Alevi Haber Ajansi

Bingöl’de 113 maden sahasına karşı ortak mücadele çağrısı! -VİDEO

PİRHA- Kiğı Dernekleri Birliği ve Peri Vadisi Ekoloji Çevre Koruma Platformları çağrısıyla bir araya gelen 25’i aşkın ekoloji grubu ve sivil toplum örgütü, Bingöl ve ilçelerinde sürdürülen madencilik faaliyetlerine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, ilde toplam 113 maden sahası bulunduğu ve bunların 13’ünde ocak açılmasının planlandığı belirtildi.

Kiğı Dernekleri Birliği ve Peri Vadisi Ekoloji Çevre Koruma Platformları öncülüğünde bir araya gelen ekoloji grupları ve sivil toplum örgütleri, Bingöl’de başlatılan ve başlatılacak madencilik faaliyetlerinin bölgenin doğasını, yaşam alanlarını ve kültürel-inançsal mirasını geri dönüşsüz biçimde tehdit ettiğini duyurdu.

“PERİ SUYUMUZ KİRLENİYOR, DOĞAL YAŞAM ZARAR GÖRÜYOR”

Yerel aktivist Havin Alkan tarafından okunan bildiride, Selenk-İnak vadisinde faaliyet gösteren bakır-krom-çinko madeninin Peri suyunu kirlettiği ve doğal yaşama zarar verdiği belirtildi. Alkan, maden sahalarına izin verilmesi halinde su kaynaklarının zehirleneceğini, tarım alanlarının yok olacağını ve bölgenin bilinen kaliteli balının ortadan kalkacağını vurguladı.

İLDE 113 MADEN SAHASI, 13 OCAKTA FAALİYET PLANI!

Açıklamada paylaşılan verilere göre Bingöl’de 81’i maden ruhsatı, 32’si hammadde üretim izinli saha olmak üzere toplam 113 maden sahası bulunuyor. Bu sahaların 13’ünde maden ocağı açılması planlanıyor. Ruhsatlı 81 sahanın ilçelere göre dağılımı şöyle: Genç’te 23, Bingöl merkezde 22, Kiğı’da 13, Karlıova’da 9, Salhan’da 7, Adaklı’da 3, Yedisu’da 3, Yayladere’de 1. Bu sahalardan altın, bakır, çinko, kurşun, gümüş, demir, linyit, kalker ve kömür çıkarılması planlanıyor.

Havin Alkan ayrıca Sancak’ta izolasyon malzemesi üretimi için geniş bir orman alanının yok edildiğini, Kiğı-Ölmez köyünde altın-gümüş-bakır madeni için ÇED sürecinin devam ettiği ve bu kapsamda 600 hektarlık alanın etkileneceği belirtti.

“MADENİN YÜZDE 95’İ BARONLARA, YÜZDE 5’İ DEVLETE KALIYOR”

Alkan, maden sahalarından elde edilen gelirin yüzde 95-97’sinin maden şirketlerine, geri kalan yüzde 5’lik kısmın ise devlete kaldığı, bu payın da teşviklerle yeniden şirketlere döndüğünü öne sürdü. Alkan, bölge halkına ise geriye talan edilmiş bir ekolojik sistem, zehirlenmiş topraklar ve kirlenmiş su kaldığını ifade etti.

Havin Alkan, Varto, Yayladere, Yedisu, Adaklı, Kiğı, Pülümür, Nazmiye, Sancak, Gafran, Solhan, Genç ve Karlıova ilçelerinin tamamında benzer bir tahribatın yaşandığını belirtilerek, Kaz Dağları, Artvin, Gümüşhane ve İkizdere gibi bölgelerdeki maden karşıtı mücadelelere de atıfta bulundu.

“KOMÜNAL YAŞAMI ÖRGÜTLEYEREK ÜRETİME DÖNÜK ÇALIŞMALAR BAŞLATABİLİRİZ”

Alkan, tarımsal ve hayvansal üretimin durma noktasına geldiği, bölge halkının dışa bağımlı ve genetiği değiştirilmiş gıdalara mecbur bırakıldığı belirtilerek köylerde ve ilçelerde ortak üretim çalışmalarının örgütlenmesi çağrısı yaptı. Açıklama, “Ya hep beraber mücadele edeceğiz ya hep beraber yok olacağız. Tercih bizlerin, halkın, hepimizin” ifadeleriyle sona erdi.

Bildiriyi şu kurumlar imzaladı:

Kiğı-Peri Vadisi Ekoloji Platformu, Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Munzur Çevre Derneği, KAYY-DER (Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladağ-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği), Kiğı Kültürünü Yaşatma Derneği, Kiğı Online Bilim Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği, Bingöl Sosyal Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu, Adaklı Bileşenleri Derneği Federasyonu, Kiğı Bilece Köyü Derneği (BİLDER), Kiğı Ölmez Köyü Derneği, Kiğı Açıkgüney Köyü Çevre Platformu, Kiğı Ağaçöven Köyü Derneği, Kiğı Sabırtaşı Köyü Derneği, Kiğı Çanakçı Köyü Derneği, Kiğı Sırmaçek Köyü Derneği, Kiğı Baklalı Köyü Derneği, Kiğı Aşağıserinyer Köyü Derneği, Kiğı Eskikavak Köyü Derneği, Kiğı Darköprü Köyü Derneği, Kiğı Nacaklı-Alagöz Köyü Derneği, Kiğı Kuşçimeni Köyü Derneği, Kiğı Hasbağlar Köyü Derneği, Kiğı Çomak Köyü Derneği, Kiğı Yazgünü Köyü Derneği, Kiğı Muhtarlar Derneği, Kiğı Kızılmescit Köyü Derneği ve Kiğı Cemevi.

PİRHA/KİĞI

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.