PİRHA- Rıza Şehri Akademisi yöneticisi Demir Çelik, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için “kök yasa” düzenlemesinin gecikmeden Meclis gündemine alınması gerektiğini söyledi. Çelik, demokratik çözümün ancak hukuki ve anayasal güvencelerle mümkün olacağını vurguladı.
DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile yaklaşık beş saat süren görüşmesinin ardından, çözüm sürecinde “çerçeve yasa” tartışmaları hız kazandı. Abdullah Öcalan’ın, “Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir” mesajının ardından, çözüm sürecinde hukuki düzenlemelere ilişkin beklentiler arttı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un çerçeve yasa kapsamında siyasi partilerle yürüttüğü temaslar sürerken, gözler Meclis’te atılması beklenen yasal adımlara çevrildi.
Rıza Şehri Akademisi yöneticisi Demir Çelik de gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için devletin vakit kaybetmeden hukuki ve anayasal adımlar atması gerektiğini söyledi. Çelik, demokratik çözümün ancak “pozitif hukuk” anlayışıyla mümkün olacağını ifade etti.
“SÜREÇTE DEVLET GEREKLİ ADIMLARI ATMADI”
Demir Çelik, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısını ve ardından PKK’nin kongresinde aldığı fesih ile silahlı mücadeleyi sonlandırma kararını hatırlattı. Temmuz 2025’te bir grup gerillanın silahlarını yakmasını da bu iradenin somut göstergesi olarak değerlendiren Çelik, buna rağmen devletin demokratik çözüm yönünde gerekli adımları atmadığını ifade etti.
Çelik, “Devlet bugüne kadar atması gereken adımları atmamakta ısrar etti. Süreci zamana yaydı, umudu karartan ve kaygıları artıran yaklaşımlarını terk etmedi” dedi.
“POZİTİF HUKUKA İHTİYAÇ VAR”
İmralı’da gerçekleşen son görüşmede Abdullah Öcalan’ın verdiği mesajların önemli olduğunu belirten Çelik, “Negatif hukuk yerine pozitif hukuka ihtiyaç olduğunu bir kez daha vurguladı” ifadelerini kullandı.
Pozitif hukukun, Kürt sorununun inkarından vazgeçilmesi ve Kürt halkının demokratik taleplerini güvence altına alacak köklü bir yasal düzenlemeyi ifade ettiğini söyleyen Çelik, “Kök yasanın ertelenmeden Meclis gündemine taşınması ve müzakere sürecinin gereklerinin yerine getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.
“ÇERÇEVE YASA TOPLUMDAN GİZLENMEMELİ”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle yürüttüğü temasları olumlu bulduğunu ifade eden Çelik, hazırlanan çerçeve yasa taslağının kamuoyundan gizli yürütülmesini ise eleştirdi.
Çelik, “Sürecin şeffaf olması gerekirken toplum hala çerçeve yasanın içeriğini bilmiyor. Meclis gündemine gelmeden önce toplumsal dinamiklerle de paylaşılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
“YENİ VE DEMOKRATİK BİR ANAYASA GEREKLİ”
Türkiye’nin temel sorununun demokrasi eksikliği olduğunu dile getiren Çelik, çözümün sivil ve demokratik bir anayasa ile mümkün olacağını söyledi.
“Her şeyden önce darbe anayasalarının kaldırılarak yerine sivil, eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir anayasa yapılmalıdır” diyen Çelik, Kürtlerin ve Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
“KÜRT VE ALEVİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ TÜRKİYE’Yİ DEMOKRATİKLEŞTİRİR”
Kürt sorununun demokratik çözümünün yalnızca Kürtler açısından değil, Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından da belirleyici olduğunu belirten Çelik, anadilde eğitim, Kürt kimliği ve kültürel hakların anayasal güvence altına alınmasını, yerel demokrasinin güçlendirilmesini ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki çekincelerin kaldırılmasını istedi.
Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının da anayasal güvenceye kavuşturulmasının zorunlu olduğunu söyleyen Çelik, “Bu iki kadim sorunun çözülmesi Türkiye’nin demokratik hukuk sistemiyle buluşmasının önünü açacaktır” ifadelerini kullandı.
“ANTİDEMOKRATİK YASALAR KALDIRILMALI”
Demokratik siyaset alanının genişletilmesi çağrısında bulunan Çelik, Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere antidemokratik düzenlemelerin kaldırılması gerektiğini belirtti.
Çelik, “Bir an evvel kök yasa Meclis’te ele alınmalı, antidemokratik bütün yasalar lağvedilmeli, demokratik siyasetin önü açılmalıdır. Biz buna demokratik entegrasyon ve demokratik toplum diyoruz. Atılan adımları değerli buluyorum ancak bunların zamana yayılmadan yasal ve anayasal düzenlemelerle tamamlanması zorunludur” dedi.
Elif SONZAMANCI/KÖLN
Yoruma kapalı.