Alevi Haber Ajansi

Özgür Özel: Önceliğimiz CHP’yi geri almak, olmazsa yeni bir parti kuracağız!

PİRHA- CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’de yaşanan hukuki süreç, “butlan” tartışmaları ve olası erken seçim senaryolarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Önceliklerinin CHP’yi yeniden yönetmek olduğunu belirten Özel, bunun mümkün olmaması halinde sıfırdan yeni bir parti kurabileceklerini söyledi. Baskın seçim ihtimaline karşı ise seçime girme yeterliliğine sahip bir partiyi hazır tuttuklarını açıkladı.

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Nefes gazetesine verdiği röportajda partide yaşanan hukuki süreçten olası yeni parti hazırlıklarına, erken seçim ihtimalinden Ekrem İmamoğlu’nun yargılanmasına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Partide yaşanan “butlan” tartışmalarına ilişkin konuşan Özel, öncelikli hedeflerinin CHP’yi yeniden yönetmek olduğunu vurgularken, bunun mümkün olmaması halinde yeni bir siyasi yol haritasını devreye sokacaklarını ifade etti. Olası baskın seçim ihtimaline karşı da hazırlık yaptıklarını belirten Özel, seçime girme yeterliliğine sahip bir partinin de alternatif olarak değerlendirildiğini söyledi.

“20 TEMMUZ YENİ PARTİ İÇİN KESİN TARİH DEĞİL”

Özel, kamuoyunda gündeme gelen “20 Temmuz’da 100 milletvekiliyle yeni parti kurulacağı” iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, hukuki sürecin bilinçli şekilde uzatıldığını savundu.

Konuya ilişkin şunları söyledi:

“Hukuk konusunda çok standart yapılması gereken uygulamalar, butlanın sürmesi için yapılmıyor. Yaptığımız başvurular geciktiriliyor. Belli ki adli tatilden önce Yargıtay bunu görüşmesin istiyorlar. Çünkü bir bölge idare mahkemesinin sonuç doğuracak bir tedbir kararı almasının, Yargıtay’ı yok saymak olduğu görüşü bütün Yargıtay’da hâkim. Bu tedbirin kaldırılmasını kuvvetli ihtimal olarak görüyor herkes. Bu olmazsa, bundan sonra kamu hukukunun dikiş tutmayacağı söyleniyor.”

Yargıtay’ın dosyayı adli tatilden önce ele almasını beklediklerini belirten Özel, 20 Temmuz tarihinin kesin bir ayrılık ya da yeni parti kuruluş tarihi olmadığını dile getirdi.

“Biz de bir yandan adli tatil olmadan önce dosyamız ele alınsın diye ümit ediyoruz. Tabii burada 20 Temmuz günü kritik bir tarih, adli tatil başlıyor ve artık sonbahara kadar Yargıtay görüşmeyecek.”

“MİLLETVEKİLİ SAYISI VERMEK DOĞRU OLMAZ”

Yeni parti tartışmalarına ilişkin milletvekili sayısı üzerinden yapılan değerlendirmelere de değinen Özel, kesin rakamlar vermenin doğru olmadığını söyledi.

“O nedenle 20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil. Milletvekili sayısı vermek doğru olmaz ama eğer bir başka parti ya da grup kurarsak bunun ana muhalefet olacağına bir şüphe yok. Bu doksan olur, yüz olur, seksen beş olur, yüz beş olur. Bunlar milletvekillerimizin kendi vereceği kararlar. Ben ‘yüz milletvekilinin iradesi cebimde’ diye bir ifade kullanmayı doğru bulmam.”

CHP içinde yürütülen görüşmelerin temel amacının partinin geleceğini korumak olduğunu belirten Özel, çok sayıda milletvekiliyle sürekli istişare halinde olduklarını ifade etti.

“YENİ BİR YOL DİYENLERİN SAYISI ARTIYOR”

Toplumdaki beklentilerin de değişmeye başladığını dile getiren Özel, sokakta yeni bir siyasi arayışın giderek daha fazla dillendirildiğini söyledi.

“Kesin rakamlar, kesin tarihler yerine partinin geleceğini düşünen, gelecek seçimleri kaybetmek istemeyen ekibin ortak yol arayışı var burada. Ancak şunu söyleyeyim: Yüzün üzerinde milletvekiliyle, 110 milletvekiliyle mütemadiyen istişare halindeyiz ve doğrusunu yapmak istiyoruz.”

