PİRHA – Muş’un Varto İlçesine bağlı Çalıdere Köyü’nde JES projesine karşı başlatılan Çadır nöbetinin 103’üncü gününde devam ediyor. Nöbeti devralan Güzelkent köylüleri, mücadelenin sonuna kadar sahipleneceğini belirtti.
Varto’da İgnis Enerji tarafından yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santraline karşı çadır nöbeti ve eylemler devam ediyor. Toplam 16 köyü etkileyen JES projesine karşı bölge halkı su kaynaklarına, tarım arazilerine, deprem fay hatlarına ve genel yaşam alanlarına ciddi zararlar vereceğini belirterek JES projesinin tamamen iptal edilmesini istiyor.
Nöbet alanına sık sık farklı illerden ve ekoloji platformlarından destek ziyaretleri devam ediyor. Halk, projenin iptali için açılan davada mahkemenin verdiği bilirkişi keşfi yapılması kararının günün netleşmesini bekliyor.
103’üncü gününde nöbeti Güzelkent (Tatan) köy sakinleri devraldı. Köy sakinleri çadır alanına ‘Kutsalıma dokunma’, pankartıyla ve ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Varto yeşildir yeşil kalacak’ sloganıyla nöbeti devraldı.
Nöbete katılan kadınlar ise ellerinde lokmalarıyla büyük bir coşkuyla alana geldi.
“KARARLILIĞIN EN BÜYÜK SİMGESİ BASTONLARIYLA EYLEME KATILAN YAŞLILAR”
Yazar Veli Beyazgül, topraklarının, sularının, havalarının zehirlenmesini istemediklerini belirterek şunları söyledi:
“Direnişimiz sürüyle ölçmeye çalışmasınlar. İstemiyoruz çünkü topraklarımızın zehirlenmesini, havamızın zehirlenmesini suyumuzun zehirlenmesini istemiyoruz. Bugünkü kararlılığımızın en büyük sembolü de yaşlı bastonlarıyla önümüzde yürümesiydi. Her yaş kuşağından insan burada. Biz dilimizi de, kültürümüzü de, inançlarımızı da koruyacağız. Topraklarımızı koruyacağız. Hiçbir güç bizim bu birliğimizi engelleyemeyecek. Bütün köyler aylardır nöbet tutuyorlar. Ne mutlu ki nöbeti devralacağımız bir köy olduğu gibi bizden devralacak bir köy ya da bir topluluk olacak, bir dernek olacak. Bayrak gibi, bayrak yarışı gibi elden ele hangi birimiz düşsek bile burada yüz kişi, iki yüz kişi varsa hepimiz olmasak bile bir başka çocuk, ufacık bir çocuk bile direnişini sürdürdüğünde jeotermal bu topraklara giremeyecek. Biz hangi firma olursa olsun Amerikan olsun, yerli firma olsun içimizden birisinin firması bile olsa hiçbir şekilde topraklarımızın kirletilmesine, madencilikle, jeotermalle kirletilmesine müsaade etmeyeceğiz.”
“MÜCADELE ALANI ÇADIRI ASLA TERKETMEYELİM”
Eyleme katılan İzmir Ekoloji Sözcüsü Eylem Coşar da eylemin sahiplenmesi gerektiğini belirtti.
Bu toprakların kaybedilmesi halinde herkesin tekrar şehirlere göç etmek zorunda kalacağının altını çizen Coşar, “Burası bizim direniş alanımızdır” diyerek mücadeleyi selamladı.
“HUKUKSAL OLARAK İSTEDİĞİMİZ SONUÇLARI ALMAYA BAŞLADIK”
Mücadeleyi başından beri çadırda nöbet tutarak geçiren Çayan Dursun bu mücadelenin köylülerin desteğiyle bu noktaya geldiğinin altını çizdi. Dursun, “Bireyler üzerinden yürüyen bir çalışmanın bu noktaya gelmesinin olanağının olmadığını siz de iyi biliyorsunuz ben de iyi biliyorum. Siz köylüler olmamış olsaydınız bu mücadele bu noktaya gelmezdi” dedi.
Varto halkının bu mücadeleye sahip çıktığını kaydeden Dursun, hukuksal olarak istedikleri sonuçları almaya başladıklarını belirterek şunları söyledi:
“Hukuksal boyutuyla da biz burada işlediğimiz sonuçları almaya başladık. Ara kararlar verildi. Bu ara kararlarda keşif kararlar verildi. Önümüzdeki süreçte bir keşif işi yapılacak burada. Bilirkişi raporu yapacak. Bu jeotermali istemediğimizi, bu topraklarda bizim rızamız dışında bu işleri istemediğimizi yüksek sesle dile getirmemiz gerekiyor. Ne yazık ki bilirkişi sadece burada doğayı, hayvan veya su kaynaklarına bakmayacak. Aynı zamanda halkın buradaki iradesine bakacak. Bu işe karşı olup olmadığına, pazarlığın olup olmadığına bakacağız. Ama ben başından beri söylüyorum sizlerin bu meseledeki sahiplenişini bu meseleyi kendi meseleniz gibi görüp bu noktaya gelmesini de büyük payı var.”
PİRHA/VARTO
Yoruma kapalı.