Alevi Haber Ajansi

Cuma Erçe: AYM’nin Madımak kararının AİHM sürecinde çıkmasını tesadüfi bulmuyorum- VİDEO

PİRHA- AYM, Madımak Katliamı’na ilişkin yargılama sürecinin etkili yürütülmediğine ve yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti. Kararı değerlendiren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bizim esas talebimiz bunun çok daha ötesinde. Devlet bu katliamla yüzleşmeli, hesaplaşmalı ve özür dilemeli” dedi.

 

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 37 kişinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin yürütülen yargılama sürecinde hak ihlali kararı verdi.

AYM, Madımak Katliamı’na ilişkin yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmediği gerekçesiyle yaşamını yitirenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruyu değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, oy birliğiyle “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine” hükmederken, başvurucular lehine manevi tazminata karar verdi. Kararın gerekçesinin ise daha sonra yazılacağı öğrenildi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, AYM’nin kararını değerlendirdi. Kararın gerekçesinin henüz görülmediğine dikkat çeken Erçe, hak ihlali tespitini önemli bulduklarını ancak bunun Madımak Katliamı’na ilişkin adalet taleplerini karşılamadığını söyledi.

“ADALET MÜCADELESİ 33 YILDIR DEVAM EDİYOR”

Madımak Katliamı’nın hemen ardından başlayan adalet mücadelesinin 33 yıldır sürdüğünü belirten Erçe, “Başından beri, yani 2 Temmuz 93 katliamının hemen sonrasında başlayan adalet mücadelesi, ilk zamanlar 600 civarında avukatın da katılımıyla başlayan bir mücadeleydi ve 33 yıldır durmadan devam etti bugüne kadar” dedi.

Yargılama sürecinde taleplerinin karşılanmadığını ifade eden Erçe, tanıkların ve dönemin kamu görevlilerinin dinlenmesi yönündeki başvurularının da dikkate alınmadığını söyledi. Erçe, “Yargılamanın etkin biçimde yapılmadığı, usul ve esas yönünden ciddi hataların yapıldığı, yanlı davranıldığı, katillerin korunması ve kaçırılması için her türlü düzeneğin hazırlandığını defalarca söyledik” ifadelerini kullandı.

“DEVLET KATLİAMDA TARAFINI ORTAYA KOYDU”

Erçe, katliamın engellenmemesi ve sonrasındaki yargılama süreci nedeniyle devletin sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.

“Devlet taraftır. Zaten bu katliamı engellemeyerek, hatta zemin hazırlayarak da katliamın baş sorumlusudur” diyen Erçe, sanık avukatlarının daha sonra siyasette ve devlet kurumlarında üst düzey görevlere gelmesine de dikkat çekti.

Erçe, “Katilleri savunan bütün avukatlar neredeyse ya AKP’nin kurucusu, ya bakan, ya milletvekili, ya Büyükşehir Belediye Başkanı, hatta yüksek yargı organlarına kadar yükseltilmişlerdir” dedi.

“AYM’YE 12 YIL ÖNCE BAŞVURDUK”

Anayasa Mahkemesi’ne 2014 yılında başvurduklarını hatırlatan Erçe, başvurunun temelinde yargılamanın etkili ve hukuka uygun yürütülmediği iddialarının bulunduğunu belirtti.

Erçe, “Tanıkların dinlenmesi, devlet organlarında görev alanların, bürokratların dinlenmesi, mahkeme huzuruna çıkartılması noktasındaki taleplerimiz dahi görmezden gelindi” dedi.

Firari sanıkların uzun yıllar yakalanmamasına da değinen Erçe, “Uluslararası alanda haklarında kırmızı bülten çıkarılmış olan katillerin bizler yerlerini bilmemize rağmen devlet bilmiyordu ve getiremiyordu” ifadelerini kullandı.

“İNSANLIĞA KARŞI SUÇ VURGUMUZ KABUL EDİLMELİYDİ”

AYM kararının taleplerinin yalnızca bir bölümünü karşıladığını belirten Erçe, esas beklentilerinin Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi olduğunu söyledi.

“Biz insanlığa karşı işlenmiş bir suç olması ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının olamayacağına yönelik, yani bu katliamın bir insanlık suçu olduğuna dair çok özel vurgularımız var” diyen Erçe, “Biz isterdik ki Anayasa Mahkemesi bunları kabul etsin” ifadelerini kullandı.

