Alevi Haber Ajansi

Munzur Üniversitesi’nde tartışmalı yönetim: Gülistan Doku dosyası, kadro atamaları ve mobbing iddiaları

PİRHA- Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı görevini yürüten ve “fuhuş” suçlamasıyla tutuklanan Cem Tekinoğlu hakkındaki soruşturma yeniden gündemde. Gülistan Doku’nun kaybedildiği dönemde üniversite yönetiminin tutumu tartışma konusu olurken, Munzur Üniversitesi son yıllarda mobbing, kayırmacılık, liyakatsiz kadro atamaları ve taciz iddialarıyla da gündeme geliyor.

Temelleri 1983 yılında Fırat Üniversitesi bünyesinde atılan Tunceli Meslek Yüksekokulu, 2008 yılında Tunceli Üniversitesi’ne, 2016 yılında ise Munzur Üniversitesi’ne dönüştürüldü.

Üniversitenin kurumsallaşması ve bilimsel çalışmalarla öne çıkması beklenirken özellikle son yıllarda akademik faaliyetlerden çok taciz, istismar, kayırmacılık, mobbing ve çeşitli iddialarla gündeme gelmesi dikkat çekiyor.

GÜLİSTAN DOKU’NUN KAYBOLMASINDA ÜNİVERSİTENİN TUTUMU TARTIŞILIYOR

3 Nisan 2015-6 Haziran 2023 tarihleri arasında Munzur Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüten Prof. Dr. Ubeyde İpek döneminde de üniversite çeşitli tartışmaların merkezinde yer aldı.

İpek’in rektörlüğünün ilk yılında usulsüz atama yaptığı, kız kardeşi ve yeğenine kişiye özel ilan verdiği iddiaları üzerine Eğitim Sen tarafından hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Prof. Dr. Ubeyde İpek döneminde Munzur Üniversitesi, OHAL sürecinde akademik personelin ihraç edilmesi ve öğrenciler hakkında açılan disiplin soruşturmalarıyla sık sık gündeme geldi. İpek’in Aleviliğe ilişkin kullandığı “işbirlikçi”, “dejenere olmuş” gibi ifadeler de tepki çekti.

İpek’in rektörlüğü döneminde üniversitenin Bilgi İşlem Daire Başkanlığı görevini yürüten Cem Tekinoğlu hakkında ise çok sayıda iddia gündeme geldi. “Fuhuş” suçlamasıyla tutuklanan Tekinoğlu’nun, 5 Ocak 2020’de katledilip kaybedilen üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında gözaltına alınan bazı şüphelilerle birden fazla kez görüşme kayıtlarının ortaya çıkmasına rağmen, dönemin üniversite yönetiminin bu iddialara ilişkin herhangi bir idari soruşturma yürütmediği belirtildi.

Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından üniversite yönetiminin Doku’nun akıbetine ilişkin herhangi bir açıklama ve girişimde bulunmadığı, buna karşılık “Gülistan Doku nerede?” diye soran öğrenciler hakkında disiplin ve yurttan atma cezaları uygulandığı ifade edildi.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kameraları ile bilişim ve kamera kayıtlarından sorumlu bazı personeller delil karartma iddiasıyla gözaltına alındı. Söz konusu kişiler hakkında adli işlemler ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanırken, delil karartma talimatının kimden geldiği ise henüz ortaya çıkmadı.

YENİ REKTÖR, YENİ TARTIŞMALAR

Prof. Dr. Ubeyde İpek’in ardından 2023 yılında Munzur Üniversitesi Rektörlüğü görevine Prof. Dr. Kenan Peker getirildi.

Peker döneminde ise üniversite mobbing, kanunsuz olduğu öne sürülen disiplin mekanizmaları, taciz iddialarının örtbas edilmesi ve liyakatsiz atamalarla gündeme geldi.

İsmini vermek istemeyen bir üniversite çalışanı, uzun süredir kadro bekleyen akademisyenlerin taleplerinin karşılanmadığını, buna karşılık rektöre yakın isimler için özel ilanlar açıldığını iddia etti.

