Alevi Haber Ajansi

Gülistan Doku dosyasında üç ay geçti: Somut adım yok, soru işaretleri büyüyor-VİDEO

PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden altı yıl geçerken, yeniden açılan soruşturmada gözaltılar ve tutuklamalar kamuoyunda umut yarattı. Ancak Dersim’de kadın mücadelesi yürüten isimler, dosyada hala somut bir ilerleme sağlanamadığını belirterek soruşturmanın şeffaf yürütülmesini, yalnızca cinayetin faillerinin değil, örtbas sürecinde rol aldığı iddia edilen tüm kişi ve ilişki ağlarının açığa çıkarılmasını istedi.

Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden altı yıl geçerken, yeniden açılan soruşturmada yaşanan gözaltılar ve tutuklamalar adalet beklentisini güçlendirdi. Ancak aradan geçen yaklaşık üç aya rağmen Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin somut bir sonuca ulaşılamadı. Dersim Yeni Gün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Argın, DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tosun Yeğin ve İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, soruşturmanın yalnızca cinayetin failleriyle sınırlı kalmaması, örtbas edildiği öne sürülen tüm ilişki ağlarının ortaya çıkarılması ve sürecin şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu.

“SADECE FAİLLER DEĞİL, SUÇA İŞTİRAK EDEN HERKES ORTAYA ÇIKARILMALI”

Dersim Yeni Gün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Argın, altı yıldır süren mücadelenin bugün gelinen noktada önemli gerçekleri açığa çıkardığını ancak adaletin hala sağlanmadığını söyledi.

Argın, üç ay önce başlayan operasyonların ardından dosyada ciddi bir ilerleme beklediklerini belirterek şunları söyledi:

“Altı yıldır ‘Gülistan Doku nerede?’ diye soruyoruz. Altı yılın sonunda ortaya çıkan gerçekler, işlenen bir cinayet olduğunu ve devlet gücünü elinde bulunduran bazı kişilerin bu gücü bir cinayeti örtbas etmek için nasıl kullandıklarını bütün ilişki ağlarıyla ortaya koydu. Aradan yaklaşık üç ay geçti. Gözaltılar oldu. Ama bugün gelinen aşamada henüz somut bir ilerleme yok.”

Dosyada gizlilik kararının sürmesine dikkat çeken Argın, kamuoyuna çeşitli bilgiler yansımasına rağmen soruşturmanın şeffaf yürütülmediğini ifade etti.

“Basına Gülistan’a dair aramalar yapıldığı, cep telefonu mesajları ve çeşitli bilgiler yansıyor. Ama ortada somut bir adım yok. Bu nedenle kadınlar olarak sürecin şeffaf yürütülmesini istiyoruz. Gizlilik kararlarının kimleri korumak için alındığı konusunda da soru işaretlerimiz var.”

Argın, soruşturmanın yalnızca birkaç kişiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Sadece bu cinayeti işleyenler değil; suça iştirak edenler, örtbas edenler ve bunun gizlenmesi için elinden geleni yapan bütün ilişki ağları ortaya çıkarılmalı. Bu mesele birkaç kişiyle sınırlı değil.”

“CEZASIZLIK KADIN CİNAYETLERİNİ BÜYÜTÜYOR”

Kadın cinayetlerinde yıllardır süren cezasızlık politikasının Gülistan Doku dosyasında da kendisini gösterdiğini söyleyen Argın, bunun kadınlar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

“Altı yıldır bu ülkede birçok kadın cinayeti yaşandı ve birçok dosya faili meçhul kaldı. Bu biraz da cezasızlık politikasıyla beslenen bir süreç. Gülistan Doku dosyasında da bunu gördük.”

Kadınlara yönelik şiddetin her geçen gün arttığını belirten Argın, mevcut politikaların kadınları korumadığını söyledi.

“Kadına yönelik şiddet, tecavüzler artıyor. Bizi koruyacak yasalar uygulanmıyor. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkıldı, 6284 sayılı Kanun etkin uygulanmıyor. Bir yandan da nafaka hakkımızdan başlayarak kadınları aile içine hapseden bir anlayış dayatılıyor.”

Argın’a göre bütün bu tablo karşısında en önemli güvence kadınların ortak mücadelesi.

“Bugün Gülistan’ın akıbetine dair ortaya çıkan maddi gerçekler de hem ailenin hem kadınların yıllardır yürüttüğü örgütlü mücadelenin sonucudur. Tek güvencemiz mücadelemiz.”

“DEVLET MEKANİZMASI OLAYI KARARTMAYA ÇALIŞTI”

DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tosun Yeğin ise Gülistan Doku dosyasının yalnızca Dersim açısından değil, Türkiye açısından da kritik bir dosya olduğunu söyledi.