Kararın gerekçesinin henüz ellerine ulaşmadığını belirten Erçe, “Gerekçeli kararı gördüğümüz zaman bu değerlendirmeleri daha net yapacağız ama günü kurtarmaya yönelik kararlar olduğu çok belli oluyor” dedi.

“TAZMİNATI PARA MESELESİ OLARAK GÖRMÜYORUM”

AYM’nin başvurucular lehine verdiği manevi tazminat kararını da değerlendiren Erçe, ailelerin önemli bir bölümünün daha önce tazminat istemediklerini mahkemeye bildirdiğini söyledi.

Erçe, “Meseleyi bir tazminat, bir para meselesi olarak görmüyorum. Tam tersine devletin kendi en üst mahkemesinin bile devleti suçlu bulan ve yargılamaların usule uygun yapılmadığını ifade eden, dolayısıyla ciddi bir hak ihlali olduğunu ortaya koyan yaklaşımı önemli” dedi.

Manevi tazminat kararını devletin sorumluluğunun kabulü açısından önemsediklerini belirten Erçe, “Kararın ilk elimize ulaşan haliyle devletin sorumluluğunu, yaşam hakkı ihlalinden yargılama usullerinin yeteri kadar hukuka dayalı yürütülmediğine yönelik kabulü ve sonrasında manevi tazminat kararı, kısmen de olsa bizim açımızdan önemlidir” diye konuştu.

“KARARIN 12 YIL SONRA ÇIKMASINI TESADÜFİ BULMUYORUM”

AYM başvurusunun 12 yıl sonra karara bağlanmasının zamanlamasına dikkat çeken Erçe, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yönelik başvuruların başlatıldığını belirtti.

“12 yıl bekletilmesinin ve bugüne denk getirilmesinin, hele ki AİHM süreçlerinin başlatıldığı bir noktaya denk getirilmesini çok tesadüfi görmüyorum” diyen Erçe, bazı dosyaların AİHM’e ulaştığını, diğer dosyaların da hazır olduğunu söyledi.

Erçe, gerekçeli AYM kararını inceledikten sonra AİHM sürecine ilişkin yeni bir değerlendirme yapacaklarını kaydetti.

“DEVLET KATLİAMLA YÜZLEŞMELİ VE ÖZÜR DİLEMELİ”

Madımak Katliamı’nın bütün yönleriyle aydınlatılması taleplerinin sürdüğünü vurgulayan Erçe, “Bizim esas talebimiz bunun çok daha ötesindedir. Bu katliamın arka planının tümüyle gün yüzüne çıkartılması, devletin bu katliamla yüzleşmesi, hesaplaşması ve bu hesaplaşma sonucunda halka hesap vermesi, yani devletin özür dilemesi en çok istediğimizdir” dedi.

Katliamın uluslararası hukuk açısından insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilmesini isteyen Erçe, “Asla ve asla herhangi bir zaman aşımıyla ifade edilmemesi talebimiz devam ediyor” diye konuştu.

“SİVAS İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET”

Adalet mücadelelerinin yalnızca Madımak Katliamı ile sınırlı olmadığını ifade eden Erçe, “Sivas için adalet, herkes için adalet şiarımız devam ediyor” dedi.

Erçe, Sivas öncesinde ve sonrasında yaşanan katliamlarla da yüzleşilmesi gerektiğini belirterek, “Devletin bütün bu katliamlardan kurumsal anlamda özür dilemesi talebimiz devam edecek. Adalet mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

“MESELEYİ GÜNÜ KURTARAN BİRKAÇ CÜMLEYE KURBAN ETMEYECEĞİZ”

AYM kararının mücadelelerinin sonu olmadığını vurgulayan Erçe, “Asla ve asla mahkemenin bugün günü kurtaran birkaç cümlesine bu meseleyi kurban etmeyeceğiz. Çünkü talebimizin tamamının kabul edileceği bir mücadele devam edecek” dedi.

Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi” yapılması taleplerini de yineleyen Erçe, “Katliamda katledilen canlarımızı anmaya ve onları unutturmamaya yönelik bugüne kadar yaptığımız gibi bugünden sonra da bütün yol ve yöntemleri kullanarak bu mücadeleyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Elif SONZAMANCI/PİRHA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.