Alevi Haber Ajansi

Gazetecilerden baskı ve sansüre karşı ortak çağrı: Özgür basın susturulamaz-VİDEO

PİRHA- Gazetecilere yönelik baskı, sansür, tutuklama ve medya kuruluşlarına kayyım atanmasına karşı birçok ilde basın açıklamaları düzenleniyor. Adana ve Antalya’da bir araya gelen gazeteciler ve demokratik kitle örgütleri, basın özgürlüğünün güvence altına alınmasını istedi. Adana’da TGS Şube Başkanı Salim Büyükkaya, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” derken, Antalya’da ÇGD adına açıklamayı okuyan Ceren Deniz, “Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” diyerek gazetecilere yönelik baskılara tepki gösterdi.

Gazetecilere yönelik baskı, sansür, tutuklama, erişim engelleri ve medya kuruluşlarına kayyım atanmasına karşı birçok kentte basın emekçileri ve demokratik kitle örgütleri bir araya geliyor. Adana’da Basın Anıtı önünde açıklama yapan gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını ve kayyım uygulamalarına son verilmesini istedi. Antalya’da ise Antalyos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı’na yürüyen gazeteciler ve Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkının da güvencesi olduğunu vurgulayarak dayanışma çağrısında bulundu.

ADANA’DA GAZETECİLER BASIN ANITI ÖNÜNDE BULUŞTU

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şubesi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) ve Anadolu Gazeteciler ve Spor Gazetecileri Derneği (AGSGD), Sanatçılar Parkı’nda bulunan Basın Anıtı önünde açıklama yaptı.

Açıklamaya kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda basın emekçisi katıldı.

“Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartının açıldığı eylemde, “Cezaevindeki gazetecilere özgürlük” ve “Haberden çok adliyeye gider olduk” dövizleri taşındı.

Gazeteciler sık sık “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları attı.

BÜYÜKKAYA: ÖZGÜR BASIN YOKSA ÖZGÜR TOPLUM YOKTUR

Ortak basın açıklamasını okuyan TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya, gazetecilerin tutuklama, sansür ve ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığını belirtti.

Gazeteciliğin suç sayılmasına tepki gösteren Büyükkaya, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” dedi.

Basın emekçilerine yönelik baskıların yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığını vurgulayan Büyükkaya, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, basın kuruluşlarına yönelik kayyım uygulamalarına son verilmesini ve kamu ilanlarının adil biçimde dağıtılmasını istedi.

Büyükkaya, tüm yurttaşları gazetecilerle dayanışmaya ve basın özgürlüğüne sahip çıkmaya çağırdı.

ANTALYA’DA GAZETECİLERDEN ÇAĞRI: ARTIK YETER, NEFES ALAMIYORUZ!

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, gazetecilere yönelik baskı, sansür ve kayyım uygulamalarına karşı eylem düzenledi. Antalyos Heykeli önünde bir araya gelen katılımcılar, Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamayı Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) adına Ceren Deniz okudu.

Gazeteciliğin siyasi iktidarın ya da sermayenin değil, halkın yanında olmak anlamına geldiğini belirten Deniz, “Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” diyerek basın üzerindeki baskılara tepki gösterdi.

Deniz, gazetecilerin yalnızca yaptıkları haberler nedeniyle değil, kamu kaynaklarının kullanımını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını gündeme getirdikleri, işçilerin, kadınların, gençlerin ve ezilen kesimlerin mücadelesini haberleştirdikleri için de hedef alındığını ifade etti.

“GAZETECİLİK HALKTAN YANADIR”

Gazeteciliğin kamusal sorumluluğuna dikkat çeken Deniz, “Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil” dedi.

Basın üzerindeki baskıların yalnızca gazetecileri ilgilendirmediğini vurgulayan Deniz, yurttaşların haber alma hakkının da engellendiğini belirtti.

Açıklamada, “Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkınızdır” ifadelerine yer verildi.

“GAZETECİLİK, KENDİSİYLE AYNI DÜŞÜNMEYENİN DE HAKKINI SAVUNMAKTIR”

Gazeteciler arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yapan Deniz, Kürt gazetecilere, muhalif basın emekçilerine ve bağımsız medya kuruluşlarına yönelik baskılar karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.

Deniz, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir.”

Sansüre uğrayan gazetecilerin kimliği, dili, siyasi görüşü ya da çalıştığı kuruma göre dayanışma gösterilmesinin mesleki dayanışmayı zayıflattığı belirtilen açıklamada, bütün basın emekçilerine ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Basın meslek örgütlerinin tek taleplerinin mesleklerini özgürce yapabilmek olduğu vurgulanarak, “Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin!” çağrısında bulunuldu.

İSTANBUL’DA GAZETECİLER KADIKÖY’DEN RIHTIM MEYDANI’NA YÜRÜDÜ

İstanbul’da basın meslek örgütleri ve gazeteciler, Kadıköy Boğa Heykeli önünde bir araya gelerek Rıhtım Meydanı’na yürüdü. “Sansüre Hayır Habere Özgürlük” pankartının taşındığı eylemde, “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı. Ortak basın açıklamasını Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş okudu.

DURMUŞ: GAZETECİLER AÇLIKLA BOĞUŞUYOR

Gazetecilerin çalışma koşullarına ve ekonomik güvencesizliğe dikkat çeken Durmuş, basın emekçilerinin sosyal haklarının ellerinden alındığını, işlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını belirtti.

Durmuş, “Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez” dedi.

“İKTİDARIN ÇIKARLARINI HALKIN ÇIKARLARI GİBİ SUNMAK GAZETECİLİK DEĞİLDİR”

Gazeteciliğin siyasi iktidar ve sermayeyle kurduğu ilişkiye değinen Durmuş, basının ekonomik ve siyasi güç odaklarından bağımsız olması gerektiğini vurguladı.

Durmuş, ortak açıklamadaki şu ifadeleri aktardı:

“İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimidir.”

BASIN KURULUŞLARINA YÖNELİK EKONOMİK BASKILARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Basın kuruluşlarının ekonomik sorunlarına da değinilen açıklamada, kamu reklam ve ilanlarının dağıtımındaki eşitsizliklerin bağımsız ve yerel medyanın varlığını tehdit ettiği belirtildi.

Gazete Duvar ve TELE2 gibi yayın kuruluşlarının yanı sıra çok sayıda yerel gazete, televizyon ve internet sitesinin ekonomik güçlükler nedeniyle yayın hayatına son vermek zorunda kaldığı ifade edildi.

Açıklamada, basın kuruluşlarının ekonomik bağımsızlığının korunması ve kamu reklamları ile ilanlarının adil dağıtılması talep edildi.

TUTUKLU GAZETECİLERİN MEKTUPLARI OKUNDU

Açıklamanın sonunda tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, gazetecilere yönelik yargı baskısının kaldırılması, kayyım uygulamalarına ve erişim engellerine son verilmesi istendi.

İstanbul’daki eylem, cezaevindeki gazeteciler Merdan Yanardağ ve Murat Ağırel’in mektuplarının okunmasıyla sona erdi.

 

PİRHA/ADANA/ANTALYA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.