PİRHA – İzmir Varto Ekoloji Platformu, Varto’da yapılmak istenen JES projesine karşı 8 Ekim Perşembe günü yapılacak keşfe dikkat çekmek için yaptığı açıklamada, bilirkişi heyetine çağrıda bulundu. Platform adına çağrı yapan Eylem Koşar Bağiç, bilirkişi heyetinden bilimsel, bağımsız, tarafsız ve sahadaki gerçek koşulları bütün yönleriyle ortaya koyan bir rapor beklediklerini ifade etti.
Varto’da yapılmak istenen JES projesine ilişkin 8 Ekim Perşembe günü keşif yapılacak. İzmir Varto Ekoloji Platformu, keşfe ilişkin İzmir’den açıklama yaptı. Çiğli Kasaplar Meydanı’nda bir araya gelen platform üyeleri ‘Her yer Varto her yer direniş’, ‘Havama suyuma toprağıma dokunma’, ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganlarıyla yapılmak istene JES’e tepki gösterdi.
“KEŞİF DAVA AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Basın açıklamasını İzmir Varto Ekoloji Platformu adına Eylem Koşar Bağiç okudu. Varto’nun ve Kanireş’in köylüleri, yurttaşları ve yaşam alanlarını savunanların aylardır Çalıdere(Xwarik) köyünde sürdürülen çadır nöbetine dikkat çekerek, yurttaşların toprağına, suyuna, meralarına, tarım alanlarına ve geleceğe sahip çıktıklarını söyledi.
JES projesinin sadece bir enerji projesi olmadığını kaydeden Bağiç, bir bölgenin yaşam hakkını, inanç merkezlerini, suyunu, toprağını, havasını ve insanların kendi yaşam alanları üzerindeki söz hakkını da konuştuklarını ifade etti.
Varto ve çevre köylerini etkileyecek Jeotermal Enerji Santrali projesi nedeniyle açılan dava kapsamında bölgede 8 Ekim Perşembe günü yapılacak keşfin, dava açısından büyük öneme sahip olduğuna vurgu yapan Bağiç, “Bilirkişi heyetinin incelemesinde projenin tarım alanları, meralar, çayırlar, yerleşim alanları, su kaynakları, hayvancılık ve arıcılık üzerindeki olası etkilerinin yanı sıra sondaj faaliyetlerinden kaynaklanabilecek atıkların çevresel risklerin de değerlendirilmesini istiyoruz” dedi.
“BİLİRKİŞİ HEYETİ TARFSIZ BİR RAPOR SUNMALI”
Bilirkişi heyetine çağrı yapan Bağiç, 8 Ekim’de yapılacak keşfin bu mücadelenin en önemli aşamalarından biri olduğunu belirterek, bilirkişi heyetinin herhangi bir tarafın lehine ya da aleyhine bir değerlendirme yapmaması, bilimsel, bağımsız, tarafsız ve sahadaki gerçek koşulları bütün yönleriyle ortaya koyan bir rapor beklediklerini dile getirerek, şunları söyledi:
“Bilirkişi heyetinin yalnızca dosya üzerindeki belgeleri değil, proje sahasının gerçek durumunu, su kaynaklarını, tarım ve mera alanlarını, hayvancılığı, arıcılığı, doğal yaşamı ve bölgedeki insanların yaşam koşullarını yerinde görmesini istiyoruz. Bizim itirazımız yalnızca JES projesinin kendisine değildir. Bu projenin hangi koşullarda, hangi değerlendirmeler yapılarak ve çevresel etkileri yeterince ortaya konulmadan ruhsatlandırıldığına ilişkin ciddi hukuki ve teknik itirazlarımız bulunmaktadır. Bu hususların dava dosyasındaki belgeler ve ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle incelenmesini talep ediyoruz.”
“DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Keşif günü sahada olacaklarını belirten Boğiç, sorularını, itirazlarını ve bilimsel dayanaklarını kamuoyuyla paylaşıp, bilirkişi heyetinin raporunun sahadaki gerçekleri ve dosyada ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarını bütün açıklığıyla ortaya koyacağını vurguladı.
Eylem Koşar Bağiç, beklentilerinin, raporun önceden belirlenmiş bir sonuca değil, bilimsel gerçeklere ve somut tespitlere dayanması olduğunu vurgulayarak, “Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Varto halkının yaşam alanları üzerindeki söz hakkının takipçisiyiz. Suyumuzun, toprağımızın ve geleceğimizin takipçisiyiz” ifadelerini kullandı.
“HALKIN SÖZÜ DİKKATE ALINMALI”
Eylem Koşar Bağiç, platformun taleplerini şöyle sıraladı:
“Su varlıklarımızın korunmasını, Tarım ve mera alanlarımızın zarar görmemesini, hayvancılığın ve bölgedeki geçim kaynaklarının korunmasını, projenin bütün çevresel etkilerinin bilimsel ve bağımsız biçimde incelenmesini, halkın yaşam alanlarıyla ilgili süreçlerde sözünün ve iradesinin dikkate alınmasını, hukuki sürecin şeffaf ve bilimsel verilere dayalı yürütülmesini istiyoruz.”
154 gündür devam eden çadır direnişini de selamlayan Bağiç, “Çadırımız yalnızca bir eylem alanı değildir. Burası bizim yaşam alanımız, dayanışma alanımız ve taleplerimizi görünür kıldığımız yerdir” dedi.
Eylem slogan ve zılgıtlarla son buldu.
Yoruma kapalı.