Değerlendirme ölçütlerinin şeffaf biçimde açıklanmaması ve süreçlerin denetime kapalı yürütülmesinin keyfî uygulamaların önünü açtığını belirten çalışan, bu tablonun üniversitede liyakat ve eşitlik ilkelerini sistematik biçimde zedelediğini ifade etti.

Üniversitede, “Kenan Peker’le aram bozulmasın” anlayışıyla hareket edildiği, mahkeme sürecinde olan çalışanlara selam verilmesinin dahi kesildiği öne sürüldü. Aynı ortamda bilimsel niteliği tartışmalı isimlerin ve cemaatlerle ilişkisi olduğu belirtilen kişilerin konferanslara davet edildiği, ziraat mühendisi olan bir akademisyenin ise hukuk derslerine girdiği iddia edildi.

KADRO ATAMALARINDA LİYAKAT TARTIŞMASI

Üniversitede çok sayıda tartışmalı karara imza attığı belirtilen Peker’in, liyakat yerine kendisine yakın isimleri çeşitli görevlere getirdiği öne sürüldü.

Bu atamalardan biri de Munzur Üniversitesi Nadir Toprak Elementleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (MUNTEAM) oldu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak finansmanıyla hayata geçirilen MUNTEAM; “Cevher Hazırlama ve Zenginleştirme”, “Fiziksel ve Kimyasal Karakterizasyon”, “Malzeme Üretim ve Karakterizasyon” ve “Kimyasal Prosesler” alanlarında araştırma ve inovasyon kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla faaliyet yürütüyor.

Merkezin başına tarihçi unvanına sahip Dr. İrfan Durmuş’un atanması ise üniversite içerisinde soru işaretlerine neden oldu.

Peker hakkında gündeme gelen bir diğer konu ise Fırat Üniversitesi kadrosunda görev yapan eşi Ayşe Esra Peker’in, 2547 sayılı Kanun’un 40/b maddesi kapsamında Munzur Üniversitesi’nde görevlendirilmesi oldu.

Peker’in, YÖK kayıtlarında, üniversitenin teşkilat şemasında ve kadro sisteminde bulunmadığı belirtilen; görev tanımı, imza yetkisi ile hukuki, mali ve idari sorumluluğu tartışmalı olan “koordinatörlük” görevi tahsis edilerek Ayşe Esra Peker’i Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü’ne atadığı belirtildi. Söz konusu atama üniversite içerisinde tepkiyle karşılandı.

Ajansımıza konuşan üniversite çalışanı ise son üç yılda üniversitedeki idari ve akademik kadroların tamamına yakınının Elazığlılardan seçildiğini iddia etti.

ÜNİVERSİTEDE “MOBBİNG DÜZENİ” İDDİASI

Munzur Üniversitesi’nde akademik personele yönelik uygulamalara karşı hukuki süreç başlatan akademisyenlerin hem hukuki hem de sosyal açıdan baskı altına alındığı öne sürüldü.

Kurum içerisindeki “usulsüzlüklere” imza atmayan idari personelin ise emekliliğe zorlandığı ya da rapor almak zorunda bırakıldığı iddia edildi.

Üniversite çalışanı, usulsüzlüklere ilişkin yapılan itirazlara “Mahkemeye versinler” yanıtının verildiğini belirterek, zaman içerisinde mahkemelerin rektörlük lehine kararlar vermeye başlamasını da şaşırtıcı bulmadığını ifade etti.

Munzur Üniversitesi’nin bilimsel üretim, özgür akademik ortam ve nitelikli eğitimle anılması gerekirken; Gülistan Doku dosyasındaki tartışmalı tutumlar, kadro atamaları, mobbing, disiplin uygulamaları ve çeşitli iddialarla gündeme gelmesi, üniversitedeki yönetim anlayışına ilişkin soru işaretlerini büyütüyor

HABER MERKEZİ

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.