Alevi Haber Ajansi

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Tarihi cesaret edenler yazar!-VİDEO

PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. ‘Barış İzleme ve Takip Kurulu’ kurulmasını öneren Bakırhan, sürecin hızlanması gerektiğinin altını çizdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin konuştu.

Tuncer Bakırhan, Dersim Katliamı’nda katledilenleri anarak, devletin özür dilemesi gerektiğini ifade etti:

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ortadoğu’daki zirve “belirsizliklerin zirvesi” ve bu zirve devam ediyor. ABD-İsrail, İran savaşının yarattığı büyük sarsıntıların bölgedeki bütün dengeleri yeniden harekete geçirdi. Körfez ülkelerinin eski güvenlik konumlarını kaybetti. Hürmüz Boğazı artık bir hegemonya mücadele alanına döndü. Irak’ta kalıcı bir yönetim mimarisinin kurulmaması Lübnan’da bitmeyen savaş halklar arasında ciddi tehditler ve tehlikeler yaratıyor. Böylesi bir tabloda Türkiye açısından en rasyonel yol dostlarını çoğaltmak ve düşmanlarını azaltmaktır. Türk’ün tarihsel dostu Kürt, Kürt’ün tarihsel dostu da Türk’tür. Kürt jeopolitiği bir risk değil, bir fırsat olarak görülmelidir. Korkuları değil, ortaklıkları çoğaltarak birlikte kazanabiliriz, birlikte büyüyebiliriz. Eşit yurttaşlık, demokrasi ve barış temelinde kurulacak yeni birliktelik yalnızca içeride değil, bölgede de Türkiye’yi stratejik bir güç haline getirir. T

Türkiye’nin Ortadoğu’da stratejik önemi ve gücünü korumasının yolu 22 Ekim ve 27 Şubat’tan geçiyor. Çözüm Kürt meselesinin demokratik çözümündedir. Biz Kürt meselesini çözeceksek her defasında Ortadoğu’daki gelişmelere, Balkanlardaki gerilimlere, Kafkasya’daki çatışmalara, Akdeniz’deki hesaplara bakarak mı karar vereceğiz? Bu mantık doğru bir mantık değildir. Son 20 yılda sadece yanıbaşımızda 14 büyük savaş yaşandı. Bu bakımdan erteleme ile yol alabileceğimiz bir eşlikte değiliz. Barış kaygı ve tereddütlerle değil, barış cesaretle olur. Bugün barış için tüm şartlar uygundur. Ama ne yazık ki temel sorun siyasetsizliktir. Esnaf soruyor, asker annesi soruyor, cezaevindeki tutsak ailesi soruyor, öğrenci soruyor, emekli soruyor. Siyaset neden cesaret edemiyor? İktidar neyi bekliyor diye. Altını önemle çizmek istiyorum. Bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur. Süreci ciddiye alan onu hukuka bağlar. Barış bir tohumsa hukuk onun toprağıdır. Toprağı olmayan bir yerde tohum yeşerir mi?

Özel yasayı Meclis’e sunalım. Bir haftada gereğini yapalım. Türkiye rahat bir nefes alsın. Sayın Öcalan’ın özgür müzakere koşulları sağlansın.

Kayyımı atayanlar, kayyımı geri çekemiyor mu? Bu süreci enfekte eden uygulamalardır. Bunlar sürecin ruhuna aykırı olan adımlardır. Bir taraftan süreç, bir taraftan verilen cezaları toplum kabul etmiyor. Komisyonun hazırladığı raporun gereğini yerine getirilsin.

Bugün sayın Bahçeli’nin statü açıklamasının altına imza atıyoruz. Sayın Erdoğan’ın “süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir” sözüne bide diyoruz ki; tarih cesaret edenleri yazar, buyrun tarihi birlikte yazalım. Yüzyıldır hasret kaldığımız barışı mutlaka bu topraklarda kuracağız.

Bu süreci risklerden uzak tutacak bir komisyon kuralım. Adı ‘Barış İzleme ve Takip Kurulu’ olsun. Meclis’in vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun. Atılması gereken adımları hızlandırır. Bu kurul, akademi ve sivil toplumla istişarede bulunabilir.

Türkiye’nin adalet meselesi, artık yargı paketleriyle geçiştirilecek bir sorun değil. İhtiyaç bütünlüklü bir hukuk reformudur. Cezaevlerinde 414 bini aşan tutuklu ve hükümlü var. Toplumda adalete olan inanç neredeyse sıfırlandı. Hapsetmeyi büyüten düzen toplumu daha güvenli, daha adil kılmadı. Yasalar mahkumiyeti öncelememeli. Tutuklu yargılama müessesi artık istisna olmalıdır. İnfaz düzenlemesi, hasta mahpusların özgürlüğü, uzun tutukluluğun son bulması, idare ve gözlem kurullarının kaldırılması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gibi adımlar acil açılması gereken adımlardır.

Yarın Hıdırellez  Bayramı’nın kutlanacağı gündür. Bu toprakların kadim geleneklerinden biridir. Hıdırellez’i kutluyorum. Yine yarın Deniz Gezmiş, Yusuf ve Hüseyin’in idam edilişlerinin yıl dönümüdür. Deniz, Yusuf, Hüseyin’i de saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Onların demokratik, özgür, bağımsız Türkiye ideallerinin temsilcileri olacağımızın sözünü veriyoruz. ”

PİRHA/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.