Alevi Haber Ajansi

Bildirge tartışmalarına Müslüm Doğan’dan açıklama: Sürece zarar verecek bir yerde durmam-VİDEO

PİRHA- Alevi Aydınlar Bildirgesi’nin ardından başlayan tartışmaları değerlendiren bildirgenin imzacılarından Müslüm Doğan, metnin bazı çevreler tarafından farklı siyasi amaçlarla kullanılmasına tepki gösterdi. 

Aralarında akademisyen, yazar, sanatçı ve siyasetçilerin de bulunduğu 53 ismin 31 Ağustos’ta yayımladığı “Alevi Aydınlar Bildirgesi”, kamuoyunda geniş bir tartışmanın kapısını araladı. Bildirgede, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci desteklenirken, Abdullah Öcalan’a atfedilen görüşme notlarında yer aldığı öne sürülen “Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakı” şeklindeki tarihsel referansa itiraz edildi.

Bildirgenin yayımlanmasının ardından DEM Parti, tartışmaya konu olan değerlendirmenin Öcalan’a ait olmadığını belirterek Alevilerin hassasiyetlerinin siyasi amaçlarla araçsallaştırılmaması gerektiğini açıkladı.

Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne imza atan isimlerden Müslüm Doğan tartışmalarla ilgili Sercem TV’ye konuştu.

Bildiriye imza atanların kamuoyundaki kimlikleri üzerinden belirli bir siyasi fikrin öne çıkarılmaya çalışıldığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Doğan, bildirinin Alevi toplumunun çözüm bekleyen sorunlarına dikkat çekme ihtiyacından doğduğunu söyledi.

Doğan şöyle konuştu:

“Şimdi aslında bir mesele, bir ihtiyaç ortaya konurken hazırlanan bildirilerde imza atan insanların profiline çok bakılmaz. Uzun erimli bir çalışma olsaydı ona bakılır ve teker teker incelenirdi. Burada bir ihtiyaç ortaya çıktı. Alevi toplumunun çözüm bekleyen meselelerine ilişkin yaklaşım esas alınmıştır aslında. Yani bu insanların profil olarak incelenmesine imza özelinde bakılmaz, ben öyle görüyorum. Eğer bir insan bir toplumun sorununa işaret edebiliyorsa onun imzası değerlidir.”

Bildirinin tartışmaya dönüşmesi ve yapılan itirazların farklı amaçlarla kullanılmasına ilişkin de konuşan Doğan şunları söyledi:

“Bizim Alevi toplumunun sorunlarını önceleyen, bu soruna parmak basan ve geçmişin referans alınan noktasına yönelik itirazımızın başka bir amaçla kullanılmasına asla izin verilemez. Benim şahsen politik ve siyasi duruşum buna asla izin vermez. Kürt özgürlük mücadelesi, ulusal demokratik hak mücadelesi ile Alevi toplumunun mücadelesinin birlikteliği değerlidir ve ülkemiz açısından son derece önemlidir.”

Bildirideki bazı ifadelerin sorunlu olduğunu kabul eden Doğan, tartışmanın karşılıklı hoşgörü içerisinde yürütülmesi gerektiğini ifade ederek,  “Bence Kürt hareketinin de bu işe biraz daha hoşgörüyle yaklaşması gerekir. Siyaset insanlarının biraz daha düzgün bir dil kullanması lazım. Bu doğru bir taleptir ama konunun ele alınışı ve ortaya konan bildirideki bazı ifadeler sorunlu olabilir, ben de kabul ediyorum. Ama Alevi toplumunun mücadele geleneği, Kürt özgürlük mücadelesinin ve ulusal demokratik haklarının başarıya ulaşmasıyla ilgilidir” dedi.

“ÖZGÜR, BİRLEŞİK, DEMOKRATİK TOPLUM HEDEFLİ BİR DOSTLUK”

Alevi toplumu ile Kürt özgürlük hareketi arasındaki ilişkiyi tarihsel bir ittifak olarak değerlendiren Doğan, kendi siyasi geçmişine de atıfta bulundu.

HDP’nin kuruluşunda yer aldığını hatırlatan Doğan, şunları söyledi:

“Aleviler tercihini bundan yaklaşık on yıl önce yaptı. DEM Parti geleneğindeki HDP’nin kuruluşunda yer alan bir insanım ben. Bizim o zamanki amacımız halkların ve inançların birleşik mücadelesiydi. Niçin? Demokratik bir cumhuriyet ve demokratik bir toplum yaratmak üzerine bir hedef vardı.Var olan sürece zarar verebilecek hiçbir noktada durmayacağımı burada halkımıza açıklamak isterim. Alevi toplumu özgür, birleşik, demokratik bir toplum istemektedir. Özgür, birleşik ve birlikte yaşam hedefli demokratik toplum projesi, Kürtlerin geliştirdiği son yüzyılın en önemli paradigmasıdır. Alevi toplumunun ve diğer halkların mücadelesinin, özellikle Kürt özgürlük mücadelesi ile Alevilerin, vazgeçilmez bir dostluk ve ittifakla yoluna devam edeceğini düşünüyorum.”

“ALEVİ TOPLUMUNUN İTİRAZLARINA HOŞGÖRÜ İLE YAKLAŞILMALI”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin nasıl ilerletilebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu çekincelerin kaldırılması gerektiğini belirten Doğan, şöyle konuştu:

“Yerel demokratik sistemler, kendi eğitim dili de dahil olmak üzere kendi bütçesini oluşturma ve sağlık hizmetlerini geliştirme konusunda güçlendirilmeli. Sanıyorum bazı yasal düzenlemeler yapılacak, yerel yönetim kanunu ve belediyeler kanunu değişecektir.”

Doğan, son olarak siyasi partilere, kurumlara ve siyasetçilere kullanılan dile dikkat etmeleri çağrısında bulundu:

“İnsanların, örgütlerin, partilerin, siyaset kurumlarının ve siyasetçilerin kullandığı dile çok dikkat etmesi lazım. Bu bildiride bazı cümleler ve kelimeler beni de rahatsız etmişti. Belki tolere edilebilir diye düşündüm. Ama siyasetçiler yine olgun davranmalı, Alevi toplumunun itirazlarına hoşgörüyle yaklaşmalı.”

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.