Alevi Haber Ajansi

İsmail Alkan: Alevilik kendi diliyle yaşar, Xızır dili unutulursa köklerimiz kurur-VİDEO

PİRHA- Kureyşan Ocağı Piri İsmail Alkan, Alevi toplumunun kendi köklerinden uzaklaşmasının en önemli nedenlerinden birinin ana dilinden kopması olduğunu söyledi. Reya Hak inancının Xızır diliyle yaşatıldığını belirten Alkan, “Kendi dilimizi, kültürümüzü ve inancımızı gelecek kuşaklara aktaramazsak insanlar mekanikleşir. Alevilik ritüele değil, yeniden edep erkâna dönmelidir” dedi.

Kureyşan Ocağı Piri İsmail Alkan, son yıllarda Alevi toplumuna yönelik asimilasyon politikalarının derinleştiğini belirterek, köylerden kentlere göçle birlikte Alevilerin kendi inançsal ve kültürel köklerinden uzaklaştığını söyledi. Bu kopuşun en önemli nedenlerinden birinin ana dilinin unutulması olduğunu ifade eden Alkan, Reya Hak inancının kendi öz değerlerini ancak Xızır diliyle yaşatabildiğini vurguladı.

“KÖYDEN KENTE GÖÇ KOPUŞU HIZLANDIRDI”

Alevi toplumunun kendi köklerinden uzaklaşmaya başladığını ifade eden Alkan, özellikle köylerden kentlere göçün bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti. Göçle birlikte Alevilerin inanç kültürünü geride bıraktığını söyleyen Alkan, yaşamsal kültürün ise ancak çok sınırlı bir bölümünün sürdürülebildiğini dile getirdi.

Eskiden köy yaşamında yapılan her işin Xızır duasıyla başladığını hatırlatan Alkan, kent yaşamında ise insanların önceliğinin geçim kaygısı haline geldiğini, bunun da inanç kültürünün geri plana itilmesine neden olduğunu söyledi.

“İNSAN KÜLTÜRÜNDEN VE İNANCINDAN UZAKLAŞINCA MEKANİKLEŞİYOR”

Kültürel bağın korunmasının en önemli yollarından birinin ana dili yaşatmak olduğunu vurgulayan Alkan, şöyle konuştu:

“Kendi dilimizi öğrenmediğimiz sürece eksiye gideriz. Çünkü kendi kültürümüzü aktaramıyoruz. Çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlayacağız? Kendi dilimizi, geleneğimizi, göreneğimizi, inancımızı ve bilincimizi yaşayamadığımız için yaşatamıyoruz. Böyle olunca da insanlar samimiyetten uzaklaşıyor, mekanikleşiyor.”

“YA XIZIR’O QAL DEMEYİNCE İŞ YÜRÜMÜYOR”

İnsanların zaman, mekân ve yaşam koşullarının değişmesiyle birlikte Xızır kültürünün de giderek geri plana itildiğini söyleyen Alkan, Reya Hak inancında Xızır’ın merkezi bir yerde durduğunu belirtti.

“Ya Xızır’o Qal demeyince iş yürümüyor. Çünkü inancımızın temelinde Xızır var”

Alkan, Xızır kültürünün yalnızca bir inanç motifi olmadığını; yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlikteliği ve komünal yaşamı ifade ettiğini söyledi.

“Kendi dilimizi unutmayacağız, unutturmayacağız” diyen Alkan, gerçek anlamda Aleviliğin ancak kendi öz kültürü ve diliyle kurulan bağ sayesinde yaşatılabileceğini ifade etti.

“ALEVİLİK RİTÜELE İNDİRGENİYOR”

Kent yaşamında iktidarın kendi mezhepsel anlayışını dayattığını belirten Alkan, tek tipleştirme, Türkleştirme ve Sünnileştirme politikalarının eğitim sistemi ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütüldüğünü savundu.

Bazı cemevlerinin Aleviliği yalnızca kültürel boyutuyla ele aldığını, bazılarının ise inancı farklı yönlere kanalize ettiğini öne süren Alkan, Reya Hak inancının özüne dönmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Reya Hak inancında edep erkân dediğimiz ikrarı yeniden yakalamamız gerekiyor. İnanç ritüele dönüştü, altı boşaltılıyor. Bu basit gibi görünüyor ama çok önemli. Dedelerin, pirlerin, mürşitlerin, taliplerin, yöneticilerin ve konfederasyonların bu konuya ciddi şekilde eğilmesi gerekiyor.”

“ALEVİ TOPLUMU BİR OLMALI”

Konuşmasının sonunda Alevi toplumunun birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kureyşan Ocağı Piri İsmail Alkan, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” ilkesinin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Alkan, “Bunu başarırsak ikrarlı bir toplum oluşur. İkrarlı bir toplum oluşursa Reya Hak inancına yeniden dönebiliriz. Aksi halde siyasal tartışmalarla bir yere varamayız” dedi.

Semra ACAR/İZMİR

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.