PİRHA- Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Hatay’ın Dörtyol ilçesine bağlı Yeşilköy’de kurulması planlanan sıcak haddehane ve çelikhane tesisinin hava, su, toprak ve tarımsal üretime zarar vereceğini belirterek, projenin ÇED raporunun iptal edilmesini istedi.
Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Hatay’ın Dörtyol ilçesine bağlı Yeşilköy Mahallesi’nde HABAŞ Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. tarafından yapılması planlanan sıcak haddehane ve çelikhane tesisine karşı açıklama yaptı. Tesisin sulu tarım arazileri ve narenciye üretimi üzerinde ciddi etkiler yaratacağını belirten DAÇE, ÇED raporunun iptal edilmesini istedi.
DAÇE tarafından yapılan açıklamada, “HABAŞ Yeşilköy Sıcak Haddehane Tesisi” ve çelikhane projesinin Yeşilköy Mahallesi Kurudere Mevkii’nde kurulmasının planlandığı belirtildi. Proje alanının tamamının sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu, bölgenin ise önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğu ifade edildi.
“PROJE ALANININ TAMAMI SULU TARIM ARAZİSİ”
Açıklamada, proje alanının yaklaşık 2 bin 750 metre kuzeybatısında Yeniyurt Mahallesi, 3 bin 500 metre güneydoğusunda Ocaklı Mahallesi, yaklaşık 3 bin 900 metre güneydoğusunda ise Dörtyol ilçe merkezinin bulunduğu kaydedildi.
Arazi Varlığı Haritası’na göre proje sahasının tamamının sulu tarım arazisi olduğuna dikkat çeken DAÇE, tesisin tarımsal üretim ve özellikle narenciye üretimi açısından risk oluşturacağını vurguladı.
YILDA 1 MİLYON 750 BİN TON ÇELİK ÜRETİMİ PLANLANIYOR
DAÇE’nin açıklamasında, tesiste yılda 1 milyon 750 bin ton çelik üretilmesinin planlandığı belirtildi. Üretim için yaklaşık 1 milyon 960 bin ton hurda metal ve yılda 28 bin ton kömür kullanılacağı aktarıldı.
Üretim sürecinde PM10 ve PM2.5 partikülleri, metal içeren partiküller, azot oksitler, kükürt dioksit, karbon monoksit, uçucu organik bileşikler ve PAH’ların ortaya çıkacağı belirtilen açıklamada, proses koşullarına bağlı olarak dioksin ve furanların da oluşabileceği ifade edildi.
Hurda metal içerisinde kurşun, kadmiyum, krom, nikel, mangan ve çinko gibi ağır metallerin bulunabileceğine işaret eden DAÇE, bu maddelerin baca emisyonları ve kaçak tozlar yoluyla çevreye yayılabileceğini belirtti.
“YILDA 28 BİN TON BACA TOZU OLUŞACAK”
Açıklamada, tesisin işletilmesi sırasında yılda yaklaşık 28 bin ton baca tozu oluşmasının öngörüldüğü kaydedildi. DAÇE, baca tozunun içeriği, depolanması ve taşınmasının bölge halkının sağlığı açısından ciddi risk oluşturacağını savundu.
Tesisteki üretimin yanı sıra günlük taşımada kullanılacağı belirtilen 450 ağır tonajlı kamyonun da hava, su ve toprak kirliliğini artıracağı ifade edildi.
DAÇE, ağır metaller, zehirli gazlar ve baca tozlarının başta kanser olmak üzere kronik hastalıklar ile erken doğum, bebeklerde gelişme geriliği ve gebelikte olumsuz sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
YILDA 5 MİLYON METREKÜPTEN FAZLA SU TÜKETİMİ
Tesiste günlük 13 bin 769 metreküpün üzerinde soğutma suyu kullanılacağı, yıllık su tüketiminin ise 5 milyon 33 bin 400 metreküpe ulaşacağı belirtilen açıklamada, bu miktardaki su tüketiminin iklim krizinin etkileriyle birlikte bölgede yaşanabilecek su sorununu daha da artıracağı savunuldu.
DAÇE, soğutma suyundan kaynaklanabilecek kirlilik ile tesisten yayılacak ağır metaller ve gazların yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının yanı sıra denizi de kirletebileceğini belirtti.
Su kirliliğinin içme ve kullanma suyu kaynakları, tarımsal sulama, tarım ürünleri ve gıda zinciri üzerinden halk sağlığını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
“NARENCİYE ÜRETİMİ VE GIDA GÜVENLİĞİ OLUMSUZ ETKİLENECEK”
Proje alanı ve yakın çevresinin sulu tarım arazilerinden oluştuğunu hatırlatan DAÇE, üretim sırasında ortaya çıkacak ağır metaller ve gazların yanı sıra üretim sonrası toz ve atıkların depolanması ve taşınmasının da tarım alanlarında kirliliğe neden olacağını belirtti.
Açıklamada, tarım ürünlerinin üzerinde birikecek toz ve ağır metallerin verim kaybına yol açabileceği, özellikle bölgenin önemli geçim kaynaklarından narenciye üretiminin zarar görebileceği ifade edildi.
“BÖLGENİN HAVASI, SUYU VE TOPRAĞI DAHA ÇOK KİRLENECEK”
Dörtyol-Erzin bölgesinin önemli bir sanayi kuşağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bölgede mevcut demir-çelik tesisleri, sıcak haddehaneler, liman faaliyetleri, enerji üretim santralleri, çimento fabrikaları ve diğer sanayi tesislerinin bulunduğu hatırlatıldı.
DAÇE, mevcut sanayi faaliyetleri ve ağır vasıta trafiğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yeni tesisin bölgedeki hava, su, toprak ve deniz kirliliğini daha da artıracağını ve halk sağlığını olumsuz etkileyeceğini kaydetti.
“HALKIN KARŞI OLDUĞU BİR TESİS KURULAMAZ”
Bölge halkının tesisin yapılmasına karşı olduğu ve itirazlarını ÇED toplantısında dile getirdiği belirtilen açıklamada, “Halkın karşı olduğu bir tesis kurulamaz” denildi.
DAÇE, projenin Anayasa’nın 56’ncı maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına aykırı olduğunu belirterek,“Bu nedenle tesisin kurulumundan vazgeçilerek ÇED raporunun iptal edilmesini talep ediyoruz. Çevre ve halk sağlığı için mücadelemiz devam edecektir” çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.