PİRHA- Barışa İhtiyacım Var Kadın Girişimi üyesi Semiha Arı, Gülistan Doku dosyası kapsamında Dersim’de yaptıkları temaslarda savaş politikalarının kadınlar üzerindeki etkilerini bir kez daha gördüklerini belirtti. Arı, güvenlikçi politikaların kadınlara yönelik şiddet, yoksulluk ve sömürü mekanizmalarını derinleştirdiğini söyledi.
Barışa İhtiyacım Var Kadın Girişimi’nin Gülistan Doku dosyası kapsamında Dersim’de gerçekleştirdiği ziyaret ve görüşmelerde kadınlar, öğrenciler ve kadın kurumlarıyla bir araya gelen heyet, savaş politikalarının kadınların yaşamına yansımalarını tartıştı. Girişimin üyelerinden Semiha Arı, savaşın yalnızca çatışma ortamı yaratmadığını, kadınlara yönelik şiddet, yoksulluk ve güvencesizliği de büyüttüğünü ifade etti.
“ERKEK ŞİDDETİ BURADA SAVAŞ POLİTİKALARIYLA İÇ İÇE GEÇİYOR”
Kadınların yıllardır barış mücadelesinin en güçlü öznelerinden biri olduğunu belirten Arı, geçmiş çözüm sürecinde de kadın örgütlerinin aktif rol üstlendiğini hatırlattı. Arı, “Savaşın kadınlar üzerinde çok boyutlu etkileri var. Bu nedenle barış talebini en güçlü biçimde dile getiren kesimlerden biri kadınlar” dedi.
Dersim’de yapılan forumlarda kadın öğrenciler ve kadın kurumlarından dinledikleri aktarımların çarpıcı olduğunu belirten Arı, kadınlara yönelik şiddetin bölgede savaş politikalarından bağımsız ele alınamayacağını söyledi.
Kadına yönelik şiddetin dünyanın her yerinde patriyarkal sistemin sonucu olduğunu ancak Kürt kentlerinde bunun güvenlikçi politikalarla birleştiğini ifade eden Arı, “Kadınlara yönelen erkek şiddetinin aynı zamanda devlet şiddeti biçiminde de karşımıza çıktığını görüyoruz. Askerlerin, polislerin ve kamu görevlilerinin adının geçtiği çok sayıda olay tesadüf değildir” diye konuştu.
“KADIN ÖĞRENCİLER HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR”
Görüşmelerde genç kadınların çeşitli vaatlerle istismar edildiğine dair anlatımlar dinlediklerini belirten Arı, özellikle yoksul ailelerden gelen kadın öğrencilerin hedef alındığını söyledi.
Arı, “İş bulma, işe yerleştirme ya da ekonomik destek vaatleriyle kadınların istismar edildiğini görüyoruz. Bu yalnızca bireysel suçlar olarak değerlendirilemez. Burada savaş politikalarının yarattığı zeminde gelişen bir sömürü ve istismar ağıyla karşı karşıyayız” dedi.
“GÜVENLİKÇİLİK KADINLARA KARŞI BİR SİLAHA DÖNÜŞÜYOR”
Bölgede yoğun güvenlik politikalarının sürdüğünü vurgulayan Arı, bunun kadınların yaşamını doğrudan etkilediğini ifade etti.
“On binlerce güvenlik görevlisinin bulunduğu bir ortam normalleşmiş bir barış ortamı değildir” diyen Arı, güvenlikçi yaklaşımın kadınlara yönelik sistematik hak ihlallerine zemin hazırladığını belirtti.
Arı, “Barış demek yalnızca silahların susması değildir. Kadınlara yönelmiş bu güvenlikçi mekanizmaların da ortadan kalkması gerekir. Kolluk güçlerinin kadınlara yönelik işlediği suçların açığa çıkarılması, soruşturulması ve bunlarla yüzleşilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“SAVAŞIN FATURASI KADINLARA YOKSULLUK OLARAK DÖNÜYOR”
Savaş politikalarının ekonomik sonuçlarına da dikkat çeken Arı, Kürt kentlerinde yoksulluğun ve işsizliğin daha ağır yaşandığını söyledi.
1990’lı yıllardaki zorunlu göç süreçlerini hatırlatan Arı, özellikle kadınların göç sonrası yaşamı yeniden kurmak için çok daha fazla emek harcadığını belirtti.
Bölgede yatırımların yetersizliği ve istihdam alanlarının oluşturulmamasının kadınları daha kırılgan hale getirdiğini söyleyen Arı, “Genç kadınlar geçinebilmek için çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum da onları çeşitli sömürü mekanizmalarına açık hale getiriyor. Kadın yoksulluğu önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulması gereken bir başlık” dedi.
Barışa İhtiyacım Var Kadın Girişimi’nin kuruluşundan bu yana savaş harcamalarına dikkat çektiğini belirten Arı, kamu kaynaklarının farklı alanlara yönlendirilmesi halinde kadınların yaşam koşullarının iyileşebileceğini vurguladı.
“Savaşa ayrılan bütçelerle kreşler açılabilir, sosyal hizmetler güçlendirilebilir, kadınlar için istihdam alanları yaratılabilirdi” diyen Arı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Barışın inşa edilmesi kadınların daha güvenli, daha eşit ve daha özgür bir yaşam sürmesi anlamına geliyor. Bu nedenle barış talebi aynı zamanda kadınların yaşam hakkı talebidir.”
Nuray ATMACA/DERSİM
Yoruma kapalı.