PİRHA- PİRHA’ya konuşan gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu, Ortadoğu’daki dönüşümün Kürtler açısından yeni imkanlar yarattığını belirterek, “Nehir her şeye rağmen Kürtlerin lehine akıyor” dedi. Bayramoğlu, Kürt meselesinde silahlı mücadele döneminin sona erdiğini, bundan sonraki dönemin demokratik siyaset, kültür ve toplumsal örgütlenme üzerinden şekilleneceğini söyledi.
“İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” kapsamında PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu, Kürt meselesinin geleceği, Ortadoğu’daki yeni dengeler ve Türkiye’de demokratikleşme tartışmalarına ilişkin görüşlerini paylaştı.
“Kürt sorunu, yeni devir, yeni dengeler” başlıklı oturum öncesinde konuşan Bayramoğlu, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin kesin biçimde öngörülemeyeceğini ancak genel yönelimin Kürtler açısından yeni fırsatlar yarattığını söyledi.
“NEHİR KÜRTLERİN LEHİNE AKIYOR”
Ortadoğu’nun çok katmanlı çatışmaların yaşandığı bir bölge olduğunu belirten Bayramoğlu, “Toplumların çok olduğu ama rejimlerin büyük ölçüde otoriter olduğu bir bölgedeyiz. Arap-İsrail çatışması, Kürt-Türk çatışması ve dış güçlerin müdahaleleri gibi birçok dinamik iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle geleceğe ilişkin kesin konuşmak mümkün değil. Ama şunu söyleyebilirim; nehir bir tarafa doğru akıyor ve ben bu akışın her şeye rağmen Kürtlerin lehine olduğunu düşünüyorum” dedi.
Bayramoğlu’na göre asıl mesele, Kürtlerin bundan sonra varlıklarını hangi siyasal ve toplumsal format içinde sürdürecekleri.
“BAĞIMSIZLIK ARAYIŞINDAN FARKLI BİR EVREYE GEÇİLİYOR”
Geçmişte Kürdistan hedefi doğrultusunda silahlı mücadele yürütüldüğünü hatırlatan Bayramoğlu, bugün bunun koşullarının önemli ölçüde değiştiğini söyledi.
“Bir dönem Kürdistan peşinde koşuldu, silahlı mücadele verildi. Soğuk Savaş dönemleriydi. Bugün bunun maddi imkanları ve hareket alanı çok azaldı” diyen Bayramoğlu, daha sonra siyasal alanın geliştiğini, siyasi partilerin ve Irak Kürdistanı’ndaki özerk yapının bu dönemin önemli kazanımları olduğunu ifade etti.
Bugün ise yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Bayramoğlu, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde kendi kimliklerini koruyarak siyasal ve toplumsal güç üretmelerinin önemine dikkat çekti.
“Kürtlerin bulundukları her ülkede o toplumlarla eklemlenerek, kendi farklılıklarını koruyarak siyasi güç inşa etmeleri gerekiyor. Mesele sadece siyaset değil; kültürü, sanatı, kent yaşamını yeniden üretmek de bunun bir parçası” diye konuştu.
“AŞIRI SİYASALLAŞMA KÜLTÜRDEN VE SANATTAN ÇALAR”
Kürtlerin uzun yıllar çatışma ortamında büyüdüğünü ve siyasallaştığını belirten Bayramoğlu, bunun hem kazanımlar hem de kayıplar yarattığını söyledi.
“Kürt toplumu çatışma içinde büyüdü, çatışma içinde sosyalleşti ve siyasallaştı. Bunun getirdiği güçlü bir bilinç ve farkındalık var. Ama götürüleri de var. Aşırı siyasallaşma her zaman başka alanlardan çalar; kadından çalar, ilişkilerden çalar, kültürden çalar, resimden çalar, edebiyattan çalar” diyen Bayramoğlu, bir halkın gerçek anlamda güçlenmesinin yalnızca siyasi mücadeleyle değil, kültürel ve toplumsal alanların gelişmesiyle mümkün olduğunu vurguladı.
“ŞİDDET DÖNEMİ KAPANIYOR, SİYASET DÖNEMİ AÇILIYOR”
Önümüzdeki dönemin temel meselesinin silahlı mücadeleden demokratik siyasete geçiş olduğunu ifade eden Bayramoğlu, şöyle konuştu:
“Ben şiddet döneminin kapandığını, siyaset evresinin açıldığını görüyorum. Kürt mücadelesinin artık siyasi alanda mücadele yapabilmenin koşullarını hazırlamaya yönelmesi gerekiyor. Kürtler her bulundukları ülkede Kürt varlığı ve Kürt kültürü olarak kökleşmeliler. Bu, önümüzdeki dönemin en önemli başlığıdır.”
Bağımsız Kürdistan fikrinin Kürtler açısından tarihsel bir ideal olmaya devam edeceğini belirten Bayramoğlu ancak mevcut koşullarda bunun gerçekçi bir siyasal proje olarak görünmediğini söyledi.
“TÜRK KAMUOYU BUGÜN HAZIR DEĞİL AMA YARIN OLABİLİR”
Türkiye’de milliyetçiliğin yükseldiğini ve güvenlik eksenli siyasetin etkili olduğunu belirten Bayramoğlu, mevcut konjonktürün demokratik çözüm arayışları açısından elverişli görünmediğini ifade etti.
Bununla birlikte toplumsal algıların hızla değişebileceğini söyleyen Bayramoğlu, “Türk kamuoyu hazır mı? Değil. Ama bir gün hazır olur mu? Olur. Toplumlar değişir. Bugün çözüm fikrine mesafeli duran kesimler yarın farklı düşünebilir. Anketlerde de bunun işaretlerini görmek mümkün. Bir taraftan sorun çözülsün deniliyor, diğer taraftan çözümün yöntemlerine itiraz ediliyor. Ama çözüm fikrinin kendisi toplumda yaşamaya devam ediyor” dedi.
Bayramoğlu, Kürt meselesinin geleceğinin silahlı çatışmadan uzaklaşan, demokratik siyasetin alanını genişleten ve kültürel-toplumsal inşayı merkeze alan bir süreç üzerinden şekilleneceği görüşünü dile getirdi.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.