PİRHA- JES ve maden arama çalışmalarının yapıldığı alanların çoğunlukla Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgeler olduğunu vurgulayan Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “ Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” diyerek tepki gösterdi.
Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi coğrafyasına son yıllarda artarak devam eden doğa ve inanç kırımına dair konuştu.
“İNANÇ VE DOĞA KIRIMI VAR”
Mustafa Sazcı, otantik inancın, itikadın yaşandığı Varto ve çevresinde Koçlar babası, Seyit Nesimi dedesi gibi ziyaret makamlarının türbelerin ocak ilişkilerinin güçlü olduğu, yerler olduğunu belirterek,” Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” dedi.
Mustafa Sazcı, iktidarın yalnızca Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgelerde değil, aynı zamanda ülkenin her tarafında, İkizdere’de İzmir’de, Ege’de birçok bölgede müdahalesinin söz konusu olduğunu ifade etti.
“ZİYARET YERLERİMİZİN, TÜRBELERİMİZİN KORUNMASI İÇİN MÜCADELE YÜRÜTMELİYİZ”
Doğadan kopartılmış bir Alevi Bektaşi inancının yaşamasının pek mümkün olmadığını dile getiren Sazcı, şunları söyledi:
“Şehirlerde, gettolarda Alevi inancına karşı çeşitli tarikatların asimilasyon faaliyetlerini sürdürdüklerinin sebebinin ise Alevilerin doğal inanç ve doğal yaşam alanından koparıldığında bu inancı yaşamalarının mümkün olmadığını bildikleri için yapıyorlar.
Varto’da, Amasya ve birçok yerde yapılmaya çalışılanlar inanç kırım faaliyetidir. Örnek vermek gerekirse Antalya’da doğayla iç içe olan Bali Baba Türbesi, Abdal Musa Türbesi yine Abdurrahmanlar Köyü’nde bulunan doğayla iç içe önünde pınarları olan Kâfi Baba Türbesi, Kaz Dağları’ndaki Sarıkız Türbesi yine etrafında doğayla iç içe olan dede, baba makamları var. Oradaki ziyaret yerlerimizin, türbelerimizin, makam ve nişanlarımız korunması için mücadele yürütmeliyiz.”
İnsanın doğa üzerinde kendini tahakküm edebileceği bir alan olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Sazcı, “Biz doğanın bir parçasıyız. Onun üzerinde hüküm sahibi, karar sahibi, yetki sahibi değiliz. Biz bu coğrafyanın üzerinde var olan tüm doğal zenginlikleri ile birlikte yaşam alanına müdahale etmeden sürdürebilmeyi hedeflememiz gerekiyor” diye belirtti.
“DOĞA KIRIMINA KARŞI ALEVİ KURUMLARI YERELLERDEN DOĞRU MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMELİ”
Taleplerinin sadece inanç makamlarının korunması değil, doğanın hiçbir alanına müdahale edilmemesi gerektiğinin altını çizen Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, konuşmasının devamında şunları belirtti:
“Patronların, meclislerin ve belediyelerin doğaya karşı fütursuzca müdahale etmesine topyekûn karşı çıkmalıyız.
Alevi Bektaş kurumları bulunduğu alanlarda ve özellikle köylülerle çiftçilik yapan canlarımızla birlikte bir mücadele komisyonu, bir inisiyatif oluşturarak mücadeleyi örgütlemesi gerekiyor. Yerelde verilen çeşitli mücadelelerin zaferlere ulaşabildiğini geçmişteki deneyimler gösterdi. Alevi Bektaşi kurumlarının, maden arama girişimlerine karşı yalnızca basın açıklamalarıyla değil, doğrudan alana giderek müdahale etmesiyle mümkün olabilecektir.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.