Yeğin, soruşturmanın ilk günlerinden itibaren devlet mekanizması içerisindeki bazı kişilerin delilleri karartmaya yönelik çaba gösterdiğini savundu.

“Uzunca bir süre aile, kadın kurumları ve Dersim Kadın Platformu bunun bir cinayet olduğunu söyledi. Asla bir intihar ya da sıradan bir kayıp olayı olmadığını dile getirdi. Buna rağmen devlet mekanizmasında ismi geçen kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmadı.”

Görev değişikliğinin ardından dosyanın yeniden gündeme geldiğini hatırlatan Yeğin, bugün gelinen noktada ise beklentilerin karşılanmadığını söyledi.

“Yeni bakanın göreve gelmesinden sonra Gülistan Doku dosyası ve başka dosyalarla ilgili açıklamalar yapıldı. Günlerce kamuoyunun gündemindeydi. Ancak bugün hala Gülistan’ın cenazesinin nerede olduğunu bilmiyoruz.”

“BİR ŞEYLER HALA KORUNUYOR”

Yeğin, dosyanın ilk aşamada hızlı ilerlemesine rağmen sonrasında duraksadığı görüşünde.

“İlk başlarda aramalar yapıldığına, kazılar gerçekleştirildiğine dair bilgiler geliyordu. Ama bugün hala bir sonuca ulaşılamadıysa demek ki bazı şeylerin üstü hala kapatılmaya çalışılıyor.”

Teknolojik imkânlara ve elde bulunan belgelere rağmen cenazenin bulunamamasını normal karşılamadıklarını söyleyen Yeğin, devletin soruşturmayı sonuçlandırması gerektiğini belirtti.

“Günümüz teknolojik koşullarında ve ellerinde bu kadar belge varken Gülistan’ın bulunamamasını normal karşılamıyoruz. Devlet yetkililerinin görevlerini yerine getirerek bu olayı açığa çıkarmasını istiyoruz.”

TÜRKİYE’NİN GÖRDÜĞÜ EN ORGANİZE ÖRTBASLARDAN BİRİ”

İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil ise dosyanın yeniden açılmasının aile ve kadın örgütlerinin yıllardır sürdürdüğü mücadelenin sonucu olduğunu söyledi.

Yeşil, Türkiye’de birçok kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümünün cezasız kaldığını belirterek Gülistan Doku dosyasını farklı kılan yönü şöyle anlattı:

“Bu gerçekten bugüne kadar gördüğümüz en organize cinayet ve cinayet sonrası kapatma olayı. Devletin bir ildeki en üst temsilcisinin bütün kamu kurumlarını ve devlet gücünü kullanarak bir cinayeti örtbas ettiğine tanık olduk.”

Kadın hareketi olarak yıllardır Dersim’de kamu görevlilerinin de içinde olduğu çeşitli çeteleşme ilişkilerine dikkat çektiklerini söyleyen Yeşil, Gülistan Doku dosyasının bu iddiaları görünür kıldığını ifade etti.

“SORUŞTURMA DAHA DA GENİŞLETİLMELİ”

Yeşil, soruşturmanın yalnızca birkaç kişiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi.

“Bu sadece valinin ya da oğlunun organize ettiği bir olay değil. O dönem görev yapan emniyet müdürü, jandarma müdürü, emniyet birimlerindeki şube müdürleri, üniversite yönetimi ve kamuda görev yapan birçok kişinin bu olayı bildiğini, bazılarının da örtbas edilmesinde rol aldığını düşünüyoruz. Daha kapsamlı bir soruşturma yürütülmeli.”

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün görev yapan zırhlı araç personeline ilişkin inceleme başlatmasının önemli olduğunu belirten Yeşil, soruşturmanın bütün bağlantılarıyla ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

“AİLENİN ARTIK YAS TUTMA HAKKI VAR”

Gülistan Doku’nun cenazesinin hala bulunamamasının etkili bir soruşturma yürütülmediğini gösterdiğini söyleyen Yeşil, ailenin yıllardır süren belirsizliğin son bulmasını beklediğini dile getirdi.

“Ailenin de bir yas tutma hakkı var, bir mezarının olma hakkı var. Artık bu dosyanın bütün yönleriyle açığa çıkarılmasına ihtiyaç var.”

Yeşil, soruşturmanın yalnızca Gülistan Doku dosyasını aydınlatmakla kalmaması gerektiğini de vurguladı.

“Bu soruşturma öyle sonuçlanmalı ki bundan sonra hiç kimse böyle bir suçu işlerken cezasız kalacağını düşünmesin. Herkes yaptığının karşılığını göreceğini bilmeli. Biz kadınlar da bunun için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Nuray ATMACA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.