PİRHA- Başakşehir’deki Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda 8 kişinin yaralandığı, bir kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından okul önünde açıklama yapan Eğitim-Sen, okullarda artan şiddete karşı MEB’e önleyici tedbirler alma çağrısında bulundu. Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kemal Irmak, “Sadece okulun kapısına bir güvenlik görevlisi ya da bir polis yerleştirmeyle bu iş olmaz” diyerek, okullardaki şiddetin toplumsal sorunlardan ve eğitim sisteminden bağımsız ele alınamayacağını vurguladı.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İstanbul Şubeleri, Başakşehir’deki Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşanan saldırının ardından okul önünde basın açıklaması yaptı.
Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Okulda şiddete dur de! Yusuf Tekin istifa” pankartı açıldı. Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kemal Irmak, okullarda artan şiddete dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) çağrıda bulundu.
Şiddetin yalnızca okul içinde alınacak güvenlik önlemleriyle önlenemeyeceğini belirten Irmak, çocuk yoksulluğu ve eşitsizliğin azaltılması, okullardaki psikolojik danışman ve rehber öğretmen sayısının artırılması ve sınav odaklı eğitim sisteminden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.
“ŞİDDET BİR ANDA ORTAYA ÇIKMIYOR”
Üç yıl önce öldürülen öğretmen İbrahim Oktugan’ı hatırlatan Irmak, şiddetin toplumsal sorunlardan bağımsız ele alınamayacağını belirterek, “Şiddet toplumda giderek yaygınlaşan bir olguya dönüşüyor. Bu olgu giderek okulların içine çok daha fazla sirayet etmeye başladı” dedi.
Okulların ve öğrencilerin toplumdaki şiddet ortamından yalıtılmış olmadığını vurgulayan Irmak, şöyle konuştu:
“Okul ve öğrenciler toplumdaki şiddet dalgasından azade değil arkadaşlar. Onlar bizden yalıtılmış adalarda yaşamıyorlar. Şiddet bir anda da ortaya çıkmıyor. ‘Hadi canım sıkıldı, gidip şurada şiddet uygulayayım’ denmiyor.”
“KİM BUNLAR? AÇIKLAYIN”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Okullardaki kardeşlik iklimini bozmaya çalışan yabancı eller var” sözlerine tepki gösteren Irmak, “Kim bunlar? İşte burada emniyet var, bu ülkenin yargısı var, siz hükümetsiniz. Açıklayın” dedi.
Irmak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Deyin ki biz tespit ettik, şunlar şunlar ortaokul öğrencilerini ajite ediyorlar, örgütlüyorlar, okullara gönderiyorlar. Bakan böyle sürekli sorumluluğunun üstünü örtmeye çalışan, hedef saptıran, gerçekten son derece talihsiz ve sorumsuz açıklamalar yaparsa biz bu acıları çok daha fazla yaşarız.”
“14 EYLÜL’DEN BU YANA BEŞİNCİ BÜYÜK VAKA”
Okulların 14 Eylül’de açıldığını hatırlatan Irmak, “Bugün ayın yedisi. 14 Eylül’den bugüne beşinci büyük vaka bu. Üç hafta içerisinde” diye konuştu.
Çocuklar arasındaki eşitsizliğin ve derin çocuk yoksulluğunun ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Irmak, olaylar yaşanmadan önce önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.
Irmak, “Olay olduktan sonra değil, öncesinden bu olayları önleyebilecek yeteri sayıda psikososyal destek sağlayacak psikolojik danışman, rehber öğretmen sayısını artıralım” çağrısında bulundu.
Öğretmenin eğitim sisteminin merkezindeki en önemli öznelerden biri olduğunu vurgulayan Irmak, “Çocuğa bir şey söyleyemeyen, ona rehberlik edemeyen, dokunamayan, sadece ‘şunları şunları yapın, okuldan çıkın’ rolleri veren anlayıştan uzaklaştıralım” ifadelerini kullandı.
“SADECE KAPIYA POLİS KOYARAK BU İŞ OLMAZ”
Okullarda yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılmasının çözüm olmadığını vurgulayan Irmak, “Sadece okulun kapısına bir güvenlik görevlisi ya da bir polis yerleştirmeyle bu iş olmaz dedik, defaten söyledik” diye konuştu.
Osmaniye, Van’ın Tuşba ilçesi, İstanbul ve İzmir’de yaşanan olayları hatırlatan Irmak, “İşin pedagojik, bilimsel yanına eğilmeden sadece güvenlik tedbiri alınarak olmadığını gördük” dedi.
Sınav odaklı eğitim sistemini de eleştiren Irmak, pedagogların, akademisyenlerin ve eğitim sendikalarının yıllardır bu konuda öneriler sunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu sınav odaklı eğitim sistemi çocukların çoğunu eziyor ve değersizleştiriyor. Yaklaşık 1 milyon öğrenci sınava giriyor ve sadece 50 bini iyi yerlere yerleşebiliyor. Diğerleri hem ailesi tarafından, hem arkadaşları tarafından, hem çevre tarafından sanki işe yaramaz, değersiz, kendini değersiz hissedecek bir yaklaşımla karşı karşıya. Bu modelden hızlı bir şekilde vazgeçilmesi lazım.”
“YUSUF TEKİN ON KERE İSTİFA ETMİŞTİ”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısına da değinen Irmak, “Biz buraya yazmışız Yusuf Tekin istifa. Ben Yusuf Tekin’i bu sefer istifaya davet etmiyorum” dedi.
Irmak, “Yusuf Tekin şimdiye kadar eğer o vicdanı, sorumluluğu, gerekli ahlaki değerler içinde yaşıyor olsaydı on kere istifa etmişti. Kimsenin de bunu söylemesine gerek yok” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından eyleme katılan okul velilerinin görüş ve tepkileri dinlenerek, yaşanan sorunlara karşı ortak olarak neler yapılabileceği değerlendirildi.
Irmak, yurttaşları saat 16.00’da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak basın açıklamasına davet etti. Eğitim-Sen heyeti ise açıklamanın ardından okula başsağlığı ziyaretinde bulundu.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.