PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Sivas Madımak Katliamı Davası’nda verdiği hak ihlali kararını değerlendirerek, katliamın hukuken de insanlık suçu olarak tanınması gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Madımak Katliamı insanlık suçudur. Hukuki mecralarda, alanlarda da bu anlamda tanınmalıdır. Bunu istiyoruz” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Sivas Madımak Katliamı Davası’nda verdiği hak ihlali kararını değerlendirdi.
“ADALETE OLAN GÜVENİMİZİ KAYBETTİK”
AYM’nin verdiği kararı beklemediğini belirten Yılmaz, 33 yıldır süren adalet arayışının Alevi toplumunda derin bir güvensizlik yarattığını ifade etti.
“Sonuçta bizim adalete olan güvenimiz, umudumuz kırıldı. Sivas’ı özelinde ele alırsak 33 yıllık bir katliamdan ve 33 yıllık bir adalet arayışından bahsediyoruz. Yargılanma süreçlerinde ailelerin mahkeme salonlarında yaşadığı o iç acıtan, o acılarını tazeleyen yargılanma süreçlerinden tutun, katillerin avukatlığını yapanların bu ülkede vekillikten, bakanlığa birçok görevlere getirilmesini göz önünde bulundurduğumuzda tabii ki biz bizim adalet olan umudumuzu kaybettik.”
“GEREKÇELİ KARAR GÖRÜLMELİ”
Verilen kararın katliamı tanımak anlamına geldiğini vurgulayan Yılmaz, gerekçeli kararın ayrıntılarının görülmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Gerekçeli kararda neye istinaden verildiğini görmek lazım. Fakat Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecinin başlamasıyla böyle bir kararın gelmesi iktidarın yargı sürecinde ortaya koyduğu tavır olarak da değerlendirmek lazım. Adalet duygumuz zedelenmeseydi belki böyle görmeyebilirdik. Anayasa Mahkemesi’ne müracaat edeli 12 yıl olmuş. Hangi gerekçelerle, hangi saiklerle 12 yıldır bu kararı vermediler.”
“AİHM’İN ÖNÜNÜ ALMAK İÇİN KARAR VERİLDİ”
AYM kararını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreciyle birlikte değerlendirdiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Madımak Katliamı insanlık suçudur. Hukuki mecralarda, alanlarda da bu anlamda tanınmalıdır. Bunu istiyoruz. Daha Sivas Madımak Katliamı’nın yaşandığı Madımak Oteli’nin bir utanç müzesi olmaması, devlet Sivas Madımak Katliamı başta olmak üzere diğer katliamlarla da yüzleşmemesi, samimi bir özrün gelmemesi, adil bir yargılanma sürecinin işletilmemesi, bunların hepsi yaşadığımız bu katliam travmasının üzerine daha da büyük travmalar açtı bizde.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden umutluydum açıkçası. Biliyorsunuz ki daha önce işte cem evleri ibadethanedir diye bir karar vermişti. Sivas Madımak Katliamı ile ilgili de bir insanlık suçu vardır kararını bekliyordum açıkçası. Anayasa Mahkemesi’nin bugün bu tazminata hükmetmesi sanki bu topu biraz göğsünde yumuşatmak gibi okuyorum.”
“SORUN SİSTEM SORUNUDUR”
Katliamların aydınlatılması için yıllardır hem hukuki hem de demokratik mücadele yürüttüklerini belirten Yılmaz, yaşananların yalnızca yargısal değil, sistemsel bir sorun olduğunu dile getirdi.
“İçerisinde bulunduğumuz yaşadığımız ülkede yasama, yargı, hukuk sistemi, siyaset ve iktidar işte bunların hepsi birbiriyle bir biçimiyle bir takım ilişkiler yumağı içerisindeler. Sorun sistem sorunudur.”
“HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Alevi kurumlarının yürüttüğü ortak mücadeleye dikkat çeken Yılmaz, katliamlarla yüzleşilmesi ve devletin samimi bir özür dilemesi yönündeki taleplerini sürdüreceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dünya genelindeki tüm Aleviler ve Alevi örgütleri kolektif çalışmayla ve bu katliamları anlatmaya devam ettiği sürece adalet o kadar hızlı geliyor. Biz Madımak öncesi ve sonrası gerçekleşen katliamların, insanlık suçu olduğunu haykırmaya bu anlamda hukuk mücadelesi vermeye, devletin de bu katliamları kabul edip samimi bir özür dilemesi noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Diren KESER/PİRHA
Yoruma kapalı.