PİRHA- İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 756. F Oturması’nda Burdur Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Mehmet Hüseyin Maral’ın sağlık durumunu kamuoyuyla paylaştı. Açıklamayı okuyan Gülseren Yoleri “Tedavi haktır, engellenemez. Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” dedi.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği 756. F Oturması’nda, Burdur Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan 33 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Hüseyin Maral’ın sağlık durumu gündeme getirildi. Açıklamayı İHD İstanbul MYK üyesi Gülseren Yoleri okudu.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELER YAYGINLAŞTIRILIYOR”
F, S, Y ve Yüksek Güvenlikli kuyu tipi hapishanelerde uygulanan tecridin mahpusları hem fiziki hem de sosyal olarak yalıttığını belirten Yoleri, bu işkence yönteminin kaldırılması gerekirken hasta mahpuslar için açıldığı söylenen R Tipi hapishanelerin de dahil olmak üzere tüm hapishanelerin kuyu tipine dönüştürüldüğünü söyledi. Örnek olarak Menemen R Tipi Hapishanesi’nde tutulan hasta mahpus Enver Yanık’ı gösteren Yoleri, “Enver Yanık, havalandırmaya çıkmak için butona basıp görevlileri çağırması gerektiğinden havalandırma hakkını kısıtlı olarak kullanabilmekte, aynı katta bulunan mahpuslarla görüştürülmediği gibi spor alanına da tek başına çıkarılmakta, hastalıklarına rağmen her türlü sosyal dayanışma ve destekten mahrum bırakılmaktadır” dedi.
“AĞIR HASTALIKLARA RAĞMEN TEK KİŞİLİK HÜCREDE TUTULUYOR”
Mehmet Hüseyin Maral’ın sağlık tablosuna değinen Yoleri, Maral’ın böbrek, kalp ve damar hastası olduğunu, kısa aralıklarla iki kez kalp krizi geçirip iki kez anjiyo olduğunu belirtti. “Kalbi besleyen iki damarının tıkalı olduğu tespit edilmiş, ancak sadece biri açılabilmiş, diğer damarındaki tıkanıklık ise devam etmektedir” diyen Yoleri, Maral’ın böbrek taşı ve karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra yoğun sırt ağrıları, mide bulantısı ve kusma şikayetlerinin sürdüğünü aktardı.
“KALP KRİZİ SONRASI İNSAN ONURUYLA BAĞDAŞMAYAN UYGULAMALARA MARUZ KALDI”
Ailenin açıklamalarını aktaran Yoleri, her an yeniden kalp krizi geçirme riski taşımasına rağmen Maral’ın güneşe, açık havaya ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişimin olduğu tek kişilik bir hücrede tutulduğunu belirtti. Burdur’da kardiyoloji uzmanı bulunmadığı için Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Maral’ın burada da mağdur edildiğini aktaran Yoleri, “Maral kalp krizi sonrası hastanede insan onuruyla bağdaşmayan uygulamalara maruz bırakılmış, konulduğu 2 metrekarelik hücrede yeniden fenalaşmış, buna rağmen bir gün sonra hastaneden çıkarılmış ve yeniden hapishaneye götürülmüştür” dedi.
“İTİRAZ ETTİĞİNDE FİZİKSEL VE SÖZLÜ ŞİDDETE MARUZ KALDI”
İkinci anjiyo sonrası aynı koşullarda tutulmaya itiraz eden Maral’ın şiddete maruz kaldığını belirten Yoleri, “Kollarında morluklar oluşmuştur” dedi. 13 Ağustos’ta ailesiyle yaptığı görüşmede sağlık sorunlarının sürdüğünü, sırt ağrılarının arttığını ve sık sık kustuğunu belirten Maral’ın görüşme sonrası yeniden fenalaştığını, yapılan tetkiklerde böbreğinde taş tespit edildiğini ve bunun karaciğere de zarar verdiğini aktardı.
AİLESİNDEN ÇAĞRI: ÖNCELİKLE TEDAVİ İÇİN SERBEST BIRAKILMASINI İSTİYORUZ
Yoleri, Maral’ın ailesinin taleplerini şu şekilde aktardı: “Mehmet Hüseyin 10 yıldır hapiste, düzenli tedaviye ve herhangi bir kötüleşmede gecikmeksizin müdahale edilebilecek sağlık koşullarına ihtiyacı var. Biz Diyarbakır’da yaşıyoruz. Maddi durumumuz iyi olmadığı ve hapishane bize uzak olduğu için kendisini düzenli ziyaret edemiyoruz. Öncelikle tedavi için serbest bırakılmasını istiyoruz. Bu olmazsa Diyarbakır’da bulunan ve sağlık durumuna uygun bir hapishaneye nakledilmesini talep ediyoruz.”
Yoleri, 756. F Oturması kapsamında yetkililere görev, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu. Açıklama “Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın! Mehmet Hüseyin Maral Serbest Bırakılsın! Tedavi Haktır Engellenemez! Tecrit Öldürür Dayanışma Yaşatır!” sözleriyle tamamlandı.
PİRHA/İSTANBUL



Yoruma kapalı.