PİRHA- Dersim İnşa Kongresi (DİK), Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Seyit Rıza ve Dersim önderlerinin idam fotoğraflarının kamuoyuna yansımasının ardından ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, teknik tartışmaların tarihsel hakikatin önüne geçmemesi gerektiği vurgulanırken, geçmişle yüzleşme, hakikatin ortaya çıkarılması ve mezar yerleri gizlenen kişilerin defin yerlerinin açıklanması çağrısı yapıldı.
Berlin Freie Üniversitesi’nde akademisyen olan tarihçi Dr. Sedat Ulugana, 1937-38 Dersim direnişinin öncüsü Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam fotoğraflarını ortaya çıkardı.Fotoğraflar Sterk Tv aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Fotoğrafların yayımlanmasının ardından sosyal medyada yoğun biçimde dolaşıma giren görüntüler, hem fotoğrafların orijinalliği hem de çekim yeri, zamanı ve teknik özellikleri bakımından çeşitli tartışmaları beraberinde getirdi.
Dersim İnşa Kongresi (DİK), Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) tarafından yapılan ortak açıklamada, bu tartışmaların bilimsel yöntemlerle açıklığa kavuşturulmasının önemli olduğu belirtilirken, asıl odak noktasının fotoğrafların tanıklık ettiği tarihsel gerçeklik olması gerektiği ifade edildi.
“TEKNİK TARTIŞMALAR TARİHSEL HAKİKATİN ÖNÜNE GEÇMEMELİDİR”
Ortak açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Tartışmaların bir boyutu fotoğrafların orijinalliği, diğer boyutu ise mekan, çekim zamanı ve teknik ayrıntılar üzerine yoğunlaştı. Elbette bu konulardaki soru ve kuşkuların giderilmesi önemlidir. Gerekli açıklamaların ve bilimsel verilerin gecikmeden kamuoyuyla paylaşılması tarihsel hakikatin aydınlatılması açısından bir sorumluluktur.”
Açıklamada, teknik ayrıntılara ilişkin tartışmaların, fotoğrafların belgelediği büyük insani felaketin önüne geçmemesi gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Ancak teknik tartışmalar, bu fotoğrafların tanıklık ettiği büyük insani felaketin önüne geçmemelidir. Çünkü bu kareler yalnızca tarihin donmuş bir anını belgeleyen görüntüler değildir. Aynı zamanda Dersim 1937-38’de yaşanan kitlesel kıyımın, devlet şiddetinin ve kolektif hafızamızda derin yaralar açan tarihsel travmanın tanıklarıdır.”
“ORTAK HAFIZAYI GÜÇLENDİRECEĞİNE İNANIYORUZ”
Açıklamada, tarihsel belgelerin bağlamından koparılmadan değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, hakikatin ortaya çıkarılmasının toplumsal yüzleşme açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
Metinde devamında şunlar belirtildi:
“Bu nedenle hakikatin ortaya çıkarılması ve toplumsal yüzleşmeye katkı sunması amacıyla, tarihsel bağlamı korunarak kullanılan belgelerin ortak hafızayı güçlendireceğine inanıyoruz.”
Bununla birlikte, sosyal medya ortamında acının araçsallaştırılmasına karşı daha sorumlu bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği de vurgulandı.
“DERSİM’LE GERÇEK ANLAMDA YÜZLEŞME HALA GERÇEKLEŞMEDİ”
Ortak açıklamada, “Dersim’le gerçek anlamda yüzleşmenin hala gerçekleşmediği, hakikatin resmi olarak tanınmadığı ve adalet talebinin karşılık bulmadığı bir ortamda bu fotoğrafların tarihsel tanıklık değeri göz ardı edilemez.” denildi.
Türkiye’de demokratikleşme ve toplumsal barış tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşmenin zorunlu olduğu ifade edilen açıklamada, “Kalıcı bir barış, geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşmeden mümkün değildir. İnkar politikalarının terk edilmesi, mağdurların acılarının tanınması ve adaletin sağlanması demokratik bir geleceğin temel koşullarındandır.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, “Dersim 1937-38 ile yüzleşmek, yalnızca Dersimlilerin değil, Türkiye’nin ortak geleceğinin meselesidir.” diye belirtildi.
“MEZAR YERLERİ BİR AN ÖNCE AÇIKLANMALIDIR”
Açıklamanın sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Dersim İnşa Kongresi (DİK), Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), başta Seyit Rıza ve idam edilen Dersim önderleri olmak üzere, idam edildikten sonra mezar yerleri gizlenen Şeyh Said ve arkadaşları ile defin yerleri açıklanmayan tüm kişilerin mezar yerlerinin bir an önce açıklanmasını istedi. Ortak açıklamada, “Yakınlarının mezarlarına ulaşabilmek, onları anabilmek ve yaslarını tamamlayabilmek en temel insani haktır.” denilerek, geçmişin acılarıyla yüzleşmeden ortak bir gelecek kurmanın mümkün olmadığı vurgulandı. Açıklamada son olarak, “Gerçek bir toplumsal barış, hakikatin kabulü, adaletin tesisi ve mağdurların taleplerinin karşılanması ile mümkündür.” denildi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.