PİRHA – DEM Parti, EMEP, SYKP, Sol Parti, TİP ve Yeşil Sol Parti, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin yıl dönümünde İskenderun Cemevi’nde ortak bir anma etkinliği düzenledi. Etkinlikte yapılan konuşmalarda, 68 kuşağının antiemperyalist mücadelesinin bugünün karanlığına ışık tuttuğu vurgulandı.
İskenderun Cemevi’nde gerçekleştirilen anma etkinliği, devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesini, 68 gençlik hareketinin tarihsel sürecini anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.
Sinevizyonun ardından kurum temsilcileri söz alarak günün anlam ve önemine dair değerlendirmelerde bulundu.
“ONLAR BİR ÇIĞIR AÇTI”
DEM Parti Üyesi Mahmut Aydıncı, konuşmasında 68 kuşağının yarattığı uyanışa dikkat çekti. Aydıncı, “Onlar bir çığır açtılar. Başarmanın ve yol almanın ilk adımı uyanmaktır. Bugün emperyalizm sadece örgütlere değil, doğrudan devletlere ve halkların zenginliklerine saldırıyor. Bu saldırganlığa karşı tüm ezilenlerin ortak bir cephe oluşturması kaçınılmazdır” dedi.
“68 BİTMİŞ BİR GEÇMİŞ DEĞİLDİR”
Evrensel Gazetesi Yazarı Yusuf Ertaş, 68 hareketinin, Türkiye Devrimci Hareketinin köklerini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “68 bitip gitmiş bir geçmiş değildir; aksine yaşanan anı ve geleceği simgeleyen bir tarihsel dönemeçtir. Avrupa’da hareket sönümlenirken Türkiye’de işçi ve halk hareketiyle zirveye ulaşmıştır. Bugün onların mirası, işçi sınıfı ve gençlik saflarında büyümeye devam ediyor.”
“EN BÜYÜK MİRAS: BAĞIMSIZ DEVRİMCİ SİYASET”
Sol Parti PM Üyesi Eyüp Civelek, Denizlerin ve Mahirlerin toplumsal bir uyanış dalgası yarattığını vurguladı. Civelek, “Bu hareketlerin bugüne bıraktığı en önemli miras, her türlü vesayeti reddeden ‘bağımsız devrimci siyaset zekâsıdır’. Onların o dönemde sergilediği dayanışma ruhu, bugün bizim için en büyük kurtuluş gücüdür” ifadelerini kullandı.
“DENİZLERİ ANLAMAK SİYONİZME KARŞI DURMAKTIR”
TİP Hatay İl Başkanı Hasan Yılmaz ise konuşmasında antiemperyalist mücadelenin güncel bağlarına değindi. Yılmaz, “Denizleri anlamak, bugün onların Filistin halkıyla dayanışan siyonizm karşıtı mücadeleyi kavramaktır. Onlar 6. Filo’yu denize dökerken, bugünkü iktidarın temsilcileri o filoya karşı namaz kılıyordu. Bizim için 6 Mayıs sadece bir anma değil, onların mücadelesini sürdürme iradesidir” dedi.
“DAM SEHPELARINDA HAYKIRDIKLARI SÖZLER, BİZLERE BIRAKTIKLARI MİRASTIR”
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclisi (PM) İzzet Koldan da, emperyalizmin tarihsel gelişimi ve yarattığı yıkımların Denizlerin antiemperyalist mücadeledeki amaçlarını ve oynadıkları rolleri anlamak açısından önemli olduğunu belirterek şunları ifade etti:
“68 Kuşağı ve Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, ABD emperyalizminin somut tehdit olduğunu net bir biçimde görüp kavradıkları için verdikleri anti emperyalist mücadele somut talepler etrafında ihtilalci bir muhteva ile yürütülmüştür. Deniz GEZMİŞ’in hala değerini yitirmemiş olan bir öngörüsü o zamanın devrimcilerinin kulaklarındadır, “Biz bir geleneği başlatacağız. Sosyalist hareketin tarihinde devlete silah çeken olmamıştır. Biz şeytanın bacağını kıracağız.”
İdam sehpelarında haykırdıkları sözler, bizlere bıraktıkları mirasın bu günün güncel ve yakıcı görevleri olan anti emperyalist, antikapitalist, antişoven, antisömürgeci mücadele çizgisidir. Buna ek olarak Mahir Çayan ve 9 arkadaşının Denizlerin idam edilmesine karşı Kızıldere’de can vermeleri bu mirasın temel ilkelerinden birinin de yoldaşları için gerekirse canlarını feda edebilecekleri devrimci dayanışmanın sorumluluğudur.
İşçi sınıfı ve ezilen halk kesimleri. Kürt siyasal ve toplumsal dinamikler, Kadın hareketleri, çevre ve doğa mücadele dinamikleri LGBT +bireyler, gençlik hareketleri vb. hareketler, Denizlerin İdam sehpalarında söyledikleri Anti Emperyalist, Anti Kapitalist, Anti Şovenist, Anti Sömürgeci ve ihtilalci mücadelenin kurucu dinamikleri olduğu gerçeği önümüzde duruyor. Bizlere düşen onların çizdiği bu yolda onların devrimci mirasına uygun mücadeleler yürütmek, Türkiye ve Kürdistan dağlarında Oligarşinin burçlarına Sosyalizmin zafer sancaklarını dikmektir.”
Konuşmaların ardından etkinlik devrim türkülerinin seslendirildiği bir müzik dinletisiyle sona erdi.
Cevahir FINDIK/İSKENDERUN
Yoruma kapalı.