PİRHA- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Suriye’de kaçırıldığı iddia edilen 21 yaşındaki tıp fakültesi öğrencisi Batoul Suleiman Alloush’un akıbetini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından cevaplandırılması istemiyle verilen soru önergesinde, Suriye’deki azınlık gruplara, özellikle de Alevi (Nusayri) kadınlara yönelik artan insan hakları ihlallerine dikkat çekildi.
Önergede yer alan bilgilere göre, Tişrin Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Batoul Suleiman Alloush, öğrenim gördüğü Lazkiye şehrinden zorla kaçırıldı. Ailenin kamuoyuna yaptığı duyarlılık çağrılarının ardından, genç kadının telefonundan ailesine “evinden ve dininden kaçtığına” dair mesajlar gönderildiği belirtildi. Milletvekili Fırat, bu mesajların aileyi susturma amacı taşıdığını ve Batoul’un özgür iradesiyle hareket edip etmediği konusunda ciddi şüpheler bulunduğunu ifade etti.
“CEBLE’DE REHİN TUTULUYOR”
Soru önergesinde, yerel güvenlik güçlerinin önce Batoul’un ailesine teslim edileceğine dair söz verdiği ancak daha sonra bu karardan vazgeçildiği belirtildi. Ailenin ulaştığı son bilgilere göre, 21 yaşındaki tıp öğrencisinin Ceble kentinde bulunan ve “kız okulu” olarak adlandırılan bir merkezde rehin tutulduğu öne sürülüyor.
BAKAN FİDAN’A DİPLOMATİK GİRİŞİM ÇAĞRISI
Celal Fırat, kadınların inanç, kimlik veya mezhepleri nedeniyle bu tür baskılara maruz kalmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunun altını çizerek Bakan Fidan’a şu soruyu yöneltti:
“Bakanlığınız, Batoul Suleiman Alloush’un kaçırılması vakasının araştırılması ve acilen Suriye hükümeti ile temasa geçerek güvenliğinin sağlanması, serbest bırakılarak ailesine teslim edilmesi için diplomatik girişimde bulunacak mısınız?”
Önergede, Suriye’de özellikle Alevi toplumuna mensup kadınlara yönelik kaçırılma ve baskı iddialarının kamuoyunda ciddi bir endişe yarattığı vurgulandı. Fırat, Türkiye’nin bölgedeki azınlık topluluklarına yönelik hak ihlalleri konusunda etkili ve acil diplomatik adımlar atması gerektiğini belirtti.
Söz konusu soru önergesi, Suriye’deki sivil güvenliği ve inanç grupları üzerindeki baskıları yeniden tartışmaya açarken, Dışişleri Bakanlığı’ndan gelecek yanıt merakla bekleniyor.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.