Alevi Haber Ajansi

Munzur Çevre Derneği: Aliboğazı Vadisi gezi turlarına açılmasın!

PİRHA – Munzur Çevre Derneği, Dersim’in önemli doğal ve kültürel alanlarından Aliboğazı Vadisi’nin gezi turlarına açılmasına tepki göstererek, “Vadinin taşıdığı arkeolojik ve kültürel değerler belgelenmeden, koruma planı yapılmadan kitlesel turizme açılmasın” denildi. 

Munzur Çevre Derneği, Dersim’in önemli doğal ve kültürel alanlarından Aliboğazı Vadisi ve kanyonunun gezilere açılmasına karşı basın açıklaması düzenledi. Dernek binasında yapılan basın açıklamasına çok sayıda kişi katılırken, açıklamayı Munzur Çevre Derneği üyesi Suna Çelik okudu.

Aliboğazı Vadisi ve Kanyonu’nu Dersim’in hafızası olarak niteleyen Çelik, vadinin gezicilere açılmasına tepki gösterdi.

“Aliboğazı sadece bir vadi değildir” diyen Çelik, “Kayaları konuşan, suyu hafıza taşıyan, toprağı tarih yazan bir mekandır. Burası çok eski uygarlıklara mekan olmuş, izleri kayalara, mağaralara, patikaya sinmiş bir coğrafyadır. Arkeolojik olarak henüz tam olarak gün yüzüne çıkarılmamış olsa da vadinin her taşı, her mağarası, her su yatağı bu toprakların kesintisiz yaşamının kanıtıdır” diye konuştu.

“VADİNİN KISA EKOLOJİK TAHRİBATA DÖNÜŞMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Aliboğazı’nın kültürel olarak önemine değinen Çelik, “Dersim’in inanç dünyasının, göç yollarının, sığınma ve direniş güzergahlarının merkezidir. 1938’den günümüze dek Dersim halkının hafızasında diri kalan, anlatılan, fısıldanan, unutulmayan bir yerdir. Çünkü hafıza burada coğrafyaya yazılmıştır. İsimler silinse de, yollar kapatılsa da vadi kendi adını taşır” dedi.

Aliboğazı Vadisinin “gezi rotası” olarak tanıtılmasının halkı tedirgin ettiğini kaydeden Çelik, son yıllarda Dersim’in diğer vadilerinde yaşananları hatırlatarak, “Günübirlik akınlarla gelen kalabalıklar, bilinçsiz kampçılık, dere yataklarına atılan çöpler, kayalara yazılan yazılar, ateş yakılan yerler, araçlarla girilen patikalar… Doğal güzelliğiyle öne çıkan her vadi kısa sürede çöp yığınına, gürültü kirliliğine, ekolojik tahribata dönüştü. Aliboğazı’nın da aynı akıbete sürüklenmesinden endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“ALİBOĞAZI BİR MESİRE ALANI DEĞİL BİR YAS, DİRENÇ VE İBRET YERİDİR”

Kitlesel ve plansız gezi düzenlemelerinin vadi için telafisi olmayan zararlar yaratacağına dikkat çeken  Çelik, binlerce kişinin aynı anda vadide bulunmasının hem arkeolojik alanları hem de canlı yaşamını yok edeceğini belirterek şunları söyledi;

“Henüz kayıt altına alınmamış kültürel izler, patikalar, mezarlıklar, inanç mekanları ayaklar altında kaybolacaktır. Suyun sesi, kuşun sesi, vadinin sessizliği tur otobüslerinin ve anonsların gürültüsüne yenilecektir. En önemlisi 1938’den bugüne taşıdığımız kolektif hafıza, bir “piknik alanı” algısına indirgenecektir. Oysa Aliboğazı bizim için bir mesire yeri değil, bir yas yeridir, bir direnç yeridir, bir ibret yeridir.”

“KİTLESEL TURİZME AÇILMASIN”

Aliboğazı Vadisi’nin diğer vadiler gibi kirletilmemesi, talan edilmemesi, hafızasının silinmemesi için gerekli duyarlılığın gösterilmesi çağrısı yapan Çelik, şu ifadeleri kullandı.

“Koruma, yasaklamak değil bilinçle yaklaşmaktır. Bu vadi hem doğal güzellikleriyle hem kültürel hem de arkeolojik açıdan korunması gereken bir alandır. Koruma altına alınması, bilimsel envanter çalışmasının yapılması, ziyaretçi sayısının ve giriş koşullarının bu envantere göre belirlenmesi şarttır. Talep ediyoruz. Aliboğazı Vadisi’ne dair her türlü gezi, etkinlik ve tanıtım faaliyeti öncesinde Dersim halkının, ekoloji örgütlerinin, tarihçilerin ve arkeologların sözü alınsın. Vadide çöp toplama değil, çöp üretmeme kültürü egemen kılınsın. Rehbersiz, kuralsız, denetimsiz girişler engellensin. Vadinin taşıdığı arkeolojik ve kültürel değerler belgelenmeden, koruma planı yapılmadan kitlesel turizme açılmasın.”

DERSİM/PİRHA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.