Alevi Haber Ajansi

İhsan Eliaçık: Demokratik Cumhuriyet’in dini adalettir-VİDEO

PİRHA- ilahiyatçı-yazar İhsan Eliaçık, demokratik cumhuriyetin tüm inanç, kimlik ve toplumsal kesimlerin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşadığı bir yönetim modeli olduğunu belirterek, “Devletin resmi dini, resmi mezhebi, resmi ideolojisi olmaz. Devletin dini adalettir” dedi.

“İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” kapsamında düzenlenen “Birlikte Yaşam Mümkün mü?” başlıklı forum öncesinde PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan ilahiyatçı-yazar İhsan Eliaçık, demokratik cumhuriyet fikrinin tüm toplumsal kesimlerin ortak iradesine dayanması gerektiğini söyledi.

Konferansın Türkiye’de demokratikleşme tartışmaları açısından önemli bir bağımsız aydın girişimi olduğunu ifade eden Eliaçık, kendi sunumunda “Medine Sözleşmesi ve birlikte yaşam” konusunu ele alacağını belirtti.

Demokratik cumhuriyetin herhangi bir kesimin değil, toplumun tamamının yönetimi anlamına geldiğini vurgulayan Eliaçık, “Bir ülkede yaşayan insanlar dinleri, mezhepleri, konuştukları dil, kültürleri, sosyal sınıfları ya da yaşadıkları bölgeler nedeniyle dışlanıyorsa orada demokratik cumhuriyetten söz edilemez. O zaman devlet, onu ele geçiren grubun devleti haline gelir. Demokratik cumhuriyet ise herkesin ortak iradesiyle oluşan yönetimdir” dedi.

“ZAYIFLARIN VE YOKSULLARIN KORUNDUĞU BİR SİSTEM OLMALI”

Cumhuriyetin yalnızca çoğunluğun değil, toplumun en dezavantajlı kesimlerinin de güvencesi olması gerektiğini dile getiren Eliaçık, “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir sözü bunun özüdür. Zayıfların, yoksulların ve güçsüzlerin korunacağı, güçlülerin onları ezmesine izin verilmeyeceği bir sistemden söz ediyoruz” diye konuştu.

“DİNDARLAR İÇİN REFERANS MEDİNE SÖZLEŞMESİ OLMALI”

Muhafazakâr ve dindar kesimlerin demokratik cumhuriyet fikrine hangi tarihsel ve dinsel referanslarla yaklaşabileceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Eliaçık, Medine Sözleşmesi’ni örnek gösterdi.

Hz. Muhammed’in Medine’de farklı topluluklar arasında oluşturduğu sözleşmenin birlikte yaşamın temel ilkelerini içerdiğini belirten Eliaçık, şunları söyledi:

“Medine Sözleşmesi’nde herkes kendi dili ve inancıyla var olur. İşlerin adaletle yürütülmesi, dayanışma ve yardımlaşma, güçlünün zayıfı ezmesine izin verilmemesi ve ortak savunma gibi ilkeler yer alır. Dindarların kapitalist ve mülkiyetçi din yorumları yerine bu örneği esas alması gerekir. Demokratik cumhuriyet, İslam’ın tarihsel ve ahlaki referanslarıyla uyumlu bir sistemdir.”

“CAMİ NEYSE CEMEVİ DE ODUR”

İnanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve farklı inanç gruplarının haklarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Eliaçık, demokratik bir cumhuriyette tüm inançların eşit kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Cami neyse cemevi de odur, kilise de odur, havra da odur” diyen Eliaçık, devletin herhangi bir inancı ya da mezhebi diğerlerinden üstün tutamayacağını vurguladı.

Eliaçık, “Bu ülkenin nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olsa bile devlet camileri kayırıp diğer inançları azınlık olarak göremez. Demokratik cumhuriyetin gereği bütün yurttaşların eşit kabul edilmesidir. Devletin resmi dini, resmi mezhebi, resmi ideolojisi ya da kutsal şahsiyetleri olmaz. Bunlar bireylere aittir. Ortak vergilerle kurulan devlet, toplumun ortak değerleri üzerine inşa edilmelidir. Devletin dini adalettir” ifadelerini kullandı.

PİRHA / İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.