Özel, öncelikli hedeflerinin CHP’yi yeniden yönetmek olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Temel motivasyonumuz bir an önce partimizi geri almak. Bu olmazsa da ana muhalefet görevinin ve iktidara yürüyen bir parti görüntüsünün ortadan kalktığı bir sürece Türkiye’yi mahkûm edemeyiz. Aylarca sürecek, yıllarca sürecek bir ‘Ne olursa olsun, parti içinde kalalım’ gibi bir noktada da değiliz.”

Toplumun da bu süreçte farklı beklentiler geliştirdiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Bir defa sokak bize bu konuda tahammül göstermez. Hatta ilk günlerde sokakta yüzde 80 ‘Partiyi kimseye bırakmayın’ lafını duyuyorken, yüzde 20 ‘Arkandayız’ diyordu. Şimdi her sokağa çıktığımda ‘Yeni bir yol’ diyenlerin sayısı artıyor. Çünkü insanların umudu tükeniyor, partiye ve Türkiye’ye iktidar tarafından dayatılan bu oyunu, her an yapılacak bir seçime karşı da çok riskli görüyorlar.”

“BURADAYSAK BURADAYIZ, GİDERSEK GİDERİZ”

Özel, yeni bir siyasi oluşumun hayata geçirilmesi halinde bunun CHP’den tamamen ayrılmak anlamına geleceğini belirtti. Parti içinde kalınarak farklı formüllerin de tartışıldığını ancak bunun ana muhalefet kimliğini zayıflatabileceğini söyleyen Özel, birlikte hareket edeceklerini ifade etti.

Şöyle konuştu:

“Şüphe yok. ‘CHP’de mücadeleyi sürdürecekler de kalsın’ gibi hibrit formüller konuşuluyor, düşünülüyor ama bu sefer bunları yapayım derken ana muhalefet partisi olma hattı kaybedilebilir. O nedenle bizimle birlikte olan milletvekilleriyle bir ve bütün halinde hareket edeceğiz. Yani buradaysak buradayız, gidersek gideriz.”

Belediye başkanlarının durumunun ise farklı değerlendirileceğini belirten Özel, bu konuda daha sonra ortak karar alınacağını söyledi.

“Burada bir tek belediye başkanlarımızın durumu özel. Milletvekilleri, parti meclis üyeleri, önceki dönem milletvekilleri birlikte hareket edeceğiz ama belediye başkanlarıyla ilgili kararı bir sonraki evreye bırakacağız. Belediye başkanlarıyla istişare ederek en doğru zamanda ve zeminde kendileriyle konuşarak yapacağız.”

“45 BİN ÜYE GERİ DÖNER”

CHP’den ayrılan üyelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, partinin yönetimine geldiklerinde üye sayısını önemli ölçüde artırdıklarını söyledi.

Partiden ayrılan üyelerin yeniden döneceğini savunan Özel, şunları kaydetti:

“CHP Genel Başkanı olduğumda 1 milyon 250 bin üyemiz vardı. 750 bin üye kazanmıştık, iki milyona çıktı. İllere, ilçelere ‘İstifa etmeyin’ ricamıza, ısrarımıza rağmen CHP şu anda 45 bin üye kaybetti. Giden 45 bin üye biz CHP’ye geldiğimizde aynı gün dönerler. Orada bir sıkıntı yok.”

Yeni parti kurulması halinde üyelere çağrı yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruya ise şu yanıtı verdi:

“‘Kalkın, gidiyoruz’ desek çok büyük bir şey olur. Ama o hani geri dönüşümsüz bir şekilde bir partileşmeye geçersek tabii ki üyeleri davet edeceğiz. O zaman da başka bir şey ortaya çıkacak. Ama şimdilik sözümüze değer veren herkese ‘Partide kalın’ diyoruz.”

“KORKU YÖNETİMİ UYGULANIYOR”

9 Temmuz sonrasında kendisi hakkında ortaya atılan dokunulmazlığının kaldırılacağı ve tutuklanacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Özel, iktidarın bir korku iklimi oluşturmaya çalıştığını ileri sürdü.

Şöyle konuştu:

“Bilmiyorum daha kötüsü ne olabilir? Yaşananlar zaten yeterince kötü. Bu kötülüğün sürmesine de şaşırmam, artmasına da şaşırmam. Ama bir yandan da böyle bir kaygı ve korku yönetimi çabası görüyorum.”

Bu sürecin yalnızca kendisini değil, birlikte hareket eden siyasetçileri ve ailelerini de hedef aldığını ifade eden Özel, şöyle devam etti:

“Bu tabii çok yönlü bir şey. Bizimle hareket eden insanlara korku salmaya, belediye başkanlarını, milletvekillerimizi, ailelerini korkutmaya çalışıyorlar. Benim burada üzüldüğüm nokta AK Parti yargısının ve AK Parti’nin baskısına teslim olanlar.”

Özel, baskılara rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz alışığız zaten bu baskılara ve şanla şerefle mücadele ediyoruz. Buna teslim olan oluyor. İşte Aydın’ın, Afyon’un yaptıkları ortada… Veya Antalya’nın işte dönüp dönüp yeni iddialar ortaya atması. En son Ekrem Başkan’a iftira attı. Bunu tabii Ekrem Başkan’a, onun cumhurbaşkanlığı adaylığıyla falan bağlamak için yapıyor.”

CHP’DE KALMAYACAKSAK SIFIRDAN PARTİ KURACAĞIZ”

Yeni parti iddialarına ilişkin en dikkat çekici açıklamalarından birini yapan Özel, CHP’de siyaset yapma olanağının ortadan kalkması halinde sıfırdan yeni bir parti kuracaklarını söyledi.

Şu ifadeleri kullandı:

“Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmayacaksak bir yeni parti kuracağız sıfırdan. Açıkçası arkadaşlar hazırlıklarını yapıyorlar.”

Kurulacak partinin ismi konusunda herhangi bir karar alınmadığını belirten Özel, Ekrem İmamoğlu ile bu konuda görüşmediklerini söyledi.

“Ekrem Başkan’la isim misim hiç konuşmadık. Hatta Ekrem Başkan sürekli ‘Başkanım biz buradayız, en iyisini siz sahada görüyorsunuz, siz en iyisini biliyorsunuz’ diyor. Ekrem Başkan kendi yargı sürecine acayip motive.”

Kamuoyunda dile getirilen parti isimlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Özel, şunları söyledi:

“Öyle ikimizin bildiği bir isim falan yok. Birtakım isimler atıldı ortaya. Mesela İstiklal, Ekim falan. Bunlar tamamen yalan. İsim işi en kolayı.”

BASKIN SEÇİME KARŞI ALTERNATİF PLAN

Özel, olası baskın seçim ihtimaline karşı yalnızca yeni parti hazırlığı yapmadıklarını, aynı zamanda seçime girme yeterliliğine sahip bir partiyi de hazır tuttuklarını açıkladı.

Konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yeni partinin yanında seçime girme yeterliliği olan bir partiyi de hani tırnak içinde söyleyeyim, ihtiyaten yedeğimizde tutuyoruz. Bir önceki dönem milletvekilimizin genel başkan olacağı, yine önceki dönem milletvekillerimiz ve parti yöneticilerinden, gelecekte aktif siyaset düşünmeyen arkadaşlarımızın da o partinin yönetiminde yer alacağı bir devralma kurultayı yapacağız.”

Söz konusu partinin yalnızca olası seçim senaryosu için hazır tutulacağını belirten Özel, kendisinin ve milletvekillerinin bu partiye geçmeyeceğini söyledi.

“Ben o partiye gitmeyeceğim. Milletvekillerimiz o partiye gitmeyecek. O parti bir baskın seçim durumunda YSK’ya liste vermek için ihtiyaten hazırda tutulacak olan bir parti.”

Özel, yol haritalarını ise şu sözlerle özetledi:

“Şu anda birinci kararlılık partide kalmak, partiyi geri almak. İkincisi eğer partide kalma şartları ortadan kalkarsa, sıfırdan kurulmuş bir partiye gitmek, adıyla logosuyla her şeyiyle yeni bir partiye gitmek. Baskın bir seçim ihtimaline karşı da seçime girme yeterliliği olan ya da seçime girme yeterliliğine çok yakın bir partiyi devralmak.”

“EKREM BAŞKAN’IN SAVUNMASININ DUYULMASINI İSTEMİYORLAR”

Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de görülen duruşmasını baştan sona izlediğini belirterek, yargılamanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savundu.

İddianamede yer almayan birçok iddianın kamuoyunda dolaşıma sokulduğunu ifade eden Özel, mahkeme sürecinde İmamoğlu’nun kendisini anlatmasının da engellenmeye çalışıldığını söyledi.

Şöyle konuştu:

“Birincisi Ekrem Başkan’ın hakkında söylenen, kulaklarda yer etmiş bir sürü iftira, hakaret falan var. Bunların birçoğu iddianamede yok. İddianamede olanların da verilecek çok net cevapları var. Ekrem Başkan bunlarla ilgili açıklama yaparken hep ‘Savunmanızda söylersiniz’ deyip geçiştirildi, biliyorsunuz.”

Mahkeme sürecinde savunma hakkının sınırlandırıldığını öne süren Özel, duruşmanın kısa sürede tamamlanmak istenmesini eleştirdi.

“Geldiğimiz noktada NATO zirvesinin gürültüsüne getirip altı saatte bu savunmayı bitirip, Ekrem Başkan’ın kendini bırakın mahkeme önünde, mahkeme zaten kararını vermiş, halkın önünde savunma hakkı engellenmeye çalışılıyor. Bu çok net.”

“SAVUNMA HAKKI KISITLANIYOR”

Özel, duruşma boyunca salondan ayrılmadığını belirterek, mahkeme heyetinin savunmayı tamamlatmak istemediğini ileri sürdü.

Konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“12 Eylül darbesinin DİSK’ten esirgemediği savunma hakkını, Erdoğan yargısı İstanbul’un üç kez üst üste seçilmiş belediye başkanından, Cumhurbaşkanı adayımızdan esirgiyor. Görülmüş şey değil. Olacak iş değil.”

Duruşma salonunda yaşananlara ilişkin ise şunları söyledi:

“Ekrem Başkan’ın kürsüye çıktığı andan duruşma kapanana kadar salondan bir dakika çıkmadım. Dört saat oturduğum yerden kalkmadım.”

Mahkeme heyetinin savunmayı sınırlamaya çalıştığını öne süren Özel, şöyle devam etti:

“Salonu boşaltma hevesi de vardı bir ara. Çok net. Ekrem Başkan ‘Savunma hakkımı kısıtlamayacaksınız’ diyor. ‘Başlayayım, ya böyle devam edeyim’ diyor. ‘Kaldığın yerden, ağustosta devam et’ diyorlar. ‘Hayır’ diyor, ‘Yarın bitecek senin ve avukatlarının savunması…’ Düşünün, Ekrem Başkan’ın ve avukatlarının 143 eylemden yapacakları savunmayı toplam altı saatle falan sınırlamaya çalışıyor adam. Olacak bir şey değil.”

“MASUMİYETİNİ İSPAT ETMESİNE ENGEL OLUYORLAR”

Mahkeme salonundaki atmosferi de değerlendiren Özel, hâkim ve savcının tutumunun dikkat çekici olduğunu söyledi.

Şu değerlendirmede bulundu:

“Şunu gördüm, hâkimin ve savcının gerginliğinde… Birbirlerine bağırıp çağırıp talimatlar veriyorlar. Savcı hâkime bağırıyor falan. ‘203 uygulasana ya’ diye… Bir panik var, bir sert bir talimat almışlar ve Ekrem Başkan’ın söylediği her söz bizim düşündüğümüzün çok üzerinde karşı tarafta endişe yaratıyor.”

İddiaların ispatlanamadığını savunan Özel, savunmanın kamuoyuna ulaşmasının da engellenmeye çalışıldığını ileri sürdü.

“‘Biz bu adama bu kadar şey iddia ettik, hiçbirisini ispatlayamadık. Bu duyulmasın.’ İftira etmeye veya iftira demeyeyim, iddia etmeye korkmuyorlar ama ispat etmek gibi de bir kaygıları yok. Ekrem Başkan’ın masumiyetini ispatına engel olmaya çalışıyorlar.”

Savunma hakkının yargılamanın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sen bir şeyi iddia ediyorsan, karşı savunmasını dinleyeceksin. İspat edersen sen haklısın. Sanık ispat ederse dediklerini. Buna engel olmaları kadar korkunç bir şey.”

“KARARIN ÇOKTAN VERİLDİĞİNİ GÖRDÜM”

Yargılamanın siyasi olduğu görüşünü dile getiren Özel, duruşmada edindiği izlenimin bu kanaatini güçlendirdiğini söyledi.

Şöyle konuştu:

“Yargılamanın siyasi olduğunu ve kararın çoktan verildiğini, görevin öyle ya da böyle mahkumiyet olduğunu ve kamuoyunda da bu savunmanın duyulmamasını da bir görev olarak üzerlerine aldıklarını gördüm.”

Tahliye kararlarının beklenenden az olmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özel, sürecin hukuki değil siyasi olduğunu savundu.

Şu ifadeleri kullandı:

“Siyasi bir yargılama oldu ve maksadın şu anda arkadaşları içeride tutmak olduğu açık. Yoksa bir yargılama yaptın, istenecek ceza belli. Yatarını yatmış, bırak gitsin artık.”

Tutuklulukların cezalandırma amacı taşıdığını ileri süren Özel, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Hayır, hani Mussolini’nin ön infazı gibi şimdiden infaz yapıyor. Şu an yargılama yapmıyor, infaz yapıyor. Kendi zihninde mahkûm etmiş herkes”

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.