PİRHA-Dersim Katliamı’nda katledilenlerin arasında yaşama tutunan Sabriye Aslan, “Şimdi herşey biliniyor o zaman sessiz zamanlardı” diyerek, o günleri ağıtlarla ifade ediyor.
Dersim Katliamı, modern zamanların en büyük katliamlarından biri. “Şakileri modern dünyaya entegre edeceğiz” diyerek doğmamış bebekten, yürüyemeyen yaşlıya kadar on binlerce Dersimli, mağaralara zehirli gaz atılarak, kayaların dibinde kurşuna dizilerek, sığındıkları evler, ormanlar yakılarak katledildi.
O dönemin tanıklarıysa sürgüne yollananlar yada tesadüfen katledilenlerin arasından sağ çıkanlar.
Peki bu yaşanmışlıklara yürek nasıl dayanır? Sabriye Aslan, ağıtlara sığınarak dayanmış. Eşiğini aşıp hanesine mihman olduğumuz Sabriye ana, sevdiklerinin fotoğrafları arasında, yitirdiklerine yaktığı ağıtlarla karşılıyor.
“Ne yaşandı, sen ne yaşadın?” sorusu odanın penceresinden uçup, Dersim’in dağlarına, ovalarına, sularına karşıyor. On binlerin 89 yıl önceki çığlığı Sabriye ananın cümlesinde yankılanıyor: “Bizim suçumuz neydi?”
Dersim’in bitmeyen ağıdı, kadınların yüreğinden yükseliyor. Ailesi Nazımiye’nin Kıl köyünde katledilen ve bu ölülerin altında dağlara sığınan halası tarafında çıkarılan Sabriye ana, tutunmak için dayandığı bastonundan güç alıp, ağıtlar yakıyor sevdiklerine.
Yüzlerce kitaba sığmayacak cümleyi fısıldıyor: Şimdi herşey biliniyor o zaman sessiz zamanlardı.
Nuray ATMACA/DERSİM
Yoruma kapalı.