PİRHA- Varto’nun Çalıdere Köyü’nde yapılmak istenen JES projesine karşı başlatılan çadır nöbeti 76’ncı gününde sürerken, “Varto’nun doğası ve jeotermal tehdidi” panelinde projenin ekolojik, ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çekildi.
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere Köyü’nde yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı yöre halkının başlattığı çadır nöbeti 76’ncı gününde devam ediyor.
Direniş çadırında çeşitli etkinliklerle sürdürülen mücadele kapsamında “Varto’nun doğası ve jeotermal tehdidi” başlıklı panel gerçekleştirildi.
Çok sayıda yurttaşın katıldığı panelde Çevre Bilimci Deniz Mine Öztürk ile akademisyen Dr. Mehmet Fırat, Varto’nun doğası ve JES projesinin yaratabileceği tehditler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panelin moderatörlüğünü ise Fatma Güneşer yaptı.
JES PROJELERİNİN EKOLOJİK RİSKLERİ
Panelde ilk olarak söz alan Çevre Bilimci Deniz Mine Öztürk, jeotermal enerji üretiminde yerin derinliklerindeki kaynaklara sondaj çalışmalarıyla ulaşıldığını belirterek, çıkarılan akışkanın çeşitli ağır metaller içerdiğine dikkat çekti.
Çalıdere Köyü’nde yapılmak istenen projenin elektrik enerjisi üretmeyi amaçladığını belirten Öztürk, enerji üretimi için yerin yaklaşık 3 kilometre derinliğine kadar sondaj yapılacağını söyledi.
Türkiye’de toplam 71 JES projesinin bulunduğunu kaydeden Öztürk, bunlardan 41’inin Aydın’da olduğuna dikkat çekerek bölgede büyük bir ekolojik yıkım yaşandığını ifade etti.
POLİTİK VE EKONOMİK BOYUTU
Projelerin hayata geçirilmesi sürecinde şirketlerin ekonomik kazanç elde ettiğini, buna karşın ekolojik zararların bölgede yaşayan halka bırakıldığını belirten Öztürk, bu sorunların küresel ölçekte yaşandığını söyledi.
JES projelerinin depremleri tetikleme riski taşıdığını ifade eden Öztürk, “Akışkanın yeniden yer altına basılması gerekiyor. O akışkan bazı gazları içeriyor. Bu gazların arasında karbondioksit de bulunuyor” dedi.
“GEÇMİŞ ANILAR VE GELECEĞE DAİR HAYALLER İHLAL EDİLİYOR”
Bu tür projelerin ekolojik etkilerinin yanı sıra demokratik, kültürel ve manevi zararlar da yarattığını belirten Öztürk, bölgede yaşayan halkın geçim kaynaklarının zarar göreceğini söyledi. Öztürk, bu tür santrallerin yalnızca geçici istihdam sağladığını, toprakların el değiştirmesi ve geçim kaynaklarının zarar görmesi sonucunda göçün artabileceğine dikkat çekti.
Bölgede faaliyet yürüten sendikaların, belediyelerin ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınmadığını kaydeden Öztürk, “Buradaki şirket Amerika merkezli ama Ege’dekiler ise Türk şirketleri. Hepsi hükümetle birlikte çalışıyor, onlardan destek alıyorlar. Ama buradaki halk tepki gösterdiğinde sanki suç işliyormuş gibi görülüyor” diye konuştu.
Öztürk, projenin yaşam alanlarını parçalayarak bölgede yaşayan insanların geçmişe dair anılarını ve geleceğe ilişkin hayallerini ihlal ettiğini belirterek, JES projelerinin ekolojik, ekonomik ve demokratik açıdan adaletsizlikler yarattığının altını çizdi.
“VARTO’DA 1656 BİTKİ TÜRÜ TESPİT ETTİM”
Akademisyen Dr. Mehmet Fırat ise Varto’nun zengin bir bitki florasına sahip olduğunu belirtti. Bölgede yaptığı çalışmalar kapsamında 4 bin ila 4 bin 500 arasında bitki örneği topladığını kaydeden Fırat, yalnızca Varto’nun bazı köylerinde bulunan bitki türlerinin olduğunu söyledi.
Çadır nöbetinde önemli bir mücadele yürütüldüğünü belirten Fırat, “Dünyada 355 bin bitki türü, Avrupa’da 20 binden az, Britanya’da 3 bin 430, Türkiye’de ise 9 bin 753 bitki türü bulunuyor. Varto’da ise 1656 tür tespit ettim” dedi.
Varto’nun ekolojik yapısının korunması ve doğallığını sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Fırat, Varto ve Türkiye’deki bitki çeşitliliğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Varto’da bulunan bitkilerin ticari amaçlarla kullanılmaması konusunda uyarıda bulunan Fırat, “Doğa, yeryüzündeki canlıların yuvasıdır” dedi.
“SONUNA KADAR DİRENİN”
JES projesine karşı yürütülen mücadelenin her zaman yanında olacaklarını ifade eden Fırat, “Sonuna kadar direnin. Bu topraklar sizin. Cılız kalırsanız güç kaybedersiniz. Birlik olmak zorundasınız” diye konuştu.
Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
MİKAİL ASLAN’DAN DİRENİŞE DESTEK
Panelin ardından sanatçı Mikail Aslan klamlarını seslendirdi. JES projesini istemediklerini belirten Aslan, Çalıdere Köyü’nde sürdürülen mücadeleyi selamladı.
Etkinlik, direniş çadırına gelen yurttaşların çektiği halaylarla sona erdi.
PİRHA/VARTO
Yoruma kapalı.