PİRHA- İZKİTAP 8. İzmir Kitap Fuarı’nda kurulan Sahaflar Sokağı, eski kitaplardan dergilere, plaklardan fotoğraflara uzanan koleksiyonuyla geçmişin belleğini bugüne taşıyor. Sahaf Gökhan Tuğa, insanların burada farklı dönemlerle ve beklemedikleri eserlerle karşılaştığını belirtirken, Sahaf Cevat Besi ise İzmir’de her yaştan okurun sahaf kültürünü bildiğine dikkat çekerek, “Kitap sonu olmayan bir dünyadır. Nasıl evren sonsuzsa kitap da sonsuzdur” dedi.
İZKİTAP 8. İzmir Kitap Fuarı’nda sahaflara ayrılan özel alan, ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği bölümlerden biri oldu.
Kitap sayfalarının arasında gezinen o tanıdık koku, yılların sessiz tanıklığını fısıldarken, sahafların raflarında biriken her cilt geçmişten bir parçayı bugüne taşıyor.
Tozlu kapakların ardında saklı öyküler, el değiştirdikçe yeniden canlanan bir kültür mirasına dönüşüyor. Kitapların yanı sıra eski dergiler, plaklar, DVD’ler ve fotoğraflar da ziyaretçileri farklı dönemlerin izleriyle buluşturuyor.
Sahaflar Sokağı’ndaki yoğunluk da dikkat çekiyor. Kimi ziyaretçiler eski DVD’leri incelerken, kimileri plaklara bakıyor, kimileri ise eski fotoğrafların arasında geçmişin izlerini arıyor.
“SAHAFLAR İNSANLARI SÜRPRİZLERLE KARŞILAŞTIRIR”
Ankara’dan fuara katılan Anadolu Sahaf’tan Gökhan Tuğa, neredeyse tüm kitap fuarlarına katıldıklarını belirterek, fuarların en canlı alanlarından birinin sahaflara ayrılan bölümler olduğunu söyledi.
Sahafların fuarların göz bebeği olduğunu dile getiren Tuğa, “Fuarları hareketlendiren, renklendiren, onlara canlılık katan önemli bir unsur. Çünkü insanları sürprizlerle karşılaştıran, onlara nostalji yaşatan, keyifli anlar sunan en önemli unsur şu anda sahaflar. Burada her şeyle karşılaşılabilir” dedi.
Yayınevlerinin stantlarına gelen okurların çoğunlukla aradıkları kitabı bilerek geldiklerini, sahaflarda ise farklı bir keşif duygusunun yaşandığını belirten Tuğa, rafları karıştırırken neyle karşılaşacağını bilmemenin sahafları daha cazip hale getirdiğini söyledi.
“SAHAFLARDA BÜTÜN DÖNEMLERİ YAŞIYORUZ”
Sahaflardaki fiyatların eserin niteliğine ve bulunabilirliğine göre değiştiğini belirten Tuğa, piyasada bulunmayan bazı eserlerin yüksek fiyatlara satılabildiğini, buna karşılık çok nadir bir esere oldukça uygun bir fiyatla rastlamanın da mümkün olduğunu ifade etti.
Sahafların farklı kuşakları kendi geçmişleriyle buluşturduğunu söyleyen Tuğa, şöyle devam etti:
“İnsanlar sahaflarda 60’ları, 70’leri, 80’leri, 90’ları yaşıyor. O dönemlerin iklimini taşıyan yayınlar var. Dergilerin mizanpajından ailelerin okuduğu yayınlara kadar pek çok şeyle karşılaşılıyor. Birçok kişi annesinin okuduğu dergileri alıyor. Sevdiği sanatçıların fotoğraflarını bulup hediye ediyor. Sahaflar güncelden ziyade son 50 yılı, 70 yılı, hatta 100 yılı kapsayıcı bir şekilde yaşatıyor diyebiliriz.”
“KİTAPLARA DOKUNMAK KAYBOLMAYACAK BİR DUYGU”
Gençlerin daha çok bilim kurgu ve fantastik eserlere yöneldiğini belirten Tuğa, edebiyat okurlarının ise ağırlıklı olarak orta yaş grubunda olduğunu söyledi.
Dijitalleşmeyle birlikte sahafların da değiştiğini ifade eden Tuğa, dijital ortamda bulunması güç ya da PDF’sine ulaşılamayan kaynakların sahaflarda önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekti.
“İkinci nüshası bulunmayan ya da PDF’ine ulaşılması zor kaynaklarla da stantlarımızı süslüyoruz” diyen Tuğa, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her ne kadar dünya dijitalleşse de kitabı eline alıp ona dokunmak, okumak, koklamak çok farklı bir duygu. Bunun hiçbir zaman yitmeyecek, kaybolmayacak bir özellik olduğunu düşünüyorum.”
” İZMİR’DE SAHAF KÜLTÜRÜ GÜÇLÜ”
Her yıl İzmir Kitap Fuarı’na katılan sahaf Cevat Besi ise İzmir’in kendileri açısından ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi. Kentte kitaba ve sahaflara yönelik güçlü bir ilgi olduğunu belirten Besi, “İzmir’in bir özelliği var. Eğitim ve kültür düzeyi yüksek, kitaba ilgisi de çok yüksek bir kent” dedi.
Yıllar içerisinde İzmirli okurlarla aralarında bir bağ oluştuğunu anlatan Besi, kendilerinin fuara gelmeyi beklediği kadar okurların da sahafların gelişini beklediğini belirtti.
“Biz İzmirlileri beklediğimiz gibi, bizim buraya gelmemizi bekleyen de epey insan var” diyen Besi, özellikle gençlerin ilgisinden memnun olduklarını ifade etti.
İzmir’de sahaf kültürünün farklı kuşaklar tarafından bilindiğini vurgulayan Besi, “İzmir’de gençler de orta yaştakiler de yaşlılar da sahafın ne olduğunu biliyor. Ne aradıklarını, ne istediklerini bilerek geliyorlar. O yüzden İzmir bizim için her zaman özel bir yer” diye konuştu.
Kitabın keşfedilecek sınırsız bir alan sunduğunu söyleyen Besi, sözlerini, “Kitap sonu olmayan bir dünyadır. Nasıl evren sonsuzsa kitap da sonsuzdur” diyerek tamamladı.
Semra ACAR/İZMİR
Gökhan Tuğa
Anadolu Sahaf – Ankara’dan geliyoruz.
Sahaf Sena
Cevat Besi
Yoruma kapalı.