Alevi Haber Ajansi

Suriye’de kaçırılan Betül Süleyman Alluş için ortak çığlık-VİDEO

PİRHA- Mersin, İstanbul, Hatay/Samandağ ve İzmir’de eş zamanlı ses yükselten kadın platformları ve Alevi kurumları, HTŞ tarafından kaçırılan üniversite öğrencisi Betül Süleyman Alluş’un akıbetini sordu. Yapılan ortak açıklamalarda, kadın bedeninin “savaş ganimeti” olarak görülmesine ve Alevi kimliğine yönelik sistematik “inanç kırımına” sert tepki gösterildi.

MERSİN: KADIN BEDENİ SAVAŞ GANİMETİ DEĞİLDİR

Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan Elif Kök Esmer, Suriye’de Alevi kadınların özellikle hedef seçilmesinin tesadüf olmadığını vurguladı. Savaş politikalarının erkek egemen zihniyetle birleşerek kadınları sindirme aracına dönüştüğünü belirten Esmer, şu ifadeleri kullandı:

“Dün olduğu gibi bugün de savaşlarda ilk hedef kadınların yaşamı ve özgürlüğü oluyor. Betül Süleyman Alluş derhal bulunmalı, sorumlular yargılanmalıdır. Sessiz kalmayacağız!”

İSTANBUL: ALEVİ KADINLAR SOYKIRIM CENDERESİNDE

İstanbul’da Alevi çatı örgütleri (ABF, DAD, AKD ve PSAKD) bir araya gelerek HTŞ’nin (Heyet Tahrir el-Şam) bölgedeki asimilasyon politikalarına dikkat çekti. 29 Nisan 2026’da Lazkiye Tişrin Üniversitesi’nden kaçırılan Betül Süleyman Alluş’un, Selefi öğretilerle inancından koparılmaya çalışıldığı belirtildi.

Betül Süleyman Alluş kayıtsız şartsız serbest bırakılmalıdır.Bölgedeki inanç temelli suçları araştırmak üzere bağımsız bir heyet görevlendirilmelidir.Kızını arayan baba Süleyman Alluş üzerindeki baskılar durdurulmalıdır.

SAMANDAĞ: KARANLIĞA KARŞI DAYANIŞMA

Hatay Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri ise yayımladıkları bildiride, cihatçı grupların kadın iradesini yok sayan “din” ve “hicret” maskeli suçlarını ifşa etti. Alluş’un kaçırılmasının ardından güvenlik kayıtlarının gizlenmesi ve aileye yönelik şüpheli mesajlar paylaşılması, sürecin sistematik bir operasyon olduğunu gösterdiği ifade edildi.

İZMİR: KADINLAR KÖLE PAZARLARINDA SATILIYOR”

İzmir Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandı. “Suriye’de HTŞ zulmüne karşı direnen kadınlar onurumuzdur” pankartının açıldığı eylemde basın metnini Gülay Serin okudu. Serin, bölgedeki dehşeti şu sözlerle dile getirdi:

“Kaçırılan kadınların İdlib merkezli köle pazarlarında satıldıkları, işkence ve tecavüze uğradıkları raporlandığı hâlde, HTŞ rejimi yalnızca inkâr politikası izlemiştir. Bu çaresizlik, dünyanın sessizliğinden ve katliamcıların cezasız bırakılmasından beslenmektedir.”

Serin; BM ve uluslararası insan hakları örgütlerine, Colani rejiminin suçlarını araştırmak üzere bağımsız bir inceleme heyeti kurulması için acil çağrıda bulundu.

MERSİN-İSTANBUL-SAMANDAĞ-İZMİR/PİRHA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.