasında aktaran önemli bir aracı görevi üstlendiğini söyledi.
“ALEVİLİK BİLGİSİNİN SAZ VE SÖZLE TAŞINMASINA ZAKİRLİK ÖNEMLİ BİR GÖREV”
Alevi Bektaşi inanç kültüründe Zakirliğin önemli bir görevi olduğunun altını çizen Ulaş Özdemir, şunları söyledi:
“Bu aynı zamanda bu topluluk için bir hafızayı, beleği canlandırmak çabası. Ve gençler de bu açıdan tıpkı böyle usta dede, icracıları, aşıkları ve saz, söz ustalarının kayıtlarını eski sesleri ve tınıları ararken sadece geleneği korumak anlamında değil ama bunu tekrar yaşatırken bir şekilde kaynak alabilecekleri, feyz alabilecekleri geleneğin içinde önemli olan zakirlikte karşılarına çıkan bir değerdir.
Zakirlik giderek daha da önemli bir hale gelecek diye düşünüyorum. Çünkü dünyanın dört bir yanında Alevi Bektaşi kurumları, cemevleri var. Alevilik bilgisinin saz ve söz ile taşınmasında zakirlik önemli bir görev olarak karşımıza çıkıyor.”
Semra ACAR – İZMİR
Yoruma kapalı.