PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen Be One Festivali resepsiyonunda yaptığı konuşmada, Türkiye’de demokrasi güçlerinin ortak mücadele zemininde buluşmasının tarihsel bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Hiçbir dönem olmadığı kadar bir olmaya ihtiyacımız var” dedi. Müzakere sürecinin mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Bakırhan, demokratik çözüm, barış ve eşit yurttaşlık taleplerinden geri adım atılmayacağını söyledi.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), 30 Mayıs’ta Köln’de geniş katılımlı bir açık hava festivali düzenlemeye hazırlanıyor. “BE ONE adıyla, “Yarınlara Umut Ol” sloganıyla Tanzbrunnen’de gerçekleştirilecek etkinlik, binlerce canı ortak bir buluşmada bir araya getirecek.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Be One Festivali kapsamında gerçekleştirilen resepsiyonda konuştu. Festivalin adının taşıdığı anlamın günümüz siyasal koşulları açısından büyük önem taşıdığını belirten Bakırhan, demokrasi güçlerinin ortak mücadele zemininde buluşmasının zorunlu hale geldiğini söyledi.
Bakırhan, dünyayı yöneten kapitalist ve emperyalist sistemlerin muhalefet eden toplumsal kesimleri parçalamaya çalıştığını belirterek, demokrasi güçlerinin birlik oluşturamadığı her durumda baskı politikalarının güç kazandığını ifade etti.
“BAŞIMIZA NE GELİYORSA ASLINDA BİR OLMAMAKTAN KAYNAKLIDIR”
Festivalin adındaki “Bir Ol” çağrısına dikkat çeken Bakırhan, yaşanan sorunların temelinde birlikte hareket edememe halinin bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de demokrasi mücadelesi yürüten kesimlerin amaçlarına ulaşmaması için çeşitli mekanizmaların devreye sokulduğunu kaydeden Bakırhan, bu tabloyu aşmanın yolunun ortak mücadele ve ortak söz üretmekten geçtiğini belirtti.
“MÜZAKERE ETMEK MÜCADELEDEN VAZGEÇMEK DEĞİL”
Kürt sorununun çözümüne ilişkin yürütülen sürece değinen Bakırhan, müzakerenin mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurguladı.
Müzakerenin Kürt halkının anadil hakkından, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinden, kadınların özgürlük ve demokrasi mücadelelerinden vazgeçilmesi anlamına gelmediğini ifade eden Bakırhan, değişenin yalnızca mücadelenin yöntemi olduğunu söyledi.
DEM Parti’nin yürüyen müzakere süreci nedeniyle hiçbir zaman sessiz kalmadığını belirten Bakırhan, CHP’ye yönelik operasyonlardan gazetecilerin tutuklanmasına, gençlere dönük baskılardan kayyım uygulamalarına kadar her konuda dayanışma içinde olduklarını kaydetti.
“HİÇBİR DÖNEM OLMADIĞI KADAR BİR OLMAYA İHTİYAÇ VAR”
Türkiye’de toplumun demokrasi istediğini ve kayyım politikalarına karşı çıktığını belirten Bakırhan, mevcut koşulların demokrasi güçleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Bu dönemde iç tartışmaların geri plana bırakılması gerektiğini ifade eden Bakırhan, farklı toplumsal kesimlerin omuz omuza mücadele etmeyi sürdürmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Birlik sağlanamadığında kayyım politikalarının, yargı müdahalelerinin ve antidemokratik uygulamaların önünün açıldığını söyleyen Bakırhan, kent uzlaşısı deneyiminin ise ortak mücadelenin başarı sağlayabileceğini gösterdiğini dile getirdi.
“40 YILLIK MÜCADELE MASADA OYUNA GELMEZ”
Yürütülen müzakere süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, Kürt özgürlük mücadelesinin onlarca yıllık birikime sahip olduğunu ve temel hedeflerinden vazgeçmeyeceğini söyledi.
Bugüne kadar Kürt tarafının çeşitli adımlar attığını belirten Bakırhan, bundan sonraki aşamada iktidarın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. CHP’ye yönelik operasyonlar ve Ortadoğu’daki gelişmelerin bazı adımları geciktirdiğini söyleyen Bakırhan, geciken her adımın demokratik çözüm sürecini olumsuz etkilediğini kaydetti.
“TEMMUZ AYINA KADAR BİR YASA BEKLİYORUZ”
İmralı görüşmelerine de değinen Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın son görüşmede temmuz ayına kadar yasal düzenleme beklentisini dile getirdiğini aktardı.
Bakırhan, yapılacak düzenlemelerle silahlı yapıların sona erdirilmesinin ardından insanların siyasal ve toplumsal yaşama katılabileceğini, sürgündeki siyasetçilerin dönebileceğini ve siyasi tutukluların özgürleşebileceğini söyledi.
Ayrıca milyonlarca insan hakkında açılan soruşturma ve davaların da gündeme geleceğini belirten Bakırhan, demokratik zeminin genişlemesinin demokrasi güçlerini zayıflatmayacağını, tam tersine güçlendireceğini ifade etti.
“DEMOKRATİK ZEMİN AÇILDIKÇA BİZ BÜYÜYECEĞİZ”
Sürecin hiçbir toplumsal kesimin aleyhine olmadığını dile getiren Bakırhan, demokratik alan genişledikçe sosyalistlerin, kadınların, Alevilerin, Kürtlerin ve emekçilerin daha güçlü örgütlenme imkanlarına kavuşacağını söyledi.
Müzakere sürecinin dönem dönem aksadığını ancak tamamen sona ermediğini ifade eden Bakırhan, ilk aşamanın sonuna gelindiğini ve artık iktidarın gerekli yasal düzenlemeleri yapması gerektiğini belirtti.
“SANDIK İRADESİNİN YOK SAYILMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Konuşmasının önemli bölümünü CHP’ye yönelik baskılara ayıran Bakırhan, halk iradesinin yargı operasyonları ve farklı yöntemlerle etkisizleştirilmesine karşı olduklarını söyledi.
Kendisine güvenen siyasal aktörlerin sandıkta yarışması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, halktan destek alamayan iktidarın farklı yöntemlere başvurduğunu ifade etti.
DEM Parti’nin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yaptığı görüşmeye de değinen Bakırhan, yaşananların muhalefeti bölme ve etkisizleştirme amacı taşıdığını belirtti.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ BÖLÜNMEDEN BU SÜREÇTEN ÇIKMALI”
Muhalefetin temel görevinin CHP’nin birlik ve bütünlük içinde bu süreci aşmasını savunmak olduğunu söyleyen Bakırhan, sosyalistlerin, Kürtlerin ve Alevilerin de bu tutumu desteklemesi gerektiğini ifade etti.
Kürt hareketinin yıllar boyunca çeşitli saldırılarla karşı karşıya kaldığını ancak bölünmediğini belirten Bakırhan, bugün yürüyen müzakere sürecinin de bu direncin sonucu olduğunu kaydetti.
“BU SİSTEMİ ALT ETMENİN YOLU OMUZ OMUZA MÜCADELEDEN GEÇER”
Dünya ve Türkiye’deki mücadele deneyimlerinden ders çıkarılması gerektiğini söyleyen Bakırhan, kent uzlaşısı deneyiminin farklı toplumsal kesimlerin bir araya geldiğinde nasıl sonuç alabileceğini gösterdiğini ifade etti.
Kimin daha haklı olduğuna ilişkin tartışmalar yerine ortak mücadeleyi büyütmenin önemine işaret eden Bakırhan, mevcut sistemin bölme politikalarının boşa çıkarılması gerektiğini söyledi.
“ALEVİLERİN EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELESİ HAKLIDIR”
Avrupa’daki Alevi kurumlarının uzun yıllardır eşit yurttaşlık mücadelesi yürüttüğünü belirten Bakırhan, bu kurumların önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi.
Türkiye’nin Avrupa’daki Alevi kazanımlarını tehdit olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, eşit yurttaşlığın Aleviler, kadınlar, Kürtler, gençler ve tüm ezilen kesimler için temel bir hak olduğunu ifade etti.
Alevi kurumlarına teşekkür eden Bakırhan, Avrupa’daki demokratik kazanımların Türkiye’de de elde edilebileceğini kaydetti.
PİRHA/KÖLN
Yoruma kapalı.