PİRHA- Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin yakınları, yıllardır sonuçlandırılmayan yargı süreci ve cezasızlık politikalarına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda, iç hukuk yollarının etkisiz hale geldiği vurgulanırken, katliamın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesi talep edildi.
2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde 33 aydın ve sanatçının yaşamını yitirdiği Sivas Katliamı’na ilişkin adalet mücadelesi uluslararası hukuk zeminine taşındı. Katliamda yakınlarını kaybeden aileler, Türkiye’de yürütülen yargı süreçlerinden sonuç alınamaması ve faillerin cezasız bırakılması nedeniyle dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürdü.
Başvuru, katliamda yaşamını yitiren isimlerin yakınlarından Eren Aysan, Zeynep Altıok ve Mazlum Çimen adına yapıldı. Ailelerin vekilliğini üstlenen avukatlar Dr. Günal Kurşun, Zahide Beydağ Tıraş Öneri ve Deniz Özbilgin, yaptıkları ortak açıklamada, 33 yıldır süren adalet arayışının iç hukukta karşılık bulmadığını belirtti.
“ANAYASA MAHKEMESİ DOSYAYI YILLARDIR SONUÇLANDIRMADI”
Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, Sivas Katliamı’na ilişkin bireysel başvurunun 2014 yılından bu yana Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde bulunduğu ancak geçen süreye rağmen herhangi bir karar verilmediği hatırlatıldı.
Açıklamada, yüksek mahkemenin yıllardır süren sessizliğinin başvurucular açısından etkili başvuru hakkını ortadan kaldırdığı belirtilerek, iç hukuk yollarının fiilen tüketildiği ve adalet arayışının uluslararası yargı mercilerine taşınmasının zorunlu hale geldiği ifade edildi.
Başvuruda, Sivas Katliamı’nın yalnızca bireylere yönelik bir saldırı olmadığı, belirli bir toplumsal kesimi hedef alan örgütlü bir şiddet eylemi niteliği taşıdığı vurgulandı. Katliamın demokratik değerlere, laikliğe ve birlikte yaşam kültürüne yönelik bir saldırı olduğu belirtilirken, olayın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Aileler ve avukatları, yıllardır süren cezasızlık politikalarının toplumsal vicdanda derin yaralar açtığını belirterek, adalet talebinden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
“MÜCADELE ULUSLARARASI ALANDA SÜRECEK”
Yapılan açıklamada, Sivas Katliamı’nın unutturulmasına ve hukuki açıdan üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceği vurgulandı. AİHM başvurusunun yalnızca geçmişte işlenen suçların yargılanması için değil aynı zamanda insan hakları, hukukun üstünlüğü ve adalet ilkelerinin yeniden tesis edilmesi açısından da önemli bir adım olduğu belirtildi.
Katliamın 33. yılında yapılan başvuruyla birlikte, yakınlarını Madımak’ta yitiren aileler adalet mücadelesini uluslararası hukuk platformlarında sürdürme